???????????????????????

Afro-Amerikan yönetmen Lee Daniels’i, 82. Akademi Ödülleri’nde 6 dalda Oscara aday olup ‘En İyi Uyarlama Senaryo’ ve ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ dallarında zafere ulaşan Acı Bir Hayat Öyküsü (Precious: Based on the Novel Push by Sapphire) filmiyle tanımıştık. Acı Bir Hayat Öyküsü, Amerika’daki Siyahların gündelik ve toplumsal sorunlarını yansıtmaya, bunlar üzerine kafa yormaya çalışan bir filmdi. Daniels, dördüncü uzun metrajı Başkanların Hizmetkarı (The Butler) ile yine Amerika’daki Siyahların hikayesine bir çentik atıyor; ama bu sefer 1926’dan başlayıp günümüze, Obama iktidarına kadar uzanan ve açıkça Amerika’daki ‘Siyah Açılımı’nı güzelleyen bir eser karşımızdaki. Bir anlamda, Amerika’daki siyahi mücadele tarihinin panoramasını da sunuyor diyebiliriz film için.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Başkanların Hizmetkarı, Beyaz Saray’da tamı tamına 34 yıl A.B.D. başkanlarına hizmetkarlık yapan Cecil Gaines’in gerçek hikayesinden yola çıkılarak perdeye aktarılmış. Cecil’in hikayesi, Güney’deki pamuk tarlalarında başlıyor; bir anda ailesini kaybeden ve yapayalnız kalan küçük Cecil, önce ücra otellerde çalışmaya başlar, sonra da adım adım Beyaz Saray’da baş hizmetkarlığa kadar yükselir. Cecil, ( Forest Whitaker) görevi boyunca 8 Başkan görecek, Kennedy Suikasti, Vietnem Savaşı da dahil olmak üzere onlarca siyasi olaya içeriden tanık olacaktır.

Cecil, onyıllar boyunca ‘zenci bir hizmetkar’ olarak baş eğmiş, ona söylenenleri yerine getirmiş. Buna karşılık Cecil’in oğlu Louis (David Oyelowo), babasının hiçbir sözüne riayet etmeyip tam bir aktivist oluyor, üstelik bu yolda hapse düşmeyi dahi göze alacak denli korkusuz! Bu karşıtlık üzerinden beslenen Başkalarının Hizmetkarı, kabaca söyleyecek olursak; ırkçılık karşıtı bir argüman geliştiriyor, doğal olarak.

??????????

Bunla birlikte söz konusu argümanı oldukça liberal bir zemin üzerine inşa ettiğini söyleyebiliriz bana kalırsa: Amerika’daki Siyah hareketinin en önemli partisi Marksist Kara Panterler’i tu kaka etmeden de geri durmıyor film! Sanki Marksist Kara Panterler’in bu mücadeleye hiç katkısı olmamış gibi! Sözün kısası, mağdur edebiyatı üzerine biraz Amerika’nın demokrasi beşiği olduğu mesajı sosu dökülerek nihayete eriyor Başkalarının Hizmetkarı!

Obama dönemiyle birlikte ‘ehlileştirilmiş Siyah yönetmenler’ Hollywood’un en öne çıkan yönetmenleri oldu. En son İngiliz Steve McQueen de Oscar’lı 12 Yıllık Esaret (12 Years a Slave) filmiyle Siyahların mücadelesinden çok ezilmişliğini, mağduriyetini göstermiş Siyah kazanımlarına methiyeler düzmüştü. Başkanların Hizmetkarı (The Butler) da, aynlı liberal argümanı yinelemekten başka bir şey yapmıyor, zaten başka da bir niyeti yok, belirttiğimiz üzere. İnsan, Spike Lee (Malcolm X) ve en son Son Durak (Fruitvale Station) ile Amerika’daki Siyahlara uygulanan polis şiddetini olağanca çıplaklığıyla anlatan Ryan Coogler gibi yönetmenleri anmadan, onlara saygı göstermeden edemiyor cidden.

14078118689_1b4a021ecb_o

Başkanların Hizmetkarı (The Butler)

Yönetmen: Lee Daniels

Senaryo: Danny Strong, Wil Haygood

Oyuncular: Forest Whitaker, Oprah Winfrey, John Cusack

Yapım: 2013 / ABD / 132 dk.

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA