fantom-ve-pigmeler

KızılmaskeYeniden yayımlanmaya başlayan eski bir çizgi roman daha. Bir çizgi roman bunca yıldan sonra yeniden yayımlanıyor ve hala okunuyorsa bu onun artık bir klasik mertebesine çıktığını gösterir. Tabi aynı zamanda arşivinizde güzel bir yeri hak ettiğini de…

sisko-ninja Ege Görgün (Landlord)

Yayın eski belki ama yayıncı daha çiçeği burnunda… İşin başında bir yayıncının elbette kusurları olacaktır başlarda. Dolayısıyla övgülerin yanı sıra eleştiriler de gelecektir yapılan işlerle ilgili. Biz bu eleştirilere açık olduğumuzu daha en baştan göstermek istedik. Hatta sizi eleştiri konusunda daha da cesaretlendirmek için işi, kendi yayınımızı ve kendi kahramanımızı eleştirmeye kadar götürdük. Evet, hem de dizinin ilk kitabının editör yazısında* yaptık – daha doğrusu yaptım – bunu. Bu eleştirilere katıp katılmamak size kalmış tabi.

kizilmaske-2Kızılmaske’nin çevirisini yaparken fark ettim ki Ölümsüz Ruh’un maceralarını okumayalı yıllar olmuş. Üstelik benim çevirdiklerim 60’lı yıllarda gazetede şeritler halinde tefrika edilenlerden olduğu için öyle kolay kolay hatırlanacak maceralar değiller. Dolayısıyla eğer ilk kitapta benden kaynaklanan aksaklıklar karşınıza çıkarsa, şimdiden özürümü kabul edin lütfen. Yalnız bazı noktalarda da bilinçli olarak ve “iyileştirme amaçlı” olarak farklılıklara yol açtığımı da belirteyim. Neticede her ne kadar çizgi roman yayıncılığının Türkiye’deki Altın Çağı’nı ve onu zengin çeşitliliğini hoş duygular içinde anıyor olsak da, dönemin editoryal açıdan öyle pek parlak bir karnesinin olmadığını da kabul etmek lazım. O zamanlar fark edemediğimiz editoryal aksaklıkları bugün o yayınları elimize aldığımızda daha kolay görebiliyoruz.

kizilmaske-kpk2Elbette çizgi roman sevgisinde tutucu bir yan olduğunu bilecek kadar uzun zamandır bu işin içindeyim. Editoryal hataları ya da vasatlıkları bile yeni edisyonlarda aynı şekilde görmeyi tercih edecek çizgi roman sevdalıları var. Onlardan da özür diliyorum ama “editoryal zorunlulukların kutsallığına inanmak” ben de kalıcı hale gelen bir meslek hastalığı artık.

Kızılmaske tarihi ya da yaratıcıları hakkında bilgi vermemeye karar verdim ilk editör yazımda. (Belki sonraki sayılarda…) Ne de olsa artık internet var ve bilgi herkesin ulaşabileceği kadar yakın, herkese yetecek kadar bol ve herkesi tatmin edecek kadar ayrıntılı.

Kızılmaske’yi yerlere göklere sığdıramayan bir tavır da beklemeyin benden. Hatta bu kez 40’lı yaşların bilgeliğiyle okuduğum Kızılmaske’de siyasi olarak beni rahatsız eden şeyler bile bulduğumu da itiraf edeyim. Belki çocukken ve ergenken aklım ermediği için üstünde durmadığım şeyler bunlar, belki de Kızılmaske’nin “görece” erken dönem maceraları benim okuduklarımdan farklı.

zagor22Zagor ve Fantom benzer konumda iki çizgi roman kahramanı sayılır. Birisi Darkwood’taki Kızılderililer’in, diğeri de Bengali ormanlarındaki yerlilerin hamiliğini üstlenmiştir. İki kahraman da Tarzan’dan izler taşır. Ancak iki kahraman da Tarzan’ın aksine Batılı’dır ve daha uygardırlar. Batı uygarlığının çoklukla açgözlülükten ve kendini beğenmişlikten kaynaklanan kimi kötü yanlarına karşı savaşsalar da, Kızılderililer/yerliler karşısında Batı’nın aklını temsil ederler. Onlara güçle olduğu kadar bu akılla da üstünlük sağlarlar, üzerlerinde hakimiyet kurarlar. Zagor bir takım sihirbazlık numaralarıyla yapar bunu. Ancak Zagor’da Kızılderililer’e karşı cahilliklerine vurgu yapma yoluyla yapılan bir aşağılama pek hissedilmez hiç. Zagor Kızılderililer’i kardeşi kabul eder. Bu demokrat, humanist ve eşitlikçi yaklaşımın temelinde Zagor’un yaratıcılarının İtalyan olması yatmaktadır belki de. Ancak onların bile Zagor’u yaratırken mutlaka ve mutla Kızılmaske’den feyz aldıklarını söylemek, Kızılmaske’nin önemini vurgulamak açısından şarttır.

Ancak Kızılmaske’ye döndüğümüzde özellikle erken dönemde Fantom ve yerliler arasında bir kardeş ilişkisinden çok bir “tebaa”, bir efendi-hizmetkâr ilişkisi gözlemlenir. Hatta bazen yerlilerin cahilliğine, putperestliğine vurgu yapılarak açıkça aşağılandıkları olur. Bir tür WASP bakış açısıdır bu.

tarzan-crYerliler gibi hayvanlar da sadık hizmetkarlarıdırlar Fantom’un. Şeytan’la ayrılmaz bir ikili olmalarına rağmen Tarzan’ın Çita ile kurduğu kardeş ilişkisi de yoktur aralarında. Tarzan genel olarak hayvan dostları tarafından sevilmektedir, hayvanlar çağırıldıklarında Tarzan’ın yardımına bu yüzden koşmaktadırlar. Hayvanların çoğu gibi yerliler de onu kendilerinden bir olarak kabul etmişlerdir.

Fantom ise sevilmekten çok korkulan ilahi bir otorite olmayı tercih etmektedir. Hayvanattan dostları vardır ama bu ormanın geneline yansımaz. Yerliler de çoğunlukla onu sevdikleri için değil, öfkesinden ve tanrısal özelliklerinden korktukları için otoritesi altına girmişlerdir Fantom’un. Sözgelimi Zagor da Kızılderililer’in gözünde bir ilahtır ama korkudan çok bir güven, saygı ve sevgi müessesi kurulmuştur aralarında. Belki de bu sayede Darkwood sakinleri kahramanlarımızın düşmanları tarafından Bengali yerlileri kadar kolay baştan çıkarılamazlar. Fantom’un dostu olabilecek düzeydeki yerliler ise Batı Uygarlığı normlarında eğitim almış ve onların değerlerini benimsemişlerdir.

pigmeler

Yalnızca Pigmeler’le ilişkisinde bir “sevgi” bağı söz konusudur. Sebebi konusunda ikna edici bir açıklama mevcut olamamasına rağmen bu bağın jenerasyonlar boyudur devam ettiği görülür. (Gemisi korsanlar tarafından batırıldıktan sonra yarı ölü halde kıyıya vuran ilk Fantom’u iyileştiren de Pigmeler olmuştur.) Fantom’un öldürüldüğü haberini alınca onu öldüren kabileyi dünya üzerinden silmek üzere harekete geçmeleri (Bknz. Sihirli Davul) bu bağın kanıtıdır.

kizilmaske-kpkKızılmaske’yi siyaseten eleştirmek onun bir çizgi roman klasiği olduğu gerçeğini reddetmek anlamına gelmiyor elbette. En başta, kendine has ve “bedeni sıkıca saran” özel bir kostüm giymesiyle, kostümlü süper kahraman geleneğinin görsel temelini oluşturması onu çizgi roman tarihinin mihenk taşlarından biri yapmaktadır. Kızılmaske, Douglas Fairbanks’in 1920’li yıllarda boy gösterdiği ilk Zorro filmlerinin ardından, maskenin ille de hırsızlar tarafından ya da maskeli balolarda eğlencesine takılan bir şey olmadığı konusunda da Amerikalılar’ı iyice ikna etmiştir.

Siyaseten eleştiriyi hak eden pek çok çizgi roman mevcuttur tarihte de, şimdilerde de. Çözüm bu çizgi romanları okumamak değil, onları bilinçli okumaktır. Bu çözüm yalnızca çizgi romanlar için değil, her türlü sanat yapıtı için geçerlidir. Biliçli okumak sizi tüketici olmaktan çıkarıp “okur” yapar. Ve bir okur yalnızca ormanda değil her yerde ve her daim 10 tüketici gücündedir. Bu, dünyayı değiştirmeye muktedir olan bir güçtür. Bir gün yeteri kadarı bir araya geldiğinde de inanın, dünyayı değiştirecektir.

* Bu yazı Büyülü Çizgi Roman’dan çıkan Kızılmaske’nin 1 no’lu sayısının editör selamı/kelamı/meramı olarak kaleme alınmıştır.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA