Haftanın Şuursuzu: HÜLYA AVŞAR

“Büyük olduğunu göstermek istiyorsan, sen kendi büyüklüğünü görmeyeceksin.”

TERSO NİNJA

“Sinemanın patronuyum ben. Hikayeler benim elimde hamur gibi yoğrulur ve ben istediğim şekle sokarım. O mertebeye ulaştığımı hissediyorum. Bana mesela ödül vermeye kalkmasınlar. Benden sonraki kuşağa ya da benim kadar film çekmemiş insanlara jüri üyesi olup benim oyunculuğumu değerlendirme hakkını vermiyorum. Bundan çok sene önceler değerlendirip bana ödül verebilirlerdi. Şimdi bana verilen ödülü hakaret olarak kabul ediyorum. Kim değerlendirecek benim oyunculuğumu? Atıf Yılmaz değerlendirsin. Ertem Eğilmez, Osman Seden değerlendirsin. Ama başka bir jüriye bu hakkı vermem. Yok çünkü öyle bir şansları, anlayamazlar. O sınıfı geçtim çoktan.”

Hülya Avşar

Ne yapıyoruz, elbette shuriken atıyoruz!


11 YORUMLAR

  1. Kadının söylemek istediği aslında ” Türkiye ” dışında heryerden ödül almayı kabul ederim olayı. Çünkü kendi sanatçılarımız bile bu ülkeyi küçük gördüğünden hepsi egosunu ve hırsını bu şekilde laflar sarfederek ortaya çıkartıyorlar. Aslında bırakın bu ülkenin sanatına yahut insanına hizmet etmeyi, kendileri için bile sanat yapamaz haldeler. Başarısız alt sınıftan sanatçılar yetiştirmek bu ülkenin kaderi olmuş. Ve sanat yapmak yada sanatçı olmaktan ziyade; öncelikle sanatla uğraşmak isteyen kişiler, sanatın ne için yapıldığını ve ne olduğunu bilmeleri gerekir. Son olarak:

    Hülya Avşar kendisini multi talent biri olarak görsede, aslında uğraştığı hiçbir işi tam tamına yapamayan birisidir.

  2. Hülya Avşar’ın juri başkanlığı tam bir komiklik…Ölen yönetmenleri önemsemiş; Atıf Yılmaz, Osman Seden, Ertem Eğilmez gibi. Güzel…Ama onlar öldü. Geri getirmek kabil değil.Ya Yaşayan MEmduh Ün, Ertem Göreç, Oğuz Gözen, Tunç Başaran, Safa Önal gibi usta yönetmenlere ne oluyor. Bunlarınn hepsi hayatta.Bunlar dururken sinemanın patronluğu ona mı kalmış.Hülya Avşar sadece iyi bir oyuncuydu. O da eski filmlerinde…Yeni filmlerinde iyi oyunculuğunu da sürdürememiş, kendini yenileyememiştir.İlle bayan olsun diyorsak ,Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ilk akla gelenler. Kültür düzeyleri çok daha yüksek seviyededir. Üstelik Türkan Şoray yönetmenlik de yapmıştır. Bunları göz önüne alırsak Hülya Avşar’ın juri başkanlığı tam bir fiyaskodur. Bu gidişle bu işler( nane nane) Ajdar’a kadar uzanır…

  3. Hülya Avşar’a bir çift sözüm var. Altın Portakal film festivali jüri başkanlığı, televizyonlardaki çeşitli şaklabanlıkların yapılığı yarışma programlarının jüriliğine benzemez.Lütfen herkes dikkatli olsun, bu hassas konuları sulandırmayalım.

  4. Hülya Avşarın juri başkanlığıyla Antalya’nın portakalının suyu çıktı. Bir ülkede, sanatın değeri bu kadar düşürülemez. Kadının kapasitesi, ivedik gibi gaz çıkarmalı geğirmeli filmleri beğenmesinden belli!

  5. Hülya avşar mükemmel bir kadın onun yerinde olmak isterdim hatta o olmak isterdim.Türkiyenin en güzel ünlülerinden ayrıca belirtmek isterim ki 49 yaşında bir kadın için gerçekten fazlasıyla güzel ve çokta çekici.O nu eleştirenleri pek anlamıyorum ve katılmıyorum. Yukarıdaki yazıyı okudum o sadece ödülleri eleştiri olarak algılayan biri ve böyle düşünenlerde çok. 🙂

  6. Hülya Avşar, juri olarak çok doğru bir seçim yaptı. Seçtiği film çok iyi, barışçıl, insıancıl bir filmdi.Herkesi şaşırttı, tebrikler.

Seyda heves için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Please enter your comment!
Please enter your name here