Bana Onun Portre-sini Getirin

Tanımadan geçmiyoruz, beyler!

“Filmlerimi izlerken tuvalete gidebilir, sigara molası verebilir, dolaşıp gelebilirsiniz ve hiçbir şey kaçırmazsınız.” Yukarıdaki sözlerin dışında “Bir gün herkes 15 dakikalığına meşhur olacak” deyişinin de...

Ertekin Akpınar imzalı 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı kitapta yer alan bu röportaj 8 Eylül 2004 tarihinde Mine Film'de yapılmıştır.

20. yüzyılın 21.yüzyıla hediyesi , dünyanın gelmiş geçmiş en iyi gitaristlerinden olan Gary Moore'u etkileyici uzun gitar soloları, insanın kanını kaynatan hard rock parçaları ve en romantik anılarımıza eşlik eden duygusal şarkıları ile hatırlamak üzere yolcu ettik.

John Carpenter bugün sinema tarihinin en çok taklit edilen, en çok ilham alınan, en çok gönderme yapılan yönetmenlerinden biri.

Stanley Kubrick, 16 yaşında mezun olduğu William Howard Taft Lisesi'nin ardından, dönemin ünlü dergilerden Look’a kadrolu fotoğrafçı olarak dahil olur. Dergide çalıştığı yıllar, ABD’yi baştan sona bir kaç kez dolaşma olanağı sağlayacaktır. Hatta bir rivayete göre, hiçbir zaman üniversite eğitimi almamasına karşın, saygın okullarda -aralarında Van Doren ve Hadas da olmak üzere- tanınmış profesörlerden ders alma fırsatı bulur.

Ertekin Akpınar imzalı 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı kitapta yer alan bu röportaj 8 Eylül 2004 tarihinde Mine Film’de yapılmıştır.

Ali Atay’ın televizyondan hala korktuğunu düşünenler olabilir pekala. Çünkü Leyla ile Mecnun’un en şaşaalı günlerinde bile onu herhangi bir TV programında konuk olarak görmedik.

Martin Scorsese’nin yönettiği film 4 dalda Oscar’a aday gösterilmiş ve Cannes’da Altın Palmiye’nin sahibi olmuştu. Robert De Niro’nun sinema tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri olan Travis Bickle’ı yarattığı filmi seyretmeyenler bile onu ayna karşısında tekrarladığı cümleye aşinadır: “Are you talking to me?”

1967 de Amerika turnesine çıkan Pink Floyd, turnenin ilk ayağı olan San Francisco konserinde Syd de vardır. Konser başlar, Syd sahnede öylece kalakalır. Acid ile iyice mahvolmuş beyin hücreleri hiçbir şeye yanıt veremez durumdadır. Ne gitarını çalar, ne de şarkılarını söyleyebilir. Artık iyice kararmış gözlerini seyircilerin arkasındaki bir noktaya dikip öylece bakar. Bu, son sahne alışıdır Pink Floyd’la.

Fıkra gibi. Bir komşuları vefat edince hanımı İlyas Salman’a, “yürü kalk cenazesine gidelim,” demiş. “Yok,” demiş Salman, “Dirisini sevmezdim, ölüsünü mü seveceğim.” Hanımı ısrar etmiş, gitmişler. Cenaze namazında hoca sormuş “merhumu nasıl bilirdiniz” diye. Herkes adet olduğu üzere “iyi bilirdik” derken, Salman bağırmış: “kötü bilirdik!”

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez Ses dergisinin açtığı yarışmalarla kamuoyunun karşısına çıktılar. Kimisi Sinema Artisti Yarışması’nın, kimisi Kapak Yıldızı Yarışması’nın birincisi olmuştu.
Ad