Kinli değil Kınlı Samuray: Saya-Zamurai (Scabbard Samurai)

Nihayet 2011’in de sonuna geldik. Yılın son yazısını sevdiğim bir komedyene ayırıyorum. Daha önce bu sayfalara Dai Nipponjin (Big Man Japan) adlı filmini konuk ettiğim Hitoshi Matsumoto’nun son filmi Saya-zamurai (Scabbard Samurai) kısaca kılıcını bırakmış bir samurayın seppuku’ya (harakiri) zorlanmasının hikâyesi.

 Tuğba Keleş

Dijital dünyanın sinema sevgisini değiştirdiği hepimizin malûmu. İstediğimiz her film elimizin altında çok şükür ama zevkimin kıytırıklığından mıdır nedir, tam olarak bilemeyeceğim, benim için uzaklardan bu filmleri bulmak o kadar da kolay değil! Misal, işte söz konusu bu filmi, altyazısız, kulağımın Japoncaya döndüğü kadar seyrettiğimden, bazı noktalarda filme bön kaldığımı eklemeden vicdanım rahat etmez. Çok şükür film, daha doğrusu Matsumoto’nun komedi anlayışı, çok fazla söz üzerine değil de filmin özünü algılamak o kadar zor değil.

 

Samuray Kanjuro Nomi, karısının ölümünden sonra kılıcını ve samuraylık mesleğini bir kenara bırakır. Belinde yalnızca kılıcının kını ve arkasında küçük kızı ile kendini yollara vurur. Yolda eksantrik tipler tarafından sürekli olarak saldırıya uğrayan Nomi, en sonunda bir daimyô tarafından ele geçirilir ve seppukuya zorlanır. Başı daha önce de belirttiğim gibi eksantrik tiplerden kurtulmayan artık ronin olmuş samurayı hapseden daimyo, hasta oğlunu güldürmesi karşılığında Nomi’ye hayatını bağışlayabileceğini söyler. Nomi’nin yapması gereken tek şey önündeki 30 gün içinde oğlanı güldürmek için bir yol bulmasıdır.

Kanjuro Nomi, küçük kızı ile kaldığı hapishanede, hasta oğlanı güldürmek için tuhaf şeyler yapmaya başlar. Kısa süre içerisinde adamın bu tuhaf gayretini gören, onu hapiste gözetim altında tutan iki samuray, Nomi’ye ve küçük kıza yardım etmek için kolları sıvar. Nomi 30 gün boyunca yapmadık şey bırakmaz. Kendini topa koyup denize fırlatmak ya da alevlerle sarılı bir çemberin içinden aslan misali atlayarak geçmek gibi bir sürü abuk şey dener ama her seferinde gülmeyen oğlan hasebiyle seppukuya bir adım daha yaklaşır. Küçük kız, başlarda samuraylığı bırakan babasına karşı büyük bir kızgınlık duyarken, o da yavaş yavaş babasının “yolunu” kavramaya başlar. Zira samuray olmak, yalnızca kılıç sahibi olmak demek değildir.

Yönetmen ve oyuncular bir arada

30. gün yaklaştığında kendisinin “şaklabanlıklarını” izlemek için dizilen seyircilerin alkışlarını almayı başarırken, aynı başarıyı hasta oğlandan da alabilecek midir? İşte o filmi izlemek isteyenler için sürpriz olarak kalsın.

Saya-Zamurai, Hitoshi Matsumoto’nun üçüncü filmi. Ama ilk iki filminde olduğu gibi, göründüğü bir sahneyi saymazsak, bu filmin oyuncu kadrosunda yok. Açıkçası ilk filmi Dai Nipponjin ve ardından gelen Shimboru (Symbol) filmlerini göz önüne aldığımda, Saya-Zamurai’yı komedi açısından biraz hafif buldum. Öte yandan bu filmin, ilk ikisinin yanında daha fazla seyircinin ilgisini çekeceği çok açık. Filmde yer alan küçük kızın ise bu durumdaki katkısı çok büyük. Hitoshi Matsumoto, Saya-Zamurai’da komedi anlayışını en iyi finalde göstermiş bana kalırsa. Yine de üç film içerisinde benim bir numaram 2009 tarihli olan Shimboru (Symbol). Matsumoto orada doğum, yaşam ve ölüm üçgenine kendi perspektifinden bakışını, bu filmde daha “sıradan” bir durum göstererek kullanmış. Sonuç olarak beklediğim Matsumoto filmi bu değildi ama ‘Matsumoto ne çekse seyrederim’cilerden biri olarak buna da şükür diyorum.

Saya-Zamurai  (ScabbardSamurai)

Yönetmen: Hitoshi Matsumoto

Senaryo: Mitsuyoshi Takasu, Tomoji Hasegawa, Hitoshi Matsumoto

Oyuncular: Takaaki Nomi, Kauzo Takehara, Sea Kumada, Ken Okada

Yapım: 2010, Japonya, 103 dk.

 

 

 

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin