BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

yıllar önce Marcello Mastroianni’nin canlandırdığı, yaratıcılık bunalımı yaşayan yönetmen Guido Contini rolü Nine’da Daniel Day-Lewis’e teslim edilir. Yönetmenin bilinçaltı süreçlerinde karşısına çıkan, geçmişine dair kadınları ise Penelope Cruz, Marion Cotillard, Nicole Kidman, Judi Dench, Sophia Loren, Kate Hudson ve Fergie canlandırırlar.

Bir Film Hakkında

Şarkılarla yamalanan bir sanatçı krizi (Nine)

yıllar önce Marcello Mastroianni’nin canlandırdığı, yaratıcılık bunalımı yaşayan yönetmen Guido Contini rolü Nine’da Daniel Day-Lewis’e teslim edilir. Yönetmenin bilinçaltı süreçlerinde karşısına çıkan, geçmişine dair kadınları ise Penelope Cruz, Marion Cotillard, Nicole Kidman, Judi Dench, Sophia Loren, Kate Hudson ve Fergie canlandırırlar.

Kısa süre içinde ikinci kez bir İtalyan başyapıtının Hollywood versiyonuyla karşı karşıyayız sevgili okurlar! Giuseppe Tornatore filmi “Stanno Tutti Bene”nin yeniden çevrimi olan “Everybody’s Fine/ Herkesin Keyfi Yerinde”nin ardından, şimdi de Federico Fellini’nin efsane filmi “Otto e Mezzo/ Sekiz Buçuk”dan esinlenen “Nine” sinemalarımızda. Ancak bu kez denklem biraz daha farklı ve karmaşık…

Fecir Alptekin

Fellini, 1963 yılında kendisine En İyi Yabancı Film dalında üçüncü kez Oscar ödülünü kazandıran (ilki Sonsuz Sokaklar, ikincisi Cabiria’nın Geceleri ve dördüncüsü Amarcord ile gelir) Sekiz Buçuk ile, bir yönetmenin yaratıcılık buhranını siyah beyaz bir dünyada ve daha önce benzeri görülmemiş Barok bir anlatımla beyazperdeye aktarmıştır. Değerli Rekin Teksoy’un Sinema Tarihi’nden bir alıntıyla; İtalyan yazar Dino Buzzati, filmi “Bir dahinin mastürbasyonu” olarak tanımlar. Sekiz Buçuk, Fellini’nin o güne dek yaptığı filmlerin sayısını yansıtmaktadır (Usta, Lattuda ile çektiği ilk filmi, L’amore in Citta ve Boccaccio 70’i yarımşar film sayar).

Sekiz Buçuk, 1980’lerin başında oyun yazarı Mario Fratti tarafından “Altı Tutkulu Kadın” adıyla oyunlaştırılır. Fratti, oyunun baş karakteri olan yönetmene, iki büyük usta Visconti ve Fellini’nin isimlerini birleştirerek Guido Contini adını vermiştir. Daha sonra oyun, Arthur Kopit’in metni ve Maury Yeston’un müzikleriyle Broadway sahnelerine taşınır. Ve yıllar sonra, Michael Tolkin ile Anthony Minghella tarafından senaryolaştırılıp, yönetmen koreograf Rob Marshall tarafından bir müzikal filme dönüştürülür. Zira Marshall, kendisine 2002’de bolca Oscar kazandıran “Chicago”nun ardından benzeri bir projenin hayalini kurmaktadır.

Gün bugün olur ve yıllar önce Marcello Mastroianni’nin canlandırdığı, yaratıcılık bunalımı yaşayan yönetmen Guido Contini rolü Nine’da Daniel Day-Lewis’e teslim edilir. Yönetmenin bilinçaltı süreçlerinde karşısına çıkan, geçmişine dair kadınları ise Penelope Cruz, Marion Cotillard, Nicole Kidman, Judi Dench, Sophia Loren, Kate Hudson ve Fergie canlandırırlar. İlk filmde olduğu gibi “Nine”da da düşünceler, düşler, gerçekler, anılar iç içe geçer ve bu çerçevede yönetmenin çelişkileri, korkuları ve kaygıları sorgulanır. Peki ilk filmin başarısına ulaşılabilir mi? Ne yazık ki, hayır…

Fellini’nin yarattığı fantastik bilinçaltı dünyanın karşısında, Nine’ın çok daha hafif ve yönetmenin güncel yaşantılarının içinde kaldığını söyleyebiliriz. Bırakın başyapıtla karşılaştırmayı, eğlencelik kontenjanından değerlendirip aynı derinliği aramasak da, Nine’a yine de kendi başına başarılı bir müzikal film denemez sevgili okurlar.

Nine, içine “reklam arası” edasında şarkıların ve dansların serpiştirildiği tatsız bir belgesel gibi geldi bana… Birbirine mantıklı geçişlerle bağlanmaktan çok, peşi sıra yamalanmış gibi duran bir diyaloglar ve şovlar paketi! İzleyici olarak bir müzikalden başlıca beklentilerimiz, kuşkusuz ortaya koyulan duygunun bizlere şarkıyla geçmesinin sağlanması ve etkileyici görselliktir. Burada ise ne şarkılar, ne danslar ruhumuzda bir heyecan yaratmıyor ve belleğimizde hiçbir iz bırakmıyor. Filmin müzikal anlamda en iyileri Fergi’nin “Be Italian” ve Kate Hudson’ın – her ne kadar rolünün geneli için aynı şeyi söyleyemesek de- “Cinema Italiano” performansları.

Evet oyunculara bir göz atarsak, Daniel Day-Lewis’in bildik yeteneğinden çok uzak, Nicole Kidman’ın eğreti ve Mario Cotillard’ın da yabancı basındaki tüm övgülere rağmen fazla abartılı bir performans sergilediğini söyleyebiliriz. Judi Dench ve Sophia Loren’i nerede olursa olsun görmek güzel… Ve filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar adayları arasına giren Penelope Cruz ortalamanın üzerinde iş çıkarıyor. Ek bilgi olarak, filmin En İyi Sanat Yönetimi ve En İyi Kostüm dallarında da Oscar beklediğini söyleyelim.

Her şeye rağmen bunca sevilen oyuncuyu bir arada görmek zevktir derseniz, tercih sizin. Ama Nine’ın unutulmaz müzikaller arasına girmeyeceği de kesin…

Bunları da beğenebilirsiniz...

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Misafir-le Görüşme

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,”...

Copyright © 2008 - 2026 Ters Ninja

  • Bizi takip et