‘Düşler, Kâbuslar ve Gelecek Masalları’, ‘Hayalet Kitap’ ve ‘Varolmayanlar’ gibi fantastik eserleriyle tanıdığımız Doğu Yücel, Kimdir bu Mitat Karaman? adlı son kitabında bu kez paranoya soslu kara mizah yapıyor, hem de en esaslısından.

Adından anlaşıldığı gibi, büyük bir kısmında ana karakter Mitat Karaman’ın kim olduğuna odaklanılan kitap, on beş Temmuz darbesinin bir buçuk ay sonrasında  Beşiktaş’taki Cennet Apartmanı’nda bir hafta süreyle yaşanan olayları anlatıyor.

Bir şirkette muhasebecilik yapan Mitat, toplumda her gün karşılaşabileceğimiz, gayet sıradan bir yaşam süren, renksiz, rutin ve bekar bir hayat süren, işlevsiz bir karakter. İşlevşiz olduğunu biz değil, kendisi söylüyor. Hatta öyle işlevsiz görüyor ki kendisini vücuttaki işlevini yıllar önce yitirmesine rağmen hala orada öylece duran, ancak patladığında ölüm kadar önemli bir sonuca yol açabilen apandise benzetiyor.

Sıradan, bekar ve yalnız hayatından memnun görünüyor Mitat. Taa ki o malum olayın yaşandığı Temmuz akşamına kadar. O günden beri geceleri uyuyamıyor: “… Mitat’ın uyku düzenini bozan, psikolojisini altüst eden asıl şey, uzun zamandır birlikte mutlu mesut yaşadığı yalnızlığıyla o geceyi atlatamadığı gerçeğiydi. Şu hayatta tek başına göğüsleyemeyeceği hiçbir durum olmadığını düşünürken birkaç sonik patlama yalnızlık kalesini yıkmaya yetmiş, “on yıllık yalnızlık” diye adlandırarak övdüğü keşiş hayatını bozup Yıldız Hanımların kapısını çalacak kadar çaresiz hissetmişti.”

O malum gecenin ardından Mitat’ın rutin hayatı da bir anda hareket kazanıyor. Çünkü Beşiktaş’taki Cennet Apartmanı, komşularından birinin ölümüyle yaşanan cinayet vakasının ardından Mitat için adeta bir cehenneme dönüşüyor. Komşusunun ölümüne kendisinin sebep olduğunun verdiği vicdan azabı ve suçluluk duygusu yetmezmiş gibi, cinayet vakasını soruşturan polisin Mitat’a takması, ona katil muamelesi yapıp yakalamaya and içmesi üstüne tuz biber ekiyor.

Paranoya yüzünden eve kapananlar için hayra alamet değil Mitat’ın bu halleri… Ne de olsa kendi küçük dünyasında, yalnızlığıyla mutlu mesut bir şekilde evine kapanmış yaşarken, başına bin türlü iş gelmesine engel olamıyor Mitat. Evler bile güvenli değil bu devirde nemelazım, gecenin bir vakti ansızın kapınıza polis dayanıverir maazallah. Uzun lafın kısası, Doğu Yücel kitabında eğlenceli bir dille bir hikaye anlatıyor ama satıraralarını okumayı bilene bambaşka bir hikaye vadediyor ve böylece bazı gerçeklerin göründüğü gibi olmadığını düşündürmeyi başarıyor, tabii düşünmesini biliyorsanız…

HENÜZ YORUM YOK