Silahlı Kuvvetlerin tam desteğiyle çekildiği her lahzasından anlaşılan Battleship adeta genç erkek ve kadınlara “Donanmaya Katılın!” çağrısı niteliği taşıyor.

 Ege Görgün (Landlord)

Milyonlarca kişinin izlediği Hollywood filmlerinin perde arkasında pek çok sır gizlidir. En önemli sırlardan biri de Pentagon’un bazı filmler üstündeki etki ve sansür gücüdür.

Hollywood’un işi film yapmaktır ve her işte olduğu onların da bazı öncelikleri vardır. “İyi film” yapmak önceliklerinden bir tanesidir ama çoğu durumda kesinlikle “iyi para” yapma önceliğinin önüne geçecek bir niyet değildir bu.

Amerikan ordusunun Hollywood ile sıkı fıkı ilişkiler kurduğu öyle çok bilinmeyen bir şey değil. Büyük bütçeli savaş ya da aksiyon filmleri çekecekseniz onlardan alacağınız ekipmanlara, personele, kimi zaman da çekim lokasyonlarına ve eğitime muhtaçsınızdır. Hiçbir stüdyonun deposunda filmlerde kullanılmak üzere tanklar, savaş uçakları, uçak gemileri, denizaltılar, helikopterler ve son model silahlar oluşan bir stok yoktur. Ya da askeri bir tesiste bir sahne çekmek öyle herkesin alabildiği bir izin değildir. Silahlı kuvvetler Hollywood’un bu yöndeki isteklerini karşılamak konusunda oldukça isteklidir. Üstelik bunun karşılığında ya çok az bir meblağ talep ederler, ya da hiç etmezler. Yapımcının milyonlarını kurtarmasını sağlayan bu anlaşma Pentagon için önemli bir propaganda fırsatıdır çünkü. Yapımcıyı zengin etme karşılığında senaryo üzerinde istedikleri değişiklikleri ya da eklemeleri yapacak yetkiye kavuşurlar. Dahil oldukları bir projede ordunun imajına zarar verecek bir şeye izin verecek halleri yoktur. Özgürlükler Ülkesi ABD’de, Kuzey Kore hükümeti gibi halka gösterilecek her türlü medyada kesin bir kontrol sahibi olmaları mümkün olmadığından, tüm dünyayı gezecek bu filmlere istedikleri gibi şekil vermeleri onlar için bulunmaz bir fırsattır.

Bunları yalnızca biz söylemiyoruz. New York Times ve Washington Post gibi gazetelerde çalışmış, üç kez Pulitzer’e aday gösterilmiş David L. Robb, Hollywood Operasyonları: Pentagon Filmleri Nasıl Şekillendirip Sansürler (Operation Hollywood: How the Pentagon Shapes and Censors the Movies) adlı kitabında Pentagon-Hollywood ilişkisini gözler önüne serer ve ortaya çıkan filmlerdeki sansür vakalarını teker teker afişe eder. Kitapta hangi filmlerde ne gibi sansürler uygulandığı teker teker anlatılır. Filmler arasında James Bond’dan, Kusursuz Fırtına’dan (The Perfect Storm), Rüzgarla Konuşanlar’a (Windstalkers), Bağımsızlık Günü’ne (Independence Day) ve Günaydın Vietnam’a (Good Morning Vietnam); Kara Şahin Düştü’den (Blackhawk Down), Pearl Harbor’dan Armageddon’a, Top Gun’a ve Lassie’ye pek çok film vardır. Bu kitabın ülkemizde Güncel Yayıncılık tarafından yayımlandığı belirteyim. Ama kitabı şu an bulmak pek mümkün değil.

Bu giriş, dünyayı istila etmeye karar veren uzaylıların ateş gücüne karşı göğüslerini siper eden Amerikan bahriyelilerinin hikayesini anlatan Battleship’in nasıl bir film olduğu hakkında size biraz fikir vermek içindi. Silahlı Kuvvetler’in tam desteğiyle çekildiği her lahzasından anlaşılan film adeta gençlere “Donanmaya Katılın!” çağrısı niteliği taşıyor. Peki uzaylıların istilaya Hawai’den başlaması Amerikalılar’ın hala Pearl Harbor Baskını travmasından muzdarip olduğunu mu gösteriyor, yoksa militer-muhafazakar kanadın bu eski travmayı yeniden nüksettirme niyetini mİ? Üstüne üstlük filmin gizli kahramanı II. Dünya Savaşı’nda Japon Adaları’nı bombalayan USA Missouri savaş gemisi. Ama en komik olanı da, tüm bu bariz artniyetli alt metinleri örtbas etmek adına filmde Amerikalıları ve Japonları istilacılara karşı müttefik yapmaları. İster seyirciyi gerizekalı yerine koyma deyin buna, ister kabahatini çocuk zekasıyla gizlemeye çalışmak.

Filmin asker toplama dışında, bir de rehabilitasyon misyonu var. Irak ve Afganistan Savaşı’ndan sakat dönen askerlere moral vermek için olsa gerek, iki bacağını kaybetmiş bir gaziye de bir uzaylıyı alt etme onuru bahşediliyor. Öyle zekasıyla falan değil hem de, ufak bir yardım alsa da bildiğiniz kaba kuvvetle bitiriyor rakibinin işini. Ve Doğum Günü 4 Temmuz’un rövanşı alınmış oluyor böylece demokratlardan.

Filmin genel anafikrini ise bizzat karakterlerden biri dillendiriyor zaten. “Donanmaya ihtiyacımız var. Denizcilere ihtiyacımız var.”

Soğuk Savaş döneminin paranoya bilimkurularını hatırlatan filmin zaten ahım şahım olmayan hikayesi zekanıza hakaret eden mantıksızlıklarla dolu. İşte bir tanesi ama en önemlisi… Teknolojileri galaksiler arası yolculuk edebilecek seviyede bir uygarlık niye konvensiyonel silahlar kullanır Allah aşkına?

Uzaylıların yaratıcı ve ileri teknoloji gibi görünen tek silahı ise aslında o kadar da yaratıcı değil. Paralayıcı diyebileceğimiz bu silahlar bilimkurgu türünde verilmiş en iyi B-sinema örneklerinden biri sayılan Screamers’dan esinlenmiş. Boyutlarını saymazsak aradaki tek fark birinin insanları, diğerininse mekanik şeyleri hedef alması.

Bu kadar laf ettikten sonra filmi size önermeyeceğimi düşünüyorsunuz değil mi? Yanılıyorsunuz. Çünkü Battleship –yukarıda anlattıklarımın farkında olduktan sonra tabi- müthiş bir eğlencelik. Muhteşem bir görsellikte sunulan deniz muharebeleri sayesinde başından sona gözünüzü kırpmadan seyrediyorsunuz. Bu filmi sinema salonunda seyretmemek bir sinemasever için gerçekten kayıp olur.

Artık filmlere neden bir seyir, bir de eleştiri notu vermekte ısrar ettiğimi anlamışsınızdır sanırım. Battleship’in de eleştiri notu 2.5, seyir notu ise 4.

Son söz: Siz siz olun, dünyayı uzaylılar istila edecek diye korkmayın, sonuçta dünyaya bizim bugüne kadar yaptıklarımızdan daha kötü ne yapabilirler ki?

Battleship

[xrr rating=2.5/5]

Yönetmen: Peter Berg

Senaryo: Erich Hoeber, Jon Hoeber

Oyuncular: Alexander Skarsgård, Brooklyn Decker, Liam Neeson

Yapım: 2012 / ABD

 

Bu yazı Film Arası dergisinin Mayıs sayısında da yayımlanmıştır.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA