Gök kubbe altında anlatılmamış aşk hikayesi kalmadığını düşünenlerden misiniz? Filippo Meneghetti’nin ödüllü ilk filmi Deux / Two of Us / İkimiz’e bir şans verin.

Madeleine (Mado) ve Nina Fransa’da eski bir apartmanda yaşayan iki kapı komşusu.

Filmin ilk sahneleri bize uyanmak üzere olan bir şehri gösteriyor. Alacakaranlıkta boş bir köprü, daracık bir sokak, nehir kenarında bekleyen boş sandalye, masalar ve daha sonra anlam kazanacak bir bank. Uyanmak isteyen bu şehir; uyanmak üzere bir insanın, göz kapaklarından süzülen ışığın imajlara dönüştüğünü görmek için hepsini açması misali, ışığı kucaklayarak yavaşça aydınlanıyor.

Saklambaç oynayan iki çocuk görüyoruz sonra. Mado’yu temsil eden beyazlar içindeki küçüğün peşinden koşan ve Nina’yı anımsatan siyah elbiseli kız, tam yakalayacakken doğaüstü bir şekilde arkadaşını kaybediyor. Ya da bir ağacın arkasında kaybolduğu için tamamen doğal bir şekilde; insan doğasının getirdiği bir hastalık ile. İlerleyen sahnelerde Mado’nun beyaz elbiseli kızı nehirde görüşüne ve Nina’nın rüyasında onu kurtarmaya çalıştığına da şahit oluyoruz. Birbirine tutunsun diye yaratılmış iki ruh ve beklemekten vazgeçtikleri yirmi yılın ardından yaşananların hikayesi bu.

Mado’yu ilk görüşümüz, kırışmasın diye boynuna krem sürerken oluyor. Yaşının farkında. Yataktan onu sessizce izleyen Nina da öyle. Birbirlerine aşkla bakıyorlar ve 70’ine merdiven dayamış kusurlu insan bedeni değil gördükleri. Yönetmen de birbirlerini gördükleri gibi görmemiz için onları, bedenlerini birer gölgeye dönüştürüyor bu sahnede ve sadece aralarındaki arzuyu hissetmemizi sağlıyor.

Sonra gün doğuyor ve saklambaç başlıyor. Mado kendinden, Nina Mado’nun korkularından ve ikisi birden toplumdan saklanıyor. Yepyeni bir hayat kurup, istedikleri kişiler olarak yaşamanın hayalini kuruyorlar bir yandan da. Roma’da kocaman balkonlu bir ev alıp, tanıştıkları şehre dönebilmek için çabalıyorlar. Bir arkadaş toplantısında birlikte özgürce dans ettiklerini hayal ediyorlar mesela ama bulundukları koşullarda bunu yapamıyorlar. Gitmeleri lazım. Bu düş sahnesini Mado’nun hayali gibi başlatıp Nina’nın uyanmasıyla bitiren yönetmen, iki kadının bağını yalın ve etkili bir şekilde tek sahnede anlatmayı biliyor.

Bu ve bunun gibi incelikle örülmüş görsel anlarla kuruyor filmini Filippo Meneghetti ve ilk uzun metrajında unutulmaz bir iş ortaya çıkarıyor. Mesela 10 ila 12.dakikalar arasında bir kapı metaforu var. Nina’yı evine alıp kapıyı kapatan Mado hemen sonra çocuklarının gelişini kapı açık bekliyor.

Mado, daireyi satıp Roma’ya yerleşeceğini çocuklarına bir türlü söyleyemiyor ve bu stresli dönemde kalp krizi geçiriyor. Oğlu Fred’le zaten araları bozuk. Sevmediği bir adamla 20 yıl geçirerek ömrünü harcasa da oğluna yaranamamış. Olsun, Mado hala o üzülmesin istiyor fakat büyüyemeyen erkekler, büyüyemiyorlar işte.

Mado asansörden indiğinde önce Nina’nın kapısına bakıyor, kendi kapısının ardına kadar açık olduğunu fark edemeyecek bir dikkatle hem de. Kuru temizlemeciden almayı unuttuğu kıyafetlerini nehirdeki suya bakarken hatırlıyor. Hem onu bekleyen tehlikeyi hem de zihninin yavaşlığını anlamamız için harika bir yöntem.

Kalp kriziyle eş zamanlı gelişen nörolojik problem planlarını alt üst ediyor. Birinci derece yakını olmadığı için ambulansa binemiyor Nina, haberleri hep Mado’nun kızından almak zorunda kalıyor ve Mado’nun hastaneye yatışıyla birlikte tek başına yaşama, karşı kapının ardındaki paravan eve dönüyor. Buzdolabını yeniden çalıştırıyor, tek kişilik yatağına çarşaf seriyor ve yalnızlıkla yüzleşiyor. Nina’nın eşyasız evi, Mado’suz bir hayatı düşünmediğinin kanıtı ancak söylenemeyenler yüzünden; Mado’nun hayatına saklanarak, kapı deliğinden gözetleyerek ya da rüşvet vererek dahil olabileceği bir sürece hapsoluyor.

Filmin ikinci perdesi 20 yıldır bu işi yapmakla övünen bakıcı ile sevdiğine kendinden başka kimsenin iyi bakamayacağını düşünen Nina’nın çatışması üzerine kuruluyor. Toplumsal baskıdan kişisel alanlarında etkilenmeyen kadınların arasına alt sınıftan bir düşman giriyor. İyileşme sürecinde Mado, Nina’yı görünce tepki veriyor, ortak anılarıyla zihni canlanıyor ve filmde önemli bir yer tutan şarkıyla heyecanlanıyor. Ortak şarkılarını duyunca istemsizce, dans etmek için ayağa kalkıyor mesela. Fakat bakıcı (sistem) bundan hoşlanmıyor. Parasını almaya (çarkların dönmesine) odaklamış bakıcı da bir diğer sorunları olup çıkıyor aşıkların.

Son yarım saati oluşturan üçüncü perdeyse Mado’nun cinsel kimliğini öğrenen çocuklarının yaptıklarıyla şekilleniyor. Eski bir fotoğraftan ortaya çıkan sır ve filmin zirve anlarından birini oluşturan “Mado’nun Nina’nın kapısını yumruklayıp kendini kollarına bırakması” ile başlayan bölüm; Mado’nun çocuklarına açılmakla ilgili endişelerini daha iyi anlamamıza olanak sağlıyor. Bir an önce kibarlığı minnetle karşılanan Nina, annesini sevdiğini öğrenen kızın gözünde düşmana dönüşüyor ve gösterdiği iyilik ile sevgi, uzak durulması gereken bulaşıcı hastalıklarmış gibi muamele görüyor. Mado’nun tek sağlam eliyle, dizlerinin üzerinde bavulunu toplamaya çalıştığı sahne ise bir diğer zirve. Kızın annesini “mutluluktan” korumaya çalışmasındaki saçmalığı toplumsal cinsiyet kodlarıyla okumak mümkün, anlamaksa değil.

Nina’nın bir gece vakti Mado’ya doğru görünmez bir güç tarafından çekildiği sahneyle ilişkileri ortaya çıkıyor ve Nina birçok sabahlar olduğu gibi sevdiği insanın yatağından kendi evine doğru acımasızca itiliyor. Mado konuşamadığı ve yasal olarak çocuklarına karşı duracak konumda olmadığı için aşkları uğruna mücadele de yine Nina’ya düşüyor. Bu noktadan sonra sinemanın unutulmaz güçlü kadınları arasına girebilecek Nina’nın savaşına şahit oluyoruz. Mado’yu bütün gün onunla ilgilenen Nina’nın elinden alıp ilaçlarla uyutarak ölmesini bekleyen bir huzurevine kapatacak kadar korkuyor eşcinsel aşktan çocukları (toplum). Nina’nın akşam yemeği sırasında gelip aşklarını anlatmaya çalışmasına karşı Fred’in onu polis çağırmakla tehdit etmesi ve Nina’nın “embesil” diye bağırıp camlarını kırması LGBTİ+ aktivizminin sokaklardaki yansımasına bir gönderme olarak bile okunabilir.

Son 15 dakikadaki “Prison Break” sekansı da filmin tüm bu duygu seli içerisinde, gerilimi ve seyircinin ilgisini maksimumda tutma başarısıyla sonuçlanıyor. Tombala oynarken çıkan sayılardan Nina’nın telefonunu hatırlayan Mado’nun gizlice gerçekleştirdiği yardım çağrısıyla başlayıp, demir kapıdan kaçışlarıyla sonuçlanan dört dakikalık bölüm; hapishaneden kaçış filmleri kadar heyecan verici. Birlikte olmak için para ve kıyafete ihtiyaçları olduğunu düşünen Nina’yı evde bekleyen sürprizse, birbirlerinden başka hiçbir şeye ihtiyaçları olmadığını, hoş olmayan bir yoldan (herkese) öğretiyor.

Üzmemek için 20 sene çocuklarına yalan söyleyen, kendi olamayan Mado’nun, kızının yüzüne kapıyı kapaması ve onlardan gelen şirin bir kedi bile olsa dışarıda bırakması, geç gelmiş bir doğru karar ve buruk bir mutlu son veriyor izleyiciye. Son sahnede, kapanış jeneriğinde sözlerini de okuma fırsatı bulduğumuz, sadece ikisinin duyduğu o hüzünlü şarkı eşliğinde, kırık dökük hayatlarının kalıntıları arasında dans eden Mado ve Nina’yı asla unutamayacağız sanırım.

Filmdeki şarkının Türkçe sözleri:

Benimle yaşayacaksın

Olağanüstü bir adada

Öyle bir dünya var ki orada

Masmavi bir dünya

Senin için yepyeni bir dünya

Yeryüzü, yeryüzü

Sınırsız bir yeryüzü

Ay Dede bize şans getirecek

Geleceğimiz olacak

Sen beni sevdiğin sürece

 

 

 

 

 

 

 

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin

HENÜZ YORUM YOK