Minicik adımları, kocaman yürekleri vardı (İmparator’un Yolculuğu)

İmparator’un Yolculuğu tersninja

Son dönemde yoğunlaşan belgesel trafiğine, “deli işi” bir yapım daha ekleniyor. İmparator’un Yolculuğu(Emperor’s Journey), imparator penguenlerinin doğaya karşı sürdürdüğü milyarlarlarca yıllık varolma savaşını anlatıyor. (2 Nisan 2005)


Belgeselcilerin hayal ederken bile “yahu, ben ne yapıyorum” şeklinde durup düşüneceği bir gişe başarısı kazanmış bir belgesel. Hasılat yarışında, özgüvenini yıldız oyuncularından alan pek çok sinema filmine toz yutturmuş bir yapım. Şapka çıkarttıracak değil, şapka yedirecek türden bir emek işi, hatta deli işi. Antartika’nın zorlu koşullarında, sıfırın altında bilmem kaç dereceye varan soğuğunda, karda, fırtınada, kimi zaman buzulun altındaki deniz sularında ve aylarla hesap edilen bir sürede belgesel çekeceksin. Teknolojiye güvenemeyeceksin, Allah ne verdiyse, o ışıkla yetineceksin ama yine de mükemmele yakın bir görüntü kalitesi elde edeceksin. Penguenlerin peşine takılacaksın, hatta namahremlerine gireceksin. Olacak şey değil! Değil mi?

Bir de belgeseli seyredip imparator penguenlerinin soylarını devam ettirmek için girdikleri zahmete şahit olun o zaman… Tercihi size bıraksak onların yerinde olmaktansa, bu belgeseli elli defa çekmeyi kabul edersiniz. Öyle çileli bir maceraya girişiyorlar ki her kış. Belgesel çekmek deli işiyse, onların ki zırdeli işi. Hem de her yıl tekrarlanan cinsten…

Yani; küçücük adımlara ama kocaman yüreklere sahip imparator penguenlerinin doğaya karşı sürdürdüğü milyarlarlarca yıllık varolma savaşını anlatıyor bu belgesel. 200 km’lik göç yürüyüşler, aylarca süren aç bilaç bekleyişler, karşılıklı fedakarlıklar… Muhteşem müzikler ve –birileri Türkçeleştirmeyi es geçmiş olsa bile- şarkılarla bezenen; monologlar sayesinde penguenlerin kişileştirilmesiyle dramatize edilen bu destansı savaş, gözden kaçırılmaması gereken bir şey daha gösteriyor bize. Aklı kemale erdiğinden beri kendisini dev aynasında görüp her türlü arsızlığını haklı çıkaran insanoğlunun safsataladığı yerleşik kanının aksine, hayvanların da aşık olabileceği gerçeği! Aşkın belli bir tarifi yok ama aşk benim anladığım şeyse, diyebilirim ki ben “aşkın en büyüğünü” bu belgeselde gördüm.

İmparator’un Yolculuğu
Emperor’s Journey
Yönetmen: Luc Jacquet
Eleştiri notu: ****
Seyir notu: ***

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin