Peyk grubuna ait İçimdeki İz şarkısının verdiği ilhamla yazılmış bu mini hikâyenin elbette şarkının gösterilmekte olan orijinal klibiyle yakından uzaktan bir alâkası yok. Ancak okurken bir yandan da bu şarkıyı dinlemeniz,  yazarın bu metni okuyan herkesin tatmasını dilediği o  bütünlük duygusunun oluşmasına vesile olacaktır.

 Ege Görgün (Landlord)

Giriş:

1980… Kamera dönemi işaret eden ayrıntıları göstermek için odanın içinde bir pan yapıp ardından eski tip çalarsaate odaklanır. Saat çalar. Müzik başlar.

Genç adam yataktan kalkar banyoda aynanın karşısına geçer. Aynada kendine bakar. Ansızın bir devinim başlar. Kafası öylesine çılgınca bir hızla hareket etmektedir ki, bizim tek gördüğümüz yalnızca titreşen bir bulanıklıktan ibarettir. Devinim bir dönüşüme işaret etmektedir.

Devinim durana kadar değişimin ne yönde olduğunu göremeyiz. Devinim sona erdiğinde genç adam artık saçları geriye doğru jöleyle taranmış, beyaz gömlekli, ceket ve gravatlı biridir. Aynadaki görüntüsünü – ki o görüntü yataktan kalktığındaki haline aittir hala. Şaşkın, sabah mahmurluğu üzerinde – kendine güvenen, küstah, saygı beslemeyen bir sırıtışla süzmektedir.

Değişen yalnızca genç adam olmamıştır. Zaman da değişmiş, en az 20 yıllık bir atlama gerçekleşmiştir. Aynanın önünden uzaklaşırken aynadaki aksi tutsak kaldığı yerden kurtulmak için aynayı yumruklamakta, sessiz çığlıklar atmaktadır.

Gelişme:

Sisteme uyumlu klonumuzu apartmandan çıkarken görürüz. Klon kolundaki pahali saatine bakarken apartmanın önünde yerde yatan üstü gazeteyle örtülmüş cesedin üstünden atlar. Kamera cesedin üstündeki gazeteye zoom yapar. Agos gazetesinde yer alan Hrant Dink’in köşesini görürüz.

Klonumuz sokakta yürümeye başlar. Blackberrysi ile uğraşırken arkasındaki kavgayı kaçırırır ama biz oraya doğru netleşen görüntü sayesinde görürüz.. Sivil polis olduğunu tahmin ettiğimiz birileri öğrenci olduğu anlaşılan birini dövmektedirler.

Klonumuz yanından geçen mini, etekli sosyetik güzele bakarken arkasında gelişen bir başka olayı daha kaçırır. Üç beş adam hediyelerle öğrenci üniforması giymiş bir kızı kandırmaya çalışmaktadırlar.

Klonumuz yürümeye devam ederken gözü park etmiş son model bir arabaya takılır. Arabayı süzerken arkasında olan bitenleri yine kaçırır. Üç beş çapulcu yaşlıca bir adamın etrafını sarmış onu soymaktadırlar.

Gazete bayinden geçerken gazetelere şöyle bir göz atar klon. O sırada arkasında bir takım adamlar bir ateşin etrafına toplanmış ateşe bir şeyler atmaktadırlar. Onlara yaklaşır kamera ve attıklarının ne olduğu anlaşılır. Sazlar, kalemler, kitaplar, dergiler, gazeteler… Aziz Nesin’in, Metin Altıok’un, Asım Bezirci’nin kitapları, Hasret Gültekin’in, Cem Karaca‘nın albümleri… Samed Behrengi’nin, Stefan Zweig’ın kitapları…

Final

Klonumuz yürümeye devam ederken çevresi bir grup çocuk tarafından sarılır. Çocuklar oyun oynar gibi el ele tutuşarak çember halinde genç adamın etrafında dönmeye başlarlar. Hikayenin başındaki devinim yeniden başlar ve klonun tüm bedenini sarar. Hareketler sona erdiğinde esk kıyafetleri hala üstünde de olsa artık o da küçük bir çocuktur.

1 YORUM

  1. landlord,
    önce şarkıyı buldum..
    müziğin eşliğinde yazıyı okumaya başladım..
    sonra ayağa kalktım..
    gözledim..
    içimdeki iz derin..
    hayra alamet değil..
    içimdeki güz rengi izler..
    suçumu gizler mi gizler..
    korkarak aynaya baktım..
    kendimi tanıyamadım..
    landlord..
    ne yaptınız siz!

CEVAPLA