BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Festival

Berlinale Günlüğü: Letters From Planet Mars

Yoğun çalışma saatleri, bitmek bilmeyen sorumluluklar ve ardı arkası kesilmeyen yeni yeni sorunlar… “Modern” toplumun parçası hemen her şehirliye tanıdık gelen bir durum. İnsanı ya depresyona ya da Amerikalıların breakdown dediği çöküşe iten bir program. Kaçınılması zor bu sonu ertelemek ise insanoğlunun savunma mekanizması, hem kendi hem de çevresindekiler için toplumda var olmayı sürdürmesi için bir mecburiyet.

201613696_1 “Letters From Planet Mars” (Des nouvelles de la planète Mars) başrolde Fransa sinemasının başarılı oyuncularından François Damiens’in (Türkiye’de en son “La Famille Bélier”de izleğimiz) yer aldığı bir komedi. Modern toplum içinde sıradan bir hayatı olan boşanmış bir babanın başına gelen akıl almaz problemleri anlatan filmin yönetmenliğini Dominik Moll üstleniyor.

Modern toplum çerçevesi içinde bir insanın yaşayabileceği en uçarı sorunları yaşıyor Philippe Mars (Damiens). Bir teknisyenin başına gelebilecek en uçarı iş kazasını deneyimliyor, bir babanın duyabileceği en ağır sözleri işitiyor, başkalarının hatalarının faturası kendisine kesiliyor, evinde adeta misafir oluyor. Bütün bu yaşadıklarına rağmen çizgisinden çıkmamayı başaran, medeniliğinden taviz vermeyen Philippe buna karşın yaşadıkları karşısında sonunda kendini tutamayıp film boyunca herkesin beklediği o büyük çöküşü, o büyük patlamayı yaşayıp kendine yeni bir yol çiziyor.

201613696_2Hikayesi itibariyle “Letters From Planet Mars” izleyiciye pek fazla yenilik sunmasa da bana 2014 yılında İstanbul Film Festival’inde izlediğim “9 Ay Hapis” filmini hatırlatan absürt olaylarıyla seyircisini güldürmeyi başarıyor. Fakat karakterin bu çöküşü çok çabuk atlatması ve etrafındaki diğer tiplemelerin hatlarındaki belirsizlikler yüzünden derinleşemiyor, izleyicide etki yaratmayı başaramıyor. Yine de Fransız sinemasının iyi güldüren örneklerinden biri. Damiens’in performansı ise her zamanki gibi muhteşem.

Bunları da beğenebilirsiniz...

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Misafir-le Görüşme

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,”...

Copyright © 2008 - 2026 Ters Ninja

  • Bizi takip et