Yok Artık: Taksici Bir Meddah Ve Hikayeleri

yok-artik-in-ilk-fragmani-filmloverss

Zengin oyuncu kadrosuyla Yok Artık filmi vizyona giriyor. Film, filmin konusunu anlatan yazı, hem filmin sektördeki yerine hem sektörün kendisine dair uzayıp gidiyor.

Mert Mert Tanöz

Yok Artık filmi afişini ilk gördüğümden beri beklediğim bir yapımdı desem pek de yalan olmaz. Serkan Keskin, Çağlar Çorumlu, Demet Evgar, Algı Eke, Murat Akkoyunlu, Şebnem Bozoklu isimleri beni heyecanlandırmayı başarmıştı. Senaryosuna dair hiçbir bilgim olmadan, neyle karşılaşacağımı bilmeksizin gittim.
Belirttiğim üzere geniş bir oyuncu kadrosuna sahip filmin yönetmenliğini Ulan İstanbul dizisinin Bahadır’ı Caner Özyurtlu yapıyor. Filmin başrolünde ise Erkan Kolçak Köstendil boy gösteriyor.

192411

Bir taksicinin (Köstendil) anlattığı küçük hikâyelerden oluşan film bu yönüyle bizlerin içindeki meddahlara göz kırpıyor. Elindeki bastonu ve kendi tabiriyle başındaki “şapkası” ile de zaten taksici Fikret modern bir meddah görüntüsü çiziyor.

Küçük hikayelerden kısaca bahsetmek gerekirse ilk hikayede Semih’in (Çağlar Çorumlu) bir Alman kadınla evliliğe giden yolculuğu, ikinci hikayede Cenk’in (Murat Akkoyunlu) kaçırılan kızını kurtarması, üçüncüde Asuman’ın (Şebnem Bozoklu) ehliyet sınavı macerası, dördüncü hikayede sevgilisinden başka bir kadın için ayrılmaya çalışan Faruk’un (Serkan Keskin) durumu, son hikayede ise hafızasını kaybetmiş sevgilisine her şeyi hatırlatmaya çalışan Ceyda’yı (Demet Evgar) dinliyoruz. Her hikaye kendi içinde küçük ama belirgin göndermelerle süslenmiş, hepsinde de uç tipler seçilmiş. Skeç olarak da nitelendirebileceğimiz bu hikayelerde de gerisi kendini kanıtlamış isimlerin oyunculuğuna bırakılmış.

Çağlar-Çorumlu-yok-artık

Normal şartlarda, yan böylesi isimlerin bir araya gelmediği bir filmde bu hataları ve bu senaryoyu kabul edebilirim/edebiliriz. Fakat kadrosu bu kadar zengin bir filmde böyle bir senaryonun uygulanması açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Evet, bu film belki birçok yerli komediden daha keyifli bulacaktır izleyici. Ama açık konuşmak gerekirse bu film gerçekten “kötü”. Kötü kelimesinin karşılığı olarak başarısız ya da kalitesiz anlamlarını kullanmıyorum bu nokta. Kötüden kastım sektörün gelişimine yarar değil zarar sağlıyor olması. Özünde iyi niyetli, keyifli bir çalışma var karşımızda. Oyuncular bu abartılı tipleri oynarken kesinlikle gülmüş, eğlenmiş olacak seyirciye de bunu yansıtabiliyor. Fakat sorun şu ki bu film de diğer birçokları gibi güldürü olmanın ötesine geçemiyor, hicve yeterince yaklaşamıyor. Böyle filmlerle karşılaştığım zaman ister istemez paraya sıkışmış kurum ve kişiler aklıma geliyor, çünkü mizahi bir yönü olan bu yapımlar toplumu her ne kadar memnun etse de geliştirmeye dair bir özellik, yedinci sanat dalı olarak sanatsal bir nitelik taşımıyor (Sanat toplum içindir görüşünden yola çıkarsak). Böylesi yapımlara eskiden gerek vardı, çünkü sinemanın popülerleşmesi ve bir izleyici kitlesinin yaratılması gerekiyordu. Ancak bugün sinema istenildiği kadar olmasa bile popüler. Sinemanın şu anki asıl meselesi sanatsal yönü olan yapımlara yer vermek ki Yok Artık gibi filmler gelmeye devam ettikçe, salonlar bu film ve türevleriyle doldukça bu mümkün olmayacak. Dolayısıyla da seyirci bilmediği bu dünyayı keşfetmek yerine (derinliğe ve yoğunluğa sahip filmlerle tanışmak yerine) bildiğini okumaya ve kendini “kuru” kahkahalar atarken bulmaya devam edecek. Oysa bu ve benzeri senaryolar tiyatroya aktarılsa, bu oyuncular aynı performans kamera karşısında değil de sahnede göstererek hala tiyatrodan korkan bu topluma tiyatroyu sevdirse daha faydalı olmaz mı? Filme dair “kötü” yorumunda bulunmamın tek sebebi bu, artık bir şeylerin değişmesi ve bir adım bile olsun ileri gidilmesi gerekliliği.

yok-artik-2015-teaser-fragman_8698665-3290_1200x630

Son olarak değinmek istediğim iki nokta var. Bunlardan ilki filmin senaristi Serkan Altuniğne. Recep İvedik serilerinde imzasının yer alması, onun toplumun ne istediğini iyi bilen bir senarist olduğunu gösteriyor. Ama keşke film sektörüne katkısı güldürmenin de ötesine geçse, bunun üzerine gidip toplumu güldürmeye değil gerçek komediye; güldürürken düşündürten, mizahı farkındalık yaratmak için kullanan, Molière-vari senaryolara odaklansa. İkincisi ise filmin ses yönetmeni Onan Karagözoğlu. Filmin hemen sonrasında Mehmet Açar ile filmin ses montajındaki problemleri hakkında konuşuyorduk ki Karagöz Hacivat Neden Öldürüldü filmi vizyona ilk girdiğinde benzeri problemlerin yaşandığını, hatta filmin yeniden montaja girdiğini hatırlattı. Onan’ın Ezel Akay’ın filminde de ses montajından sorumlu isimler arasında yer aldığını gördüğümde ise gerçekten üzüldüm. Çünkü bu durumu daha önceden yaşamış, deneyimlemiş biri olarak tekrarlıyor oluşu açıklanabilecek gibi değil. Film bitince hiç mi izlemiyorlar, hemen vizyona girsin diye dağıtımcıya mı gönderiyorlar diye kendi kendime soruyorum. Yani bütün bu film, tür, senaryo mevzusunun yanında bu denli küçük ama önemli meseleleri bile çözümlemekte zorlanan bir sinemamız var.

Yok Artık’a dönersek izlenir, izlenmez bir film değil. Ama insan hemen hemen her yazıda filmin izlenme sebebi olarak “gündemden uzaklaşmak için” kalıbını kullanmaktan gerçekten sıkılıyor.

 yok-artık-film-afişYok Artık
Yönetmen: Caner Özyurtlu
Senaryo: Serkan Altuniğne
Oyuncular: Serkan Keskin, Murat Akkoyunlu, Çağlar Çorumlu
2015 / Türkiye / 99 dk.