Tekrar çal, Tarantino! (Tarantino’nun Film Müzikleri)

inglouriousbasterds.soundtrackMüziksever Landlord

Tarantino filmlerinin gündem yaratan bir başka unsuru da müzikleri oluyor. Soysuzlar Çetesi (Inglorious Bastards) ve Ölüm Geçirmez (Dead Proof)  filmlerinin  soundtrack albümleri yine iki kaynaktan besleniyor: Tarantino’nun plak koleksiyonu ve eski filmler!

sisko-ninja Ege Görgün (Landlord)

Quentin Tarantino

“Yeni bir film yazmaya başlarken yaptığım şey şu oluyor: Plak koleksiyonumun bulunduğu odaya gidip şarkılar çalmaya başlıyorum. Filmin karakterini, ruhunu bulmama yardım ediyor bu. Sonra ansızın bir şarkı çıkıyor karşıma. ‘Tamam,’ diyorum, ‘bu, jenerik için mükemmel.’ Jenerikteki müzik çok önemlidir. Filmin kendini ortaya koyduğu andır o. Filmin açılış ve kapanış jenerik müziğini daha en başta düşünürüm. Bu beni tetikleyen bir şeydir çünkü.”

Tarantino’nun dillere destan plak koleksiyonu hakkında çok fazla şey bilinmiyor. Ama bugüne kadar bütün filmlerinin müziklerini o koleksiyondan seçmiş olduğu bilgisi var ve bu bile çok baştan çıkarıcı bir info ki, pek çok insan bu koleksiyonu yalnızca görmek için bile ruhunu şeytana satmaya hazır.

Tarantino koleksiyonu konusunda oldukça ketum. Koleksiyonunun ne kadar albümü kapsadığını bilmediğinde ısrarlı ama bu kimseye pek inandırıcı gelmiyor. “Epey büyük,” diyor çok üstüne gidilirse, “ve çoğunlukla plak.” Dediğine göre CD’ler de var ama sağa sola yayılmış durumda oldukları için CD’lerin yerleri yurtları belli değil. Bu düzensizlik yüzünden sevdiği bir CD’yi üç defa falan satın almak zorunda kalıyormuş Tarantino.

Quentin Tarantino

“Film müziklerini çocukluğumdan beri biriktiriyorum. Normal filmler A’dan Z’ye gidiyor. Ama müzik konusunda eşsiz olan alt türler için özel bölümlerim var: Spaghetti western, siyahi sömürü filmleri, çasus filmleri ve motosiklet filmleri gibi.”

Tarantino pek çok konuda olduğu gibi filmlerinin müzikleri konusunda da obsesif. Ama bu sayede en dinlenilenve arşivlenen soundtrack albümleri onunkiler oluyor.

“Doğru müziği doğru sahneye koymayı başardığınızda filminiz için sinema adına yapılabilecek en başarılı işi yapmış olursunuz. Değme sanat filmleri sizinle aşık atamaz. Doğru yaptıysanız eğer artık sonsuza kadar o müzik çaldığında sizin çektiğiniz sahne gelecektir insanların gözünün önüne.”

Tarantino’nun en başarılı sountrack albümünün Pulp Fiction olması, neredeyse tüm müziklerin filmdeki sahnelerle bu şekilde özdeşleşmiş olmasının doğal sonucu nitekim. Ama diğer filmler de hafızalarımıza nakşedilmiş müzikler ve sahneler bıraktılar geride. Rezervuar Köpekleri’nde Bay Sarı (Michael Madsen) sandalyeye bağlı polisin kulağını keserken çalan Stuck in the Middle with You (Stealer’s Wheel); Jackie Brown’ın havaalanında Bobby Womack’in Across 110th Street’i eşliğinde tutturduğu ve biraz filmin de enerjisini yansıtan “durağan ama ilerleyen” sahne; Kill Bill 2’nin kapanış jeneriğinde direksiyon başındaki Gelin’i izlerken çalan Goodnight Moon (Shivaree) ya da Gelin’le O-Ren Ishii bahçede dövüşürken çalan Don’t Let Me Be Misunderstood (Santa Esmeralda) gibi. Tabi Kill Bill’in ardından en büyük sükseyi yapan Nancy Sinatra şarkısı Bang Bang’i unutmayalım.

death-proof-soundtrack

Ölüm Geçirmez (Death Proof) 70’lerin slasher’larını yad eden retro bir filmdi, dolayısıyla soundtrack albümü de 60’lardan, 70’lerden seçilmiş şarkılardan oluşuyor. Tarantino hayranı olduğu bir Ennio Morricone’den yine bir parça almayı ihmal etmemiş tabi. Üstadın 1971’de Daria Argento’nun 9 Bacaklı Kedi (Il Gatto a Nove Code) filmi için yaptığı Paranoia Prima üç numarada arz-ı endam ediyor. Filmde çok daha fazlası duyulsa da albüm de 16 parça var. Bir dönemin tadını, kokusunu taşıyan ama az bilinen şarkılardan oluşan albüm, tıpkı ait olduğu film gibi bir popülerleşme iddiası taşımıyor.

Morricone

Soysuzlar Çetesi’nde Tarantino geleneği az daha bozacakmış ama. Ennio Morricone’den filmin müziklerini yapmasını istemiş ama Morricone bu teklifi filmin sıkışık takvimini öne sürerek reddetmiş. Tarantino da bu durumda komşunun bahçesindeki elmaya dalan çocuklar gibi üstadın “eskilerine” saldırmış olmalı ki, filmde sekiz tane Morricone parçası kullandı. (Bunlardan yalnızca dördü albüme girdi.) 1966 tarihli bir Lee Van Cleef spaghetti-western’inden The Verdict (Dopo La Condanna) ve The Surrender (La Resa); 1973 tarihli Sergio Sollima filmi Revolver’dan Un Amico ve Taviani Kardeşler’in 1974 tarihli filmi Allonsanfan’dan Rabbia e Tarantella.

Tarantino’nun aşırdığı diğer parça ise John Wayne’in 1960 tarihli Alamo filmini açılışında çalan Dimitri Tomkin ve Paul Francis Webster imzalı The Green Leaves of Summer. İşin ilginç tarafı ise Tarantino’nun daha önce Alamo’yu seyretmemiş olması.

Albümdeki diğer şarkıların daha önce kullanıldığı filmler ise şunlar: Tiger Tank (Kelly’s Heroes – 1970), White Lightning (Beyaz Şimşek / White Lightning – 1973), Slaughter (Slaughter – 1972), One Silver Dollar (Un Dollara Bucato – 1965), The Man with the Big Sombrero (Hi Diddle Diddle – 1943), Cat People (Cat People – 1982).