Bu Hafta Vizyona Giren Filmler (16 Aralık 2011)

Bu hafta vizyon gören filmler arasında üç film öne çıkıyor sevgili okurlar: bunlardan birincisi Dardenne Kardeşler‘in Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Bisikletli Çocuk’u, ikincisi İspanyol Pansiyonu’nun (L’auberge espagnole) yönetmeni Cédric Klapisch’in bu yılki Filmekimi’nde de gösterilen son filmi Acı Tatlı Tesadüfler, son film ise Roman Polanski’nin beklenen filmi Acımasız Tanrı. Sherlock Holmes: Gölge Oyunları, blockbuster kontenjanını dolduran yapım olarak göze çarpmakta. Sinemamız Aşk ve Devrim‘le devrimsizlik melankolisini sürdürmeye devam ediyor. Eğer bir komedisever’seniz sizin için en uygun seçenek Sümela’nın Şifresi: Temel olacaktır. Her türden sinema izleyicisini memnun edecek bir vizyon haftasındayız. Nitekim çocuklar da unutulmamış bu hafta: Alvin ve Sincaplar 3: Eğlence Adası çocuklar için eğlenceli bir seyir vaat ediyor. Haftanın sürprizi ise Mısır yapımı Mikrofon. Herkese iyi seyirler.

Bisikletli Çocuk (Le Gamin au Velo) [xrr rating=5/5]

Yön ve Senaryo : Jean Pierre Dardenne ve Luc Dardenne

Oyuncular: Thomas Doret, Cecile De France, Jeremie Renier

Yapım: 2011/ Belçika, Fransa, İtalya / 87 dk.

Dardenne Kardeşler‘in Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da’sıyla paylaşan Bisikletli Çocuk (Le Gamin au Velo – Kid With A Bike) haftanın en önemli filmi hiç kuşkusuz. 12 yaşındaki Cyril’in (Thomas Doret), kendisini bir süreliğine çocuk evine bırakan babasını bulma uğraşını konu alan film, olağanca yalınlığı ve uyandırdığı gerçekçi duygusuyla adeta sinema dersi niteliğinde. Hiç sekteye uğramadan, yatağında usulcacık akıyor filmin hikâyesi; bir o kadar da sağlam bir sinematografi eşlik ediyor bu hikâyeye.

Dardenne Kardeşler’in sineması alt-sınıfların yaşayışlarından hareketle işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, göçmen işçi sorunu gibi birçok sosyal olguyu perdeye taşıyor. Belgesel kökenli sinemacıların, belgesel dilini kurmacayla kaynaştıran, hareketli kamerayla yaratılmış, mat renkler kullanarak gerçeklik duygusu hayli güçlü filmler yapıyorlar. Alt-sınıfların suçla ilişiği adeta bir sosyolog inceliğiyle işleniyor Dardenne filmlerinde, nitekim Bisikletli Çocuk’taki Cecile De France’in canlandırdığı banliyö semti kuaförü olmasa Cyril’in bir suçluya dönüşmesi işten bile değil. Cyril karakterine can veren Thomas Doret kırk yıllık oyunculara taş çıkaran performansıyla filmi tek başına sürüklüyor. Cecile De France da kuaför karakterinde gayet başarılı.

Dardenne’lerin, sosyal gerçekliği politik indirgemelerden uzakta irdeleyen, bireyler üzerinden ilerleyen hikâyeleri yaklaşık yirmi yıldır Avrupa’nın en iyi sinema örneklerini oluşturuyor. Bisikletli Çocuk, Söz’le (La Promesse) birlikte Dardenne filmografisinin en iyi üyesi bana kalırsa. Muhtemelen bu sene vizyonumuzun da gördüğü en iyi film olan Bisikletli Çocuk’u kaçırmamanız hayrınıza olur.

Ercan Dalkılıç

Acı Tatlı Tesadüfler
(My Piece Of The Pie) [xrr rating=4/5]
Yönetmen: Cédric Klapisch

Senaryo: Cédric Klapisch

Oyuncular: Karin Viard, Gilles Lellouche, Audrey Lamy

Yapım: 2011 / Fransa / 109 dk.

Ülkemizde daha çok İspanyol Pansiyonu (L’auberge espagnole) ile tanınan Cédric Klapisch’in bu yılkı Filmekimi’nde de gösterilen son filmi Acı Tatlı Tesadüfler (Ma part du gâteau) sinemalarımıza konuk oluyor hafta. Cédric Klapisch, sinemasını hayli kozmopolit olan ülkesi Fransa’nın bu çok renkliliğinden yaratan bir isim. Acı Tatlı Tesadüfler bundan çokça beslenmekle birlikte, yönetmen bu sefer sosyal sınıf ayrılıklarından doğan çatışmalardan da hayli yararlanmış.

Film, Fransa’nın kuzeyinde yaşayan, çalıştığı fabrikanın iflas bayrağını çekmesi sebebiyle, Paris’e göç eden üç çocuk annesi France’ın (Karin Viard), bu şehirde zengin bir broker olan Steve Delarue’nin evinde çalışmaya başlamasıyla gelişen bir hikâyeyi ele alıyor. France, işçi sınıfından güçlü bir kadın; Steve’se kapitalizmin biçimlendirdiği bir model. Steve aracılığıyla burjuva etiğini masaya yatıran Klapisch, diğer yandan France üzerinden ekonomik sistemi yönlendiren bu adamların yol açtığı felaketlerin altını çizmiş. Çok samimi bir dil kullanan yönetmen, meramını anlatırken, politik göndermeler bulunduran diğer filmlerin aksine mesajını seyircinin gözüne sokmadan iletebilmeyi başarmış büyük oranda. Senaryoyu da kendi kaleme alan Klapisch’in dallanıp budaklanan metni film boyunca hiç aksamıyor, akıcılığını yitirmiyor ve en önemlisi zorlama içermiyor. Metin, yelpaze gibi açılıyor, bu açılım sürerken karakterizasyon derinleşiyor ve dolayısıyla çatışmalar daha bir çapraşıklaşıyor.

Klapisch’in bu filmi bana, İngiliz İşçi Sineması’nın mihenk taşı Ken Loach’un son dönemde çektiği Hayata Çalım At (Looking For Eric) ve İşte Özgür Dünya (It’s a Free World) gibi filmleri anımsattı yer yer. Üstelik Acı Tatlı Tesadüfler’in sonunda da tıpkı Hayata Çalım At’ta yapıldığı gibi kolektivizm vurgusu yapılması bu tezi az çok destekler sanırım. Acı Tatlı Tesadüfler, her Cédric Klapisch filmi gibi gayet iyimser, kendini iyi hisset filmi tonunda ilerlerken birden sizi sert bir kayaya çarptırıvererek şaşırtıyor. Ken Loach etkileşimli, iyimser olmaya çalışan, fakat gerçekleri de es geçmeyen bir işçi sınıfı hikâyesi denemesi karşımızdaki.

Ercan Dalkılıç

Sümela’nın Şifresi: Temel

Yönetmen: Adem Kılıç

Senaryo: Yılmaz Okumuş

Oyuncular: Alper Kul, Aslıhan Güner, Ruhi Sarı

Yapım: 2011 /Türkiye / 90 dk

 

 

Adem Kılıç’ın ilk yönetmenlik denemesi olan Sümela’nın Şifresi: Temel, hafif safça bir oğlan olan Temel’in Trabzon’un önde gelen ailelerinden biri olan Yücesoy’ların kızına aşık olmasıyla gelişen olayları konu alıyor. Arkadaşı Turgay’la birlikte intihar etmek için Sümela Manastırı’na giden Temel, intihar etmek üzereyken polislerden burada gizli bir hazine olduğunu öğrenir. Hazineyi bulması halinde hem zengin olacak, hem de Zuhal’e sahip olacak olan Temel, bu hazinenin peşine düşer. Senaryosu Yılmaz Okumuş’a ait olan Sümela’nın Şifresi: Temel, yöresel kültürden mizah devşirme çabasında olan, gişe başarısı yüksek olma ihtimali bulunan bir komedi örneği.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları
(Sherlock Holmes: A Game Of Shadows)

 

Yönetmen: Guy Ritchie

Senaryo: Arthur Conan Doyle (Sherlock Holmes, Dr. Watson), Kieran Mulroney, Michele   Mulroney

Oyuncular: Robert Downey Jr., Jude Law, Noomi Rapace

Yapım: 2011 / ABD / 129 dk.

İngiliz suç filmlerinin ustası Guy Ritchie’nin yönetmenliğinde ünlü dedektif Sherlock Holmes ikinci kez beyazperdede arzı endam ediyor. Sherlock Holmes: Gölge Oyunlar’ınde (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows); Sherlock Holmes ve ortağı Dr. Watson Avusturya Veliahtı’nın ölümünden sorumlu tuttukları Profeför Moriarty’yi yakalamak adına Fransa’dan Almanya’ya uzanan bir serüvene atılıyorlar. Serinin ilk filmi, gayet tatmin edici bir çalışmaydı. Bu filmde senaristler değişmiş; Kieran ve Michele Mulroney çifti kaleme almış filmi. Sherlock Holmes: Gölge Oyunları, haftanın en eğlenceli seyirliği, aksiyon sevenler için tam bir biçilmiş kaftan.

Aşk ve Devrim

Yönetmen: Serkan Acar

Senaryo: M. Serkan Turhan

Oyuncular: Gün Koper, Ayberk Pekcan, Deniz Denker

Yapım: 2011 / Türkiye / 100 dk.

 

 

Gelecek Uzun Sürer’in bıraktığı yerden devrimsizlik sonrası melankolizmi devam ettiriyor Aşk ve Devrim. Serkan Acar bilindiği gibi ilk Özcan Alper filmi Sonbahar’ın yapımcısıydı. Bu sefer yönetmen koltuğunda kendi otuyor Acar. Sovyetlerin dağılmasından sonra ayakta kalmaya çalışan silahlı devrimci bir örgütün militanı Kemal, örgütteki arkadaşı Leyla’ya âşık olur. Ne var ki, her devrimci gibi Kemal de ölüme yazgılıdır. 18. Adana Altın Koza Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan Aşk ve Devrim, 90’lı yılların siyasal ikliminin nabzını tutan, Özcan Alper’in açtığı kanaldan ilerleyen siyasal alaşımlı önemli bir deneme.

Acımasız Tanrı

(Carnage)

Yönetmen: Roman Polanski

Senaryo : Roman Polanski ve Yasmina Reza (Yasmina Reza’nın God of Carnage adlı oyunundan)

Oyuncular: Jodie Foster, Kate Winslet, Christoph Waltz

Yapım: 2011 / Fransa, Almanya, Polonya / 79 dk.

Roman Polanski’nin yönettiği Acımasız Tanrı (Carnage), Yasamina Reza’nın Tony ödüllü oyunu God of Carnage adlı oyununun uyarlaması. Vededik Film Festivali’inde yarışma filmi olarak yarışan, fakat yalnızca Little Golden Lion kazanan film, aynı okula giden çocukları kavga eden Longstreet ve Cowan ailesinin yaptığı bir görüşmeye odaklanıyor. Başta medeni bir biçimde başlayan tartışma, sonrasında şirazeden çıkıyor ve şiddetli bir kavgaya dönüşüyor. İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından Vahşet Tanrısı ismiyle oynanan oyunun, efsane yönetmen Roman Polanski’nin elinden çıkma kara-komedi yorumunu mutlaka görmek gerek.

Mikrofon

(Microphone)

Yönetmen: Ahmad Abdalla

Senaryo: Ahmad Abdalla

Oyuncular: Khaled Abol Naga, Menna Shalabi, Yosra El Lozy

Yapım: 2011 / Mısır / 120 dk.

 

Daha önce programda bulunmayan, sürpriz bir şekilde vizyona gireceği açıklanan Mikrofon (Microphone) için yol filmiyle müzikal türünü harmanlayan bir film diyebiliriz sanıyorum. Ahmad Abdalla’nın yönetmenliğini yaptığı film, Amerika’da yaşayan Mısır asıllı Khaled’in, İskenderiye’ye yaptığı tarih ve sanat dolu seyahatini aktarıyor. Son dönemde trend halini alan şehir filmlerinden biri olarak da okunabilecek filmde ayrıca yaklaşmakta olan Arap Baharı’nın ayak seslerini az da olsa işitebilirsiniz. 2010 İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale Ödülü’nü kazanan film, tamamen Canon 7D ile çekildiğini belirtmeden geçmeyelim.

Alvin ve Sincaplar 3: Eğlence Adası

(Alvin and the Chipmunks: Chip-Wrecked)

Yönetmen: Mike Mitchell

Senaryo: Ross Bagdasarian ve Janice Karman (karakterler yaratıcıları) Jonathan Aibel, Glenn  Berger

Oyuncular: Jason Lee, David Cross, Justin Long

Yapım: 2011 / ABD /90 dk.

Zamanında ülkemizde de çok seyredilen Alvin ve Sincaplar’ın üçüncü sinema filmi Alvin ve Sincaplar 3: Eğlence Adası (Alvin and the Chipmunks: Chip-Wrecked), Alvin ve dostlarının bir geminin yanında oynarken, aniden kendilerini gemide sonrasındaysa ıssız bir adada bulmalarını konu alıyor. İlkin cennet görünen ada, yaratıkların ortaya çıkmasıyla birlikte bir cehenneme dönüşür. Yönetmenliğini Mike Mitchell‘ın üstlendiği filmin senaryosunu ise Kung Fu Panda‘nın da yapımcısı ve senaristleri olan Jonathan Aibel ve Glenn Berger yazmış.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin