“Kutup Macerası” (“Operasjon Arktis”): Kutupta Tek Başına

19719386056_059614e5b7_oNorveçli kadın yönetmen Grethe Bøe-Waal’in ilk uzun metrajı Kutup Macerası (Operasjon Arktis), daha çok 8-15 yaş aralığına hitap eden, adından anlaşılacağı üzere bir macera filmi. Sinemacı ağzıyla söyleyecek olursak, ‘hayatta kalma’ (survivor) filmi olarak anılıyor bu tür. Fakat Grethe Bøe-Waal’in Leif Hamre’nin romanından uyarladığı Kutup Macerası‘nın Norveç yapımı olmasına rağmen daha çok b-yapımı bir Hollywood prodüksiyonunu andırdığını söyleyebiliriz sanırım.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Norveç’in kuzeyindeki Spitsbergen adasında geçiyor hikaye; neredeyse Kuzey Kutbu bu nokta. Babaları bu bölgede çalışmalar yapan üç kardeş, en küçüklerinin diretmesiyle bir helikoptere kaçak olarak binip bu bölgeye yolculuk ediyorlar. Küçük kaçaklar bir de üstüne bu adaya geldikleri helikopteri kaçırmasınlar mı yanlışlıkla! Bak sen şu haylazlara! Tabii kalakalıyorlar bunlar Kuzey Kutbu’nda tek başlarına.

İş bu Kutup Macerası aslen bu kaçakların hayatta kalma ve kurtarılma serüvenlerini konu alıyor esasen. Dramanın aksiyonları da ona göre ölçülüp biçilmiş; önce telsizlerini bulan karakterler, sonra bu telsizi –küçük kız kardeşin işgüzarlığıyla- kaybediyorlar, sonra tekrar bu telsize ulaşıyorlar vs. Tabii bu tip gelgitler, filmin hitap ettiği izleyici profiline göre gayet iyi örülmüş. (Açıkçası bu klasman dışına pek ilgi çekici gelmeyebilir film, bunu belirtmek gerek.) Dur durak bilmeyen bu heyecan dalgası tahmin ettiğiniz gibi bitiyor haliyle.

19557363228_be96720f1b_o

Kaçakların başına bu belaların “baba”nın ailenin yanında olmayışı yüzünden gelmesi filmin ideolojisini inceden açığa vuruyor zaten en başta. Sonra da bu temelin üzerine argümanlarını üst üste bindiriyor film; küçük kız kardeş tarafından ablasına sık sık yöneltilen suçlama geliyor ardından ama filmin deyiş yerindeyse tüy diktiği yer ablanın vejetaryenliği hakkında yaptığı kaba açılım. Filme gelen çocuklara “et yemeyi sakın ha bırakmayın” mı diyor Kutup Macerası? Veyahut da insanoğlunun doğasının etçil olduğunun mu altını çiziyor, ben pek anlayamadım açıkçası.

Kutup Macerası, yukarıda saydıklarımı görmezden gelebilirseniz şayet seyir zevki hayli yüksek bir iş… Özellikle dramanın dikiş izlerini perdeleyen kurgusu gerçekten dikkat çekici. Öyle pek azametli sahneler yok filmde, bir Roland Emmerich filmi beklemeyin yani. Bunla birlikte pastoral olarak da doyurucu olduğunu ifade etmek mümkün filmin; doğanın güzelliğini ve gücünü her an duyumsuyorsunuz perdede. Gene de ben neredeyse bir asır önce çekilen 1922 yapımı Kuzeyli Nanook‘u (Nanook of the North) tercih ederim.

***

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin