Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

Bağımsız sinemanın en önde gelen isimlerinden Jim Jarmusch’un günün birinde vampir filmi yapacağı –hele ki, ortalığı Twilight, True Blood vb. birçok ergen vampir serisi sarmışken- kimin aklına gelirdi ki? Jarmusch, Türkiye prömiyeri bu yılki Filmekimi’nde yapılan, benim 20. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nde gördüğüm Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive) ile 2000’lerde endüstriyel sinema tarafından iyice ucuzlaştırılan vampir türüne yeni bir yorum getirmeyi denemiş. Hatta bu art-house denemenin vampir literatürüne ‘art-vampir filmi’ olarak tanımlanabilecek yeni bir alt-tür kazandırdığını söyleyebiliriz sanıyorum.

Ercan Dalkılıç Ercan Dalkılıç

Filmin aynı zamanda senaryosunu da kaleme alan Jarmusch, yaratım sürecinde az da olsa Mark Twain’in The Private Life of Adam and Eve adlı kitabından esinlenmiş. Filmin vampir olan kahramanlarının isimleri de, bu kitaptan esinle Adam ve Eve; yani Adem ve Havva. Onlar, insanlarla, Adam’ın deyişiyle zombilerle dolu dünyada kalan son zombileşmemiş son varlıklar: Adam, Detroit’te tam bir rok star edasıyla yaşıyor, oldukça uhrevi bir yaşama sahip, tek ilgilendiği şey nadir enstrümanlar. Eve ise tam bir kitap aşığı, sadece kitaplarla örülü –bana Körleşme’nin Prof. Kien’ini anımsattı bu yönden- bohem bir hayatı var Tanca’da, yolculuklara dahi iki bavul dolusu kitapla çıkıyor. Dünyanın iki ucunda yaşayan bu iki aşığın bir araya gelmesini sağlayan ‘kan arzusu’nun ta kendisi…

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır 4

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır‘ın klasik bir vampir filmi olmadığını belirtmiştik. Dolayısıyla bu filmde Adam ve Eve, klasik vampir filmlerindeki gibi insanları avlayıp kanlarını emmiyolar; Christopher Marlowe ve Dr. Watson adındaki kan tedarikçileri var. Bu aracılar, onların temiz kana ulaşması için aracılık ediyorlar. Filmdeki bir yığın kültürel referanstan sadece ikisi Marlowe ve Dr. Watson; Jarmusch, ademoğluna temiz kan –diğer bir okumayla kültür- taşıyan bu iki figür üzerinden şöyle bir mesaj vermeye çalışıyor sanki: “Dünyayı kültür kurtaracak. Bir kitabı okumakla başlayacak her şey.” Bununla birlikte Eve’nin bavulundaki Infinite Jest‘ten, Adam’ın uçak biletindeki isim olan Stephen Dedalus’a kadar daha birçok referans mevcut filmde.

Sözün özü; bağımsız auteur Jarmusch’un kendince ortaya koyduğu, şahsına münhasır bir kurtuluş reçetesi olarak okunabilecek Sadece Aşıklar Hayatta Kalır; gelecekte Neil Jordan’ın (geçtiğimiz aylarda bizde de vizyona giren) Bir Vampir Hikayesi (Byzantium) ile birlikte art house-vampir filmlerinin öncülerinden biri olarak anılacaktır şüphesiz. Bu ayrıksı ve yenilikçi denemeyi kaçırmamanızda yarar var.

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır 3Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive)

Yönetmen ve Senaryo: Jim Jarmusch

Oyuncular: Tom Hiddleston, Tilda Swinton, Mia Wasikowska

Yapım: 2013 / İng–Alm.-Fra-ABD / 123 dk.

 

 

 

6 YORUMLAR

  1. Vampirler hep entelektüeldi sayın yazar. Son zamanlarda vampirleri uçan kaçan, mahalle kavgasına karışan, lise önlerinde racon kesen tiplermiş gibi gösterdiklerine bakmayın siz.

  2. Ey sayın yorumcu, ben hiç Proust okuyan vampir görmedim bu zamana kadar, sen gördün mü? Gördüysen bize yaz, biz de yayımlayalım senin entelektüel vampirler külliyatını TN’da. Saygılar.

  3. Edebiyatta ve sinemanın erken dönem örneklerinde pek çok entelektüel vampir mevcuttur efendim. Sandığınızın aksine entelektüelitenin göstergesi, Jim Jarmusch beyefendinin tercih ettiği gibi -ki kendisine büyük saygım vardır- elinde avucunda değerli kitaplar taşımak değildir. Öyle olsaydı hepimiz kendimize rahatlıkla fular alabilirdik değil mi? :)

    Hayata karşı duruşlarıyla olsun, uzun yaşantılarının getirdiğe birikimin oluşturduğu düşünce yapılarıyla olsun, efendime söyleyeyim cins-i latifle hasbıhalleriyle olsun her anlamda münevver vampirler tanımışımdır. İsimlerini tek tek saymak gereksiz, zira bilumum “en iyi X vampir filmi” tarzı listede bu tür filmleri bulabilirsiniz. Hatta bir tanesini pek muhterem David Bowie canlandırmıştır.

  4. Son dönem filmler bir kenara bırakılırsa sinemada entellektüel olarak verilmiş bayağı vampir vardır aslında …

    Aslında Bram Stoker’ın romanından yola çıkarsak Vampirin oldukça entellektüel bir elit olarak resmedildiğini görebiliriz.

    Bram Stoker’ın Drakula’sının Proust okumuş olma ihtimali yok. Ama sen de Drakula’nın okumuş olabileceği yazarların listesini neden yapmıyorsun? :) iyi bir araştırma konusu olabilir

  5. Biz bilmiyor muyuz sanıyorsun Bowie’nin vampir de canlandırdığını. Benim kitabımda entelektüel vampir değilmiş onlar demek ki, yazmışım işte yukarıya. Senin kitabında öyleyse öyledir. Bırak bu ekşsözlük dilini, netten çık, git kitap oku biraz. Ayıptır. Sen yaz, ben okuyayayım, ben gocunmam elitist yazarlar gibi, okurum yani seni de. Bütün işimiz, gücümüz okumak bizim. Ama sanıyorum senin okumakla, kalenderlikle işin yok pek. Ona da kabul. Diline dikkat et, yorum yaparken, yayımlamayacağım çünkü sonraki yorumunu, eğer böyle kurala yorum yapacaksan.

    Saygılar, ed

  6. Özellikle 1975 yapımı The Addiction filmine de konu olduğu gibi entellektüel vampirler, fantastik sinema ile birlikte kendilerini gösterdiler.

    Ancak kan – kültür ilişkisini tam çıkaramadım. O konuda ufak bir açıklama daha okuyabilirsem çok hoş olur.

CEVAPLA