Atilla Dorsay Aydınlık gazetesinden Ali Rıza Özkan‘a verdiği röportajda son günlerde SİYAD’la ilgili yaşanan olaylara da değindi.

16 Aralık 2011 tarihli Aydınlık’ta yer alan röportajda “SiYAD’da bir takım sıkıntılar var şu anda. Değerlendirmeniz nedir?” sorusuna şöyle yanıt veriyor Dorsay.

80 kişi bir araya gelince tartışma olmaması düşünülemez. Bazı arkadaşlarımız SİYAD’ın kuruluş ilkelerine aykırı hareket ettiler. Çok sevdiğim bir arkadaşım bu nedenle üyelikten çıkarıldı. Bir şey diyemedim, çünkü yapılması gereken bir şeyi yapmamıştı. Onun dışında çekişmeler, atışmalar var. Artık, acaba başkanlıktan erken mi ayrıldım, diye kendime sormak durumunda kaldım. Ben bir çimento görevi görüyordum. Benden sonraki arkadaşlar galiba benim bu çimento görevimi aynı sağlamlıkla yürütemediler. Yürütmek zorundalar. Bunca yıl sonra tekrar genel başkanlığa dönecek değilim. Ama koruyucu olmaya, kuruluşu ayakta tutmaya çalışacağım. Umarım SİYAD yaşar. Olmazsa, yerine başka bir kuruluş kurulur. Hiçbir şeyin sonu değil bu. Ama, ben SİYAD’ın ayakta kalacağına inanıyorum.

1 YORUM

  1. Bir düzeltme yapmam zorunlu. Atilla Dorsay’ın “yapılması gereken bir şeyi yapmamıştı” derken kastettiği şey Siyad.org’a istedikleri rapor olmalı. SİYAD Başkanı Tunca Arslan herkese durumun bu olduğunu inandırsa da, durum bu değildir. Evet, raporları önce kendi yayınımda kullanmak konusunda ısrar ettim. Ancak neticede istedikleri yazıyı kendilerine vereceğimi de belirttim. Yazışmalarda “Dergiye verdiğim yazıyı tekrara düşürmeyecek tarzda bir yazı nasıl olabilir anlatabilirseniz, onu da yazacağım.” cümlesi mevcuttur. Bir konuya itiraz etmek, tartışmaya açmak, onun yapılmayacağı anlamına gelmez. Daha da önemlisi: SİYAD’dan atılma gerekçem SOFYA’nın ardından festival raporu vermememe dayandırılıyor. Oysa bu raporun istediğini belirten yazışma bizlere 13 Nisan 2011 tarihinde gelmiş. Yani ben festivalden döndükten 1 ay sonra. Bu durumda teknik olarak festivalden sonra 1 hafta içinde istenen bu raporu zamanında vermem zaten imkansızdı. Bir fikir, prensip tartışmasını bir vakaya bağlayan rapor vermemişim gibi lanse eden Tunca Arslan tüm sinema yazarlarını yanıltmaktadır. 4-13 Mart’ta katıldığım Sofya Festivali’nin ardından raporun İngilizcesinin de 15 Mart 2011’de FIPRESCI’ye gönderildiğini de belirteyim.

CEVAPLA