Merhaba,

Geçen hafta bir altyapı değişikliğine gittik. Artık bültenlerimizi Mailchimp yerine Twitter’ın yakın zamanda satın aldığı Revue üzerinden gönderiyoruz. Tasarımda ufak tefek, mecburi değişiklikler oldu ancak kısa sürede bu görünüme de alışacağımızı umuyoruz.

Haftanın içeriklerine geçmeden önce sevdiğimiz dizilerin son durumlarına bakalım. Netflix, Pose’u 2 Mayıs’ta yayınlanacak final sezonuyla bitirmeye karar verdi. AMC ise aynı şekilde Killing Eve’i sekiz bölümlük bir sezonla sona erdirecek.

Daha acımasız kararlarsa şöyle: American Gods’ın dördüncü sezonu gelmeyecek, Jordan Peele’ın The Twilight Zone’u iki sezonun ardından, Amazon’un Truth Seekers’ı ise tek sezonun ardından iptal edildi.

Bridgerton ise daha ikinci sezonu çekilmeden üç ve dördü garantiledi. 🤔
Haftaya görüşmek dileğiyle.

Netflix
Netflix’e yarın yüksek bütçeli, fantastik bir macera dizisi geliyor. Leigh Bardugo‘nun tüm dünyada çok satan Grishaverse romanlarından uyarlanan Gölge ve Kemik / Shadow and Bone, yetim bir asker olan Alina Starkov’un savaş mağlubu ülkesini kurtarabilecek özel bir gücü keşfetmesiyle başlayan maceraları anlatıyor. Karanlıklar Diyarı’ndaki tehdidin büyümesiyle Alina, bildiği her şeyden uzaklaşarak seçkin bir büyülü asker ordusuna katılıyor.

Platformun yeni yerli dizisi Fatma, kayıp eşini ararken beklenmedik bir kaosun içine çekilen bir temizlik işçisinin yaşamını konu ediyor. Burcu Biricik ve Uğur Yücel‘in başrollerde olduğu gerilim yüklü diziyi salı günü izleyebilirsiniz.

Bugün yayına giren; Joe Penna’nın yönettiği, Anna Kendrick ve Toni Collette’in başrolde olduğu bilimkurgu filmi Kaçak Yolcu / Stowaway, Mars’a doğru yol alan üç kişilik ekibin, gemideki kaçak yolcu nedeniyle girdiği riski anlatıyor.

Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız yarın Netflix’e geliyor. Tanju Baran’ın filmle ilgili yazısı burada.

Ayrıca; bugünden itibaren Ang Lee’nin Will Smith’li klon aksiyonu İkizler Projesi / Gemini Man’i, çarşamba günüyse Danny Boyle’un Beatles aşığı tatlış filmi Yesterday’i izleyebilirsiniz.

MUBI

Öneri programımız kapsamında 1 arkadaşını bültenimize abone yapan herkese 1 aylık MUBI üyeliği hediye ediyoruz. Bu bağlantıdan abone olduklarına emin olduktan sonra detayları bizimle paylaşın ve üyelik kazanın. İşte MUBI’de haftanın filmleri:

23 Nisan Cuma: Wong Kar Wai seçkisinin bu haftaki filmi romantik bilimkurgu 2046. Gelecek hakkında yazdığını düşünen bir romancı, aslında geçmişi kaleme almaktadır. Yazdığı kitap 2046 senesine giden bir trenle ilgilidir ve oraya varanların tek arzusu, geçmişi yeniden yaşamaktır.

24 Nisan Cumartesi: İkinci Dünya Savaşı sırasında toplama kampına gönderilmemek için İranlı olduğunu iddia eden bir Yahudi’nin, hayatta kalmak için Farsça konuşmaya çalışmasını konu eden Umudun Dili / Persian Lessons, Ukrayna doğumlu Vadim Perelman’ın Almanca bir novelladan uyarlamış olmasıyla dikkat çekiyor.

27 Nisan Salı: Kapanış saatinde sinemaya giden bir grup genç, zamanda yolculuk yaparak Japonya’nın feodal zamanlarındaki ölümlere, Çin’le savaşa ve atom bombası düşmeden hemen önceki Hiroşima’ya şahit olur. 3 saatlik bilimkurgu Sinema Labirenti / Labyrinth of Cinema, savaş karşıtı mesajıyla öne çıkan ilginç bir yapım. Yönetmeni Nobuhiko Ôbayashi’yi 10 Nisan 2020’de kaybetmiştik.

MUBI’de yayınlanacak haftanın diğer filmlerini merak ediyorsanız tıklayın.

YouTube

beIN CONNECT

  • Başrollerini Kate Walsh ve Liam Neeson’ın paylaştığı, artık dürüst bir hayat yaşamak isteyen ünlü bir banka soyguncusunun başından geçen heyecanlı olayları aktaran Dürüst Hırsız / Honest Thief pazar günü beIN CONNECT’te.

IMDb Pro

Le Cinéma Club

  • Çinli-Amerikalı kuir bir karakterin hülyalı yolculuğunu resmeden Tavşan Tanrının Öpücüğü, Tribeca ve Outfest’te gösterilmiş 14 dakikalık bir kısa film.

NFB.CA

Çevrimiçi Festivaller
İstanbul Film Festivali’nin 40. yıl gösterimleri devam ediyor.

  • 22 Nisan: Şiddet Tekeli / Un pays qui se tient sage / The Monopoly of Violence. Yönetmen: David Dufresne / Fransa (Belgesel Kuşağı)
  • 23 Nisan: Aynalar / Spoguli / In the Mirror. Yönetmen: Laila Pakalnina / Letonya, Litvanya (Antidepresan)
  • 24 Nisan: Köstebek Ajan / El Agente Topo / The Mole Agent. Yönetmen: Maite Alberdi / Şili, Hollanda, İspanya, Almanya, ABD (Belgesel Kuşağı)
  • 25 Nisan: Sarayın Sessizliği / Les Silences du Palais / The Silences of the Palace. Yönetmen: Moufida Tlatli / Tunus (Çiçek İstemez)

Londra Kürt Filmleri Festivali; Süleymaniye, İstanbul, Moskova, New York gibi dünyanın farklı noktalarında Kürt sineması üzerine çalışmalar yürüten 10 film festivaliyle iş birliği yaparak Kürt sineması için bir ilki gerçekleştirdi. Aralarında Yılmaz Güney ve Kazım Öz‘ün eserlerinin de yer aldığı 100’den fazla film, festivalin sitesinde çevrimiçi ve ücretsiz olarak izlenebiliyor. Diaspora Kürtleriyle ana vatanları arasında köprü olmayı hedefleyen festivalin seçkisi, 27 Nisan’a kadar görülebilecek.

İçinde Yaşamak İstediğim…

Yeni bir yazı serisine başlıyoruz. Sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” sorduk ve aldığımız cevapları paylaşmanın zamanı geldi. İlk konuğumuz Murat Dural, seçtiği filmse Reha Erdem’den Korkuyorum Anne.

Reha Erdem’in 2004 yapımı Korkuyorum Anne’si, insan, birey ve erkek olmaya dair sorgulamalar içeriyor, dayanışma duygusuyla bir Yeşilçam filmi hissi yaratıyor. Bir çocukla, bir köpekle, esnafla, temizlikçiyle, kısaca herkesle arkadaş, herkese âşık olabildiğin, bütün mahallenin sıkı sıkıya bağlı olduğu bir evren yaratılıyor filmde. Burada, bu karnavalesk mahalle hayatında; lunaparklar, çatılar, martılar, polisler, yakın coğrafyaların arabesk şarkılarıyla beraber hayatın sertliğini, karmaşasını ve güzelliğini aynı anda hissediyoruz. Babadan korkanları, anneye sığınanları, denize açılmak, gökyüzüne çıkmak isteyenleri, deniz kenarında sırlarını, çıplaklıklarını rahatça konuşan kadın ve erkekleri izlerken sık sık “Keşke böyle insanların arasında olsam, bu tarz bir mahallede yaşasam” dediğim bir eser bu.

“atıptutuyorum” öneriyor

Kopenhag acil yardım masasında çalışan Asger’e gelen bir çağrı üzerinden şekillenen, görsel olarak tek, işitsel olarak birden fazla karaktere şahit olduğumuz, hayal gücümüzü kayış gibi esneten etkileyici bir film The Guilty (2018). Bulunduğu coğrafyanın soğuk ve ağır havasına çomak sokarcasına çekilmiş olan bu tek mekân filmi, her zaman karşılaşabileceğimiz türden bir iş değil. Hikâye tek mekanda geçmesine rağmen film bir aksiyon. “Çağrı merkezinde çalışan bir adamı 85 dakika izlerken ne seviyede bir aksiyonla karşılaşabiliriz?” dediğinizi duyar gibiyim. Demeyin öyle lütfen. İnsanoğlunun hayal gücü, en kral aksiyon filminden daha ihtişamlıdır. BUNU KENARA NOT EDİN. Bu atasözümsü cümleyle bitiriyorum, filmi izlemek isteyenler için adres BluTV. Sevgiler.

Kimler sever?
Marjinal bir aksiyon izlemek isteyenler.

Kimler sevmez?
Telefonla aranmaktan hoşlanmayanlar.

atıptutuyorum‘un diğer önerilerini Instagram sayfasından takip edebilirsiniz.

Her Hafta Bir Klasik İzle

Almanya sinemasının büyük isimlerinden Wim Wenders‘in, yazar Peter Handke ile beraber kaleme aldığı ve adına “şiirsel sinema” denilen tarifi zor türün en önemli örneklerinden kabul edilen filmi Berlin Üzerinde Gökyüzü (1987), fani yaşamlarımıza gökyüzünden bakış atan, etkileyici bir insanlık masalı. İnsan olmayı çekilebilir kılan tek şey aşktır diyen Wenders‘ın başyapıtında, hüzünlü duruşuyla yürek burkan Bruno Ganz ile düşmüş bir meleği canlandıracak en ideal kişi olan Peter Falk‘ı izlemek veya birkaç saniyeliğine de olsa -eserin ruhuna da denk düşen- Karlı Kayın Ormanı’nı işitmek gibi paha biçilemez deneyimler sizleri bekliyor.


Katkılarından dolayı Eralp Alper, Murat Dural, Ozancan Demirışık, Tanju Baran ve MUBI Türkiye’ye teşekkür ederiz.

Bültenin faydalı olduğunu düşünüyorsanız, dijital teşekkür kartı satın alarak katkıda bulunabilirsiniz. Paym.es altyapısıyla 10 TL, 25 TL ya da 50 TL destek vermek için sayılara tıklamanız yeterli.


HENÜZ YORUM YOK