Elvis Presley

John Lennon bir zamanlar, “Elvis’den önce hiçbir şey yoktu!” demişti. Gerçekten de Lennon’ın bu beş sözcüğü, Elvis Presley’in müziğe, Amerikan tarzı hayata olan etkilerini çok iyi özetliyordu. Tüm dünyada sadece ilk adıyla tanınan ender sanatçılardan olan Elvis, 20. Yüzyıl müziğinin ve popüler kültürün en önemli simgelerinden biri.


O sadece Amerikan müziğinde değil, aynı zamanda film ve moda dünyasında, cinsiyet, sınıf ve ırklar arası ilişkilerde de devrim yaratmıştır. Bu değişimler bazı insanları öyle tedirgin etmiştir ki, muhafazakar kesim Rock N’ Roll müziğini tehlikeli ve ahlaksız olarak adletmiştir. Nottingham Pederi Albert Carter’ın o günkü sözlerine kulak verin. “Rock’n şeytanın dansının yeniden doğuşudur.Kendini seksi, kanunsuzluğu provoke ederek ortaya koyacak, ruhsal dengeyi bozacak ve evliliğin kutsallığını yok edecek.”

Elvis tüm dar kafalı muhaliflere rağmen rağmen, Rock N’ Roll, Country ve Gospel olmak üzere üç müzik türüne ait Yıldızlar Geçiti’ne (Hall of Fame) adını yazdırabilmiş tek sanatçı oldu. Dünyada albüm listelerine en fazla albüm sokma (40), en fazla altın ve platin plak ödülü alma (139) rekoru, gelmiş geçmiş diğer tüm müzisyenleri ve grupları geride bırakarak dünyanın en çok satan sanatçısı olma ünvanını kazandı. Öylesine sevildi ki, bugün bile dünya çapında halen aktif durumda ve gelmiş geçmiş tüm sanatçılarınkinden çok daha fazla fan kulübe sahiptir.

Tüm bunların başlangıcında ise, anne babasının tüm kalbiyle bisiklet isteyen küçük Elvis’e yaşgününde daha ucuz olduğu için (13 dolar) gitar alması gibi ilahi bir rastlantı vardır. Bir diğer ilahi olay ise Elvis’in ikiz kardeşi Jessie’nin doğum sırasında ölmesidir. Ölen Kral da olabilirdi. Acaba ikiz kardeşi Elvis’le aynı yeteneklere ve kadere sahip miydi?

Elvis PresleyElvis’in ilham verdiklerinden bazıları sonraki nesillerin rock’n roll yıldızları oldular. John Lennon Heartbreak Hotel’i Luxembourg Radyosu’nda duydu. “O andan sonra hiçbir şey benim için aynı değildi.” Bob Dylan That’s All Right Mama’nın duyarlılığından ve gücünden olduğu yere mıhlanmıştı. Bruce Sprinsteen onun katıldığı Ed Sullivan TV Show’larından birini görür ve annesine “Ben de onun gibi olmak istiyorum,” der. Morissey bile duvarında onun bir posteriyle büyümüştü.

Elvis Presley’in ciddi bir de sinema kariyeri var tabi. Bu kariyerle ilgili değerlendirme yazısını ise işin bir uzmanından, ELVISTURK Fan Kulüp Başkanı Korkmaz Uluçay‘dan okuyalım.

Elvis, müzik alanında şöhreti yakalar yakalamaz, karizmatik kişiliği ve yakışıklı görünümü nedeniyle Hollywood’un da dikkatini çekmişti. Yakışıklı idollerini beyaz perdede de görmek isteyen gençler, çok beklemek zorunda kalmadılar ve 1956’daki ilk filmi “Love Me Tender” ile bu arzularına ulaştılar. Filmlerinde söylediği şarkılardan oluşan soundtrack plaklarının da çok satması, Hollywood’un, Elvis için başarının yanında çok da kârlı bir alan olarak nitelenmesine yol açtı. 1958’de askere gidene kadar toplam dört film çeviren Elvis’in özellikle “King Creole”de gösterdiği başarılı performans, birçok eleştirmen tarafından beğenilmiş ve “şarkı söylemenin yanında rol da yapabiliyor” demelerine neden olmuştu.

Askerden döndükten sonraki ilk filmi “G.I. Blues”un büyük başarısı, sinema dünyasının Kral’ı beklediğinin de göstergesi olmuştu adeta. Daima ciddi bir aktör olma isteğini dile getiren Elvis, bunu “Flaming Star” ve “Wild in the Country” filmlerinde gerçekleştirme şansı bulsa da, maalesef bu iki filmin gişe başarısının G.I. Blues kadar iyi olmaması, bu arzusuna ulaşmasına engel oldu. 1961’deki “Blue Hawaii”, müthiş hasılatı ile, izlenecek yöntemle ilgili olarak son noktayı koydu: “Elvis’e güzel mekanlarda, güzel kızlarla bol şarkılı filmler çevirtilecek ve bunların soundtrack albümleri çıkartılacaktı.” Film hasılatını olumsuz etkiler diye konserlere son verildi. Filmler iyi para getirmesine rağmen senaryolar son derece sıradan olmaya başlamıştı. Hollywood yapımcıları “Elvis Filmleri”nden kazandıkları parayla büyük prodüksiyonları gerçekleştiriyorlar, ama bu paraları kazanmalarını sağlayan Elvis’i sıradan filmlerde oynatıyorlardı. Frank Sinatra gibi, şarkıcılığın yanında iyi de bir aktör olmayı hayal eden Elvis’e Hollywood bu şansı hiçbir zaman vermedi. Üstelik menajeri Albay Parker, yaptığı uzun süreli kontratlarla elini kolunu bağlamıştı. Elvis 60’lı yıllarda ortalama yılda 3 film çevirdi ve o zamana göre büyük hasılatlar elde etti.

İstemediği filmlerde oynamaktan çok sıkılan Kral, sonunda gidişatı değiştirdi ve 1969’da tekrar sahnelere döndü. Ama film sözleşmelerinden doğan sorumlulukların sona ermesi için 1970’e kadar beklemesi gerekti. 31 Hollywood tarzı filmde rol alan Elvis’in son iki filmi ise belgesel nitelikli olan “That’s the Way It Is” ve “On Tour” oldu.

Elvis PresleyBugün, şarkılar açısından adeta birer klip niteliğinde olan, ailece hoşça vakit geçirebileceğimiz filmleri seyrederken, bir yandan, reddedilen “Midnight Cowboy”, “A Star Is Born” gibi filmlerde oynasaydı acaba nasıl olurdu?” diye hayıflanıyor, bir yandan da geriye görsel açıdan büyük bir miras bırakan Kral’ı sevgiyle anıyoruz.

Not: Herkesin en azından çok sevdiği bir ya da birkaç Elvis şarkısı vardır. Elvis’i anmak için ister o şarkıları, ister bu kısa yazıya destek olacak biyografik bir ayrıntıyı gönderin bize.

Elvis Presley Filmografi:

1-Love Me Tender (Twentieth Century-Fox, 1956)
2-Loving You (Paramount, 1957)
3-Jailhouse Rock (Metro-Goldwyn-Mayer, 1957)
4-King Creole (Paramount, 1958)
5-G.I. Blues (Paramount, 1960)
6-Flaming Star (Twentieth Century-Fox, 1960)
7-Wild in the Country (Twentieth Century-Fox, 1961)
8-Blue Hawaii (Paramount, 1961)
9-Follow That Dream (United Artists, 1962)
10-Kid Galahad (United Artists, 1962)
11-Girls! Girls! Girls! (Paramount, 1962)
12-It Happened at the World’s Fair (Metro-Goldwyn-Mayer, 1963)
13-Fun in Acapulco (Paramount, 1963)
14-Kissin’ Cousins (Metro-Goldwyn-Mayer, 1964)
15-Viva Las Vegas (Metro-Goldwyn-Mayer, 1964)
16-Roustabout (Paramount, 1964)
17-Girl Happy (Metro-Goldwyn-Mayer, 1965)
18-Tickle Me (Allied Artists, 1965)
19-Harum Scarum (Metro-Goldwyn-Mayer, 1965)
20-Frankie and Johnny (Metro-Goldwyn-Mayer, 1966)
21-Paradise, Hawaiian Style (Paramount, 1966)
22-Spinout (Metro-Goldwyn-Mayer, 1966)
23-Easy Come, Easy Go (Paramount, 1967)
24-Double Trouble (Metro-Goldwyn-Mayer, 1967)
25-Clambake (United Artists, 1967)
26-Stay Away, Joe (Metro-Goldwyn-Mayer, 1968)
27-Speedway (Metro-Goldwyn-Mayer, 1968)
28-Live a Little, Love a Little (Metro-Goldwyn-Mayer, 1968)
29-Charro (National General Pictures, 1969)
30-The Trouble with Girls (Metro-Goldwyn-Mayer, 1969)
31-Change of Habit (Universal, 1969)
32-Elvis – That’s the Way It Is (Metro-Goldwyn-Mayer, 1970)
33-Elvis on Tour (Metro-Goldwyn-Mayer, 1972)

9 YORUMLAR

  1. "love me tender" var ya.. en çok sevdiğim elvis presley şarkısıdır.. dinlemek herzaman anti depresan etkisi verir bana.. harikuladedir..

    norah jones da çok tatlı söyler bu şarkıyı.. diğer tüm şarkıları gibi yakışmıştır sesinin tınısına.. arabada çok dinlerim bu şarkıyı.. ezbere bilirim..bağıra bağıra söylerim bazen.. hiç aldırmam yandan geçip bana bakan insanlara.. "love me tenderrrr.. love meeee long..

    take me to your heartttt…for it's there that i belooong..

    and we'll neverrrr partttt." nasıl sıcacıktır.. nasıl ısıtır insanın içini.. bayılırım..

    peki .. birbirini deli gibi seven iki kişinin,çılgın,komik bir filmi olduğunu düşündüğüm"vahşi duygular" da yılan derisi ceketiyle nicolas cage'den dinlediniz mi hiç "love me tender"ı bilmiyorum.. üstelik aktörün kendi sesiymiş.. ben inanamadım.. harikaydı..

    işte böyle..

    ( konu ile ilgili yazmaya gayret sarfediyorum.. gerçekten..konu dışına çıkmamışımdır umarım.. konu elvis ti .. ben gene özelleştirmedim değil mi.. off.. neden içimden geldiği gibi yazamıyorum..

    tamam.. adımı degiştirdim.. never'ın okunuşu benim adım.. belki neva değil diye önyargılı bakmaz Landlord'a da bu yazım onaylanır diye düşününüyorum.. yaşasın.. bu iyi fikir!!!)

  2. dün gece bir rüya gördüm.. durun durun.. acele etmeyin.. yemin ederim.. yazacaklarım yukarıdaki yazı ile ilgili..gece yarısına doğru yukarıdaki yazıyı okudum.. sonra.. hani bazen haşmet babaoğlu der ya.. mutedil dalgalar gibi ruhum..bir tarafım yaz diyor.. diğer tarafım yazmaya direnmekte.. biraz ürkek..çekingen.. yorumumu yazdım.. yolladım..yönetici onayı bekliyor yazıyor ya.. ben de bekledim.. biraz daha bekledim..ee.. yorgunum tabi.. beklerken uyumuşum..sonraaaa…

    üzerimde bembeyaz ninja kıyafeti var.. sadece gözlerim görünmekte..tül gibi kanatlarım var.. uçuyorum.. gökyüzünün enginliklerinde.. aa.. o ne.. karşımda gözlerinde küçük yuvarlak gözlükler.. mustehzi.. john lennon gülümsemekte.. yoko ono duymasın.. yanında iki huri kızı.. güzeller güzeli.. saçları topuklarda.. allah gecinden versin ama biri nedense norah jones’e benzemekte..bakıyorum.. arkadan.. eski ince halinde.. saçlar jöleli.. boynunda gitar.. Elvis Presley gelmekte.. Önümü kesiyorlar:

    – dur.. diyorlar.. dur.. senin için daha erken..dön geri.. yaz.. diyorlar.. yaz.. içinden geldiği gibi..

    gülümsüyorum.. yüzüm görünmüyor ama gülümsediğimi hissediyorum..arkamdan hepbirlikte love me tender ı söylüyorlar.. müziğin ritminde kanat çırpıyorum.. sevinçle yeryüzüne iniyorum..

    şimdi artık odamdayım.. masada.. önümde labtobım var.. ekranda tersninja..yazmak istiyorum.. sanki klavye ile parmaklarım arasında görünmez bir perde var.. tuşlara basamıyorum.. uğraşıyorum.. uğraşıyorum..

    olmuyor..

    sırtımda tatlı bir ürperti hissediyorum.. dönüp bakıyorum.. yanımda.. ayakta.. tepeden tırnağa simsiyah ninja kıyafeti içinde biri durmakta.. kadın mı.. erkek mi.. güzel mi.. çirkin mi.. çinli mi iskandinav mı.. anlayamıyorum .. çünkü sadece gözleri görünmekte.. elinde samuray kılıcı şeklinde kalem var.. kılıcı üç kez başıma dokunduruyor..

    – yaz.. diyor bana.. yaz..emir büyük yerden.. haydi.. tamam.. istediğin gibi yaz..

    sanki birdenbire klavye ile parmaklarım arasındaki görünmez perde kalkıyor ve yazmaya başlıyorum…

    “ dün gece bir rüya gördüm..”…

    rüya yorumlamayı hiç bilmem.. allah allah.. nedir şimdi bu.. hayırlar getirir inşallah..

  3. Elvis Presley 1935 doğumlu.Biz 2008 deyiz. 73 yıldır yaşıyor Elvis. Biz ona nasıl ölmüş deriz?

    En sevdiğim şarkısı.. " Always On My Mind "

  4. Elvis, Dünya'nın şu ana kadar gördüğü en büyük müzisyendir. Şarkıları her zaman güzel olmuştur. Sanırım ben de dahil, şimdiki gençlerin hepsinin çok sevdiği 4-5 tane Elvis şarkısı vardır. Elvis'in anlatıldığı bu yazı için de tersninjaya teşekkür ediyorum. Bence eğer Elvis'i seviyorsanız elvistürk fan club sitesine de bir göz atın.

  5. Elvistürk fan club'e girip bakınca etkilenmemek mümkün değil. Bu kadar donanımlı bir fan club nedeniyle başkan Korkmaz Uluçay'ı tebrik etmek lazım.Müziği eşliginde Elvis'in özelliklerini okumak çok iyi geldi. Teşekkürler.

  6. Bugün bir çok insanın, hatta elvisinistanbul sitesinin kurucusu Engin Öznoyan'ın bile 1980'lerde tanıştığını itiraf ettiği Elis Presley ve onun müziği ile 1971-1972 sürecinde tanışmış, 46 yaşına gelmiş, ölümünden önce en az 100 parçasını bilinçli bilinçsiz dinleyerek kulak dolgunluğu edinmiş, büyük sanatçının bu dünyadan ayrıldığı 1977 ile 1978-79 sürecinden itibaren gayet bilinçli şekilde Elvis Presley dinlemiş, onu tanımış, büyükleri 1972 New York konserine katılmak amacıyla ABD'ye gitmiş bir çevrenin mensubu olarak demem gerekir ki, Elvis Presley dünyaya yeni bir müzik ve eğlence kültürü armağan etmiş, gençliği yeni bir meşguliyetle tanıştırmış tüm zamanların en büyük sanatçısıdır.

    Hayatını yıllar içinde incelediğimde son derece rafine bir kişiliğe sahip olduğunu da öğrenmiş oldum. Sevgiyle yad ediyorum.

  7. BEN TÜRKIYE CUMHURIYETI’NIN VE ORTADOĞU’NUN ILK RESMI ELVIS FAN CLUB’I ELVIS IS IN ISTANBUL NOW (www.elvisinistanbul.com) ‘IN YÖNETIM KURULU ÜYESIYIM. HERKESIN ELVIS HAYRANI OLMASI IÇIN SEBEP VAR. KIMIS DANSINI KIMISI TARZINI KIMISI FILMLERINI KIMISI 50LER 60LAR 70LER DÖNEMLERINI SEVER KIMISI ROCK AND ROLL KIMISI SLOW SEVER.BIZIM TARZIMIZ FARKLI.. BIZ ELVIS’I SEVIYORUZ.SAYGILARIMLA,
    TEDDY

CEVAPLA