Festival Günlükleri: Malatya Film Festivali Devam Ediyor

yarım

6. Uluslararası Malatya Film Festivali şehrin birçok noktasında eşzamanlı yürütülen etkinliklerle devam ediyor. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festival, sosyal medya kullanımı ve akıllı telefon uygulamasının yardımıyla da kolayca takip edilebiliyor. Ters Ninja olarak biz de oradayız, bakın ilk günlerde neler yaşandı.

serkan-cellik Serkan Çellik

Dört sinema salonunun yanı sıra iki ayrı mekanın daha kullanımıyla aynı anda altı film seçeneğinin sunulduğu festivalde elbette tüm eserlere ulaşmak mümkün değil. Kendiniz için en iyi programı yapıp yakalayabildiğiniz kadarıyla mutlu olmak en tatminkar yol. Yine de aklınızın kaçırdıklarınızda olmasını engellemenin bir yolu henüz keşfedilmedi.

İlk gün film ekibinin katılımıyla Fatih Hacıosmanoğlu’nun yeni filmi On Adım izleyiciyle buluştu, Merzak Allouache’nin Madam Courage’ı Türkiye prömiyeri yaptı ve yarışmadaki kısa filmlerin ilk grubu görücüye çıktı. İkinci gün Snoopy ve Charlie Brown İstanbul’daki basın mensuplarından önce Malatyalılara ücretsiz gösterildi; Taklup, Kaili Blues, Yabani Kız, Süperdünya, Muhteşem Boccaccio ve Boğulan Bir Adamın İzlenimleri ülkemizdeki ilk gösterimlerini gerçekleştirdi. Kayısı ağaçları dikildi, Perihan Savaş ve Serdar Gökhan ile minder sohbetleri yapılıp, Ercan Kesal ve Selda Alkor ile imza günü gerçekleştirildi.

paperwillbe

Pazar günü Ulusal Yarışma filmlerinden Sarmaşık, Misafir ve Abluka; yönetmen ve oyuncuların katılımıyla halkla buluştu. Yeni haftayla beraber de iki önemli atölye başlatıldı.: Hasan Deniz “Uygulamalı İleri Fotoğrafçılık Atölyesi” ve Özgür Şeyben “Senaryo Atölyesi”. Günün en çarpıcı filmiyse 1996 yapımı Kağıt Mavi Olacak idi. Romen sinemasının başyapıtlarından biri olan film, 22 Aralık 1989 gecesi Çavuşesku rejimini yıkmak isteyenlerle beraber devrim için çatışması gerektiğine karar verip birliğinden ayrılan bir askerin başına gelenleri anlatıyor. Bir diğer ilginç deneyimse Buenos Aires’teki yaşamlarını bırakıp yaklaşan kıyamete hazırlanmak üzere bir kampta toplanan orta sınıf insanların yaşadıklarını anlatan distopya Parabellum idi. Lukas Valenta Rinner ilk filminde Yorgos Lanthimos’tan fazlaca etkilenmiş görünse de ilginç bir işe imza atmış.

parabellum

Salı gününün en önemli filmlerinden biri Deniz Yeşil imzalı belgesel Yollara Düştük oldu. Sinema emekçilerinin 1977 sansür tüzüğünü protesto etmek için 5 Kasım günü Ankara’ya gerçekleştirdiği yürüyüşü konu eden belgesel, yerli belgesel sinemamızın son yıllardaki en iyi örnekleri arasında. Festivalin beşinci gününün en çok konuşulan yarışma filmiyse Yarım oldu. İki genç ve yetenekli sinemacı kadının elinden çıkan Yarım, yüzeyini kazıdıkça ilginçleşen çok katmanlı bir senaryoya sahip ve Ulusal Yarışma’nın en güçlü adaylarından. Filmle ilgili detayları ve yönetmen Çağıl Nurhak Aydoğdu ve senarist Özge Aras ile yaptığımız röportajı yakında Ters Ninja’da okuyabilirsiniz.