Filistin’den Sevgilerle: Ömer (Omar)

omar afiş

Hiçbir ülke sineması beni Filistin sineması kadar heyecanlandırmıyor. Bölgenin insan hikâyelerini beyazperdeye yansıtan yönetmenler benim için her zaman özel bir yerde duruyor. Michel Khleifi, Elia Suleyman ve Hany Abu-Assad’ın çalışmaları Filistin’in için adeta bir görsel hazine görevi görüyor. Hany Abu-Assad bu hazineye Ömer (Omar) filmiyle bu yıl yeni bir eser daha eklemiş oldu.

rıza tersninjaRıza Oylum

Filistin’in bu yılki Oscar adayı olup ilk beş film arasına kalan Ömer, 2013 Cannes’da Jüri Ödülü almıştı. Filmekimi Festivali kapsamında ülkemizde de gösterildi. Film, İsrail sınırları içinde yaşayan Filistinli gençlerin yaşamlarına taptaze bir bakış atıyor. Üç yakın arkadaşın Batı Şeria’daki yaşamları, aşkları, ihanetleri ve olmazsa olmaz direnişleri Ömer’de izleyenlerine sunuluyor.
omar 2

Filme ismini de veren baş karakter Ömer; hemen her gün Batı Şeria’daki ayırıcı duvarı el yordamıyla geçerek arkadaşlarına ve arkadaşının kardeşi, sevgilisi Nadia’yla kavuşmaya çalışıyordur. Bu rutin uygulama sağından solundan geçen İsrail kurşunlarını da gündelik hayatın bir parçası haline getirmesini görürüz. Ömer ve iki yakın arkadaşının tek hedefleri vardır o da İsrail işgaline seslerini çıkarmak. Bu üçlü İsrail işgaline karşı silah talimleriyle direniş ruhlarını perçinlerler. Bir tüfek onların talim yapmasına yetiyordur. Ancak tek kadın birden çok erkek için tehlike çanlarının çalmasına vesiledir.

Omar 3

Silah talimlerinin sonunda bir İsrail askerini öldürmeyi başarırlar; ancak İsrail askerini öldürmenin bedeli ağırdır. En önemli bedelse ruhları ölmekten beter hâle gelmişlerle uğraşacak olmalarıdır. Ömer, hapishanede aşkın ateşiyle böceklerle dost olsa da işi hiç kolay olmaz. İsrail hapishaneleri kurtlar sofrasıdır. Ama umudunu kaybetmez. Dışarı çıktığında Ortadoğu’da ilişkilerin Osmanlı saray entrikalarından farksız olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. Oyun kırk türlü oynanıyordur. Dost bilinenler işbirlikçi; kusursuz Arapçalarıyla İsrail ajanları ise âdeta yoldaş gibidir.

 -omar-5

Ömer’in Batı Şeria’da karşı tarafa geçmek için tutunduğu halat, umutla tutunduğu hayatı simgeler. Umutlarını yitirmeye başladığında ise halata tırmanmak onun için fazlasıyla zordur. Yönetmen ise coğrafyadan umudunu yitirmediğini gösterir bize, Ömer’in yanına yanaşan yaşlı bir Filistinli omuz verir Ömer’in ağlayan umutsuz vücuduna.

omar1

Ömer bir aşk filmidir de. Bakışlarla, mektuplarla, şiirlerle, kuşatılmışlık ve umut arasına sıkışmış insanların aşkını resmeder. Film bizim için de tanıtık unsurlar barındırıyor. Sözgelimi kahve ikram edildiğinde Ortadoğulu olan bizler de biliriz ki bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Ancak dedikodular kahvenin hatırını yıkacak kadar güçlüdür artık.

Filmde Ömer’in ekmek fırınında çalışırken un misali biriktirdiği parasını, kendi evlenceği kadınla evlensin diye başkalarına vermek zorunda kalmasını izleriz. Modern bir Habil-Kabil hikâyesidir karşımızdaki. Klasik ve eskimeyen bir savaş… Hem insanlar hem de ülkeler arasında devam eden bir paylaşamama hikayesi.

omar_4

Filistin’in kuşatılmışlığını, işgalin insanlar üzerindeki etkilerini, dostluğu, kardeşliği ve kalleşliği yüzümüze çarpan bir yapım olmuş Ömer. Yönetmen Hany Abu-Assad, Alin Taşcıyan’a verdiği röportajda filmin öyküsünü anlatırken öykünün gerçekliğinin altını çizmiş;

Hany+Abu+Assad+Omar “İki yıl önce bir arkadaşım bana benzer bir öykü anlattı. Gizli istihbarat ajanlarının sırlarını öğrenip onları işbirliğine zorlamak için nasıl kullandığını anlattı. Tam filmi yapılacak öykü dedim! İyi filmler hep gerçek olaylara dayanır. Ayrıca böyle bir krizi de düşündüm. Herkesin sırları vardır, ben öyle bir durumda kalsam çıkış yolu bulamam! O zaman filmini yapmalıyım dedim!”

Filmin oyuncuları oldukça başarılı. Ortadoğu’da geçen filmlerde hemen herkesin terörist olduğu Hollywood filmlerinden sıkılanlar için şiirsel Arapçalarıyla ete kemiğe bürünmüş bu oyuncular, son derece gerçek bir tablo çizmişler. Güzel, yakışıklı, sarışın değil; kusurlu, insani ve sıradanlar.

Hany Abu-Assad’ın 2005’de çektiği Paradise Now büyük ses getirmişti. Altın Küre Ödülü’nü almış, Oscar yarışında ise aday gösterilmişti. İsrail’e intihar saldırısı yapmayı amaçlayan iki gencin psikolojisini beyaz perdeye taşıyan bu hikâye büyük tartışmalar doğurmuştu. Paradise Now, Filistin’e içten ve gerçekçi bir bakıştı. Terör ve işgal kavramlarının birbirinden ayrılamayacağını dosta düşmana göstermiş, âdeta sinemasal bir bomba etkisi yapmıştı. Yönetmen Paradise Now’da siyahların ve beyazların belirgin olduğu bir tablo çizmişti. Anlıyoruz ki yıllar geçip coğrafyadaki ilişkiler daha girift hâle geldikçe artık kim dost kim düşman giderek muğlaklaşıyor.

ortadoğu sineması

Ortadoğu Sineması kitabını hazırlarken Filistin Sineması bölümünü; “Hâlâ kişisel tecrübeler üzerinden gelişmeye çalışan bir sinema Filistin sineması. Büyüyebilmesi için de, en az diğer Arap ülkelerinki kadar imkânlara sahip olması gerekiyor. Sinema salonlarına, ekipmana ve finansmana… Ama her şeyden öte film çektiği için baskı görmeyeceği, uluslararası festivallerde isminin altında yazacak bir ülkeye ihtiyacı var bu yönetmenlerin.” diyerek bitirmiştim. Tekrar etmekten yüksünmeyelim.

 

 

omar afiş

Omar/ Ömer

Yönetmen : Hany Abu-Assad

Senaryo : Hany Abu-Assad

Oyuncular : Essam Abu Aabed, Foad Abed-Eihadi,

Adel Abu-Lasheen

Yapım : 2013, Filistin

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin