BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Kuzey sinemasının son dönemdeki odak noktasının ‘pedagoji ve aile’ olduğunu söylemek mümkün. 2012 tarihli İsveç-Danimarka ortak yapımı Onur Savaşı (Jagten), çocuk istismarı konusuna başarıyla eğilmiş ve bu sayede ‘En İyi Yabancı Dilde Film’ dalında Oscar’a aday olmuş, fakat ne yazık ki kazanamamıştı. Bu sene aynı kategoride Altın Küre’ye aday olmakla beraber Cannes’da ‘Belirli Bir Bakış’ kapsamında gösterilen ve ‘Jüri Özel Ödülü’ne değer görülen Turist (Force Majeure) de günümüzde iyiden iyiye çözülen bir yapı olan ailenin restorasyonu ve ebeveynin çocukları üzerindeki sorumlulukları etrafında bir argüman örüyor genel olarak.

Ercan Dalkılıç

“Turist”: ‘Şiir’siz Harikalar Diyarı

Kuzey sinemasının son dönemdeki odak noktasının ‘pedagoji ve aile’ olduğunu söylemek mümkün. 2012 tarihli İsveç-Danimarka ortak yapımı Onur Savaşı (Jagten), çocuk istismarı konusuna başarıyla eğilmiş ve bu sayede ‘En İyi Yabancı Dilde Film’ dalında Oscar’a aday olmuş, fakat ne yazık ki kazanamamıştı. Bu sene aynı kategoride Altın Küre’ye aday olmakla beraber Cannes’da ‘Belirli Bir Bakış’ kapsamında gösterilen ve ‘Jüri Özel Ödülü’ne değer görülen Turist (Force Majeure) de günümüzde iyiden iyiye çözülen bir yapı olan ailenin restorasyonu ve ebeveynin çocukları üzerindeki sorumlulukları etrafında bir argüman örüyor genel olarak.

Turist

Kuzey sinemasının son dönemdeki odak noktasının ‘pedagoji ve aile’ olduğunu söylemek mümkün. 2012 tarihli İsveç-Danimarka ortak yapımı Onur Savaşı (Jagten), çocuk istismarı konusuna başarıyla eğilmiş ve bu sayede ‘En İyi Yabancı Dilde Film’ dalında Oscar’a aday olmuş, fakat ne yazık ki kazanamamıştı. Bu sene aynı kategoride Altın Küre’ye aday olmakla beraber Cannes’da ‘Belirli Bir Bakış’ kapsamında gösterilen ve ‘Jüri Özel Ödülü’ne değer görülen Turist (Force Majeure) de günümüzde iyiden iyiye çözülen bir yapı olan ailenin restorasyonu ve ebeveynin çocukları üzerindeki sorumlulukları etrafında bir argüman örüyor genel olarak.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Alpler’de oldukça lüks bir otelde kar tatili yapmakta olan bir orta-sınıf Avrupa ailesi ile karşı karşıyayız. Bir örnek pijamaları ve diş fırçalarıyla mekanik bir düzene sahip bu aile; handiyse görev icabı yaşıyor sanki. Yönetmen Ruben Östlund’ın beş güne (episod) ayırarak anlattığı hikayede ilk gün gayet sakin geçiyor. Ne oluyorsa ikinci gün oluyor zaten; çocukları için her şeyi yapmaya hazır görünen baba, bir çığ tehlikesi anında –cep telefonlarını, cüzdanlarını almayı ihmal etmiyor ama- çocuklarını çığla baş başa bırakarak kirişi kırıyor! İşte Turist, kazaen hasarsız atlatılan çığ tehlikesinin ardından anne ile baba arasında oluşan manevi kırılma üzerine incelikle inşa ediyor dramasını.

Turist

Bir kere şunu belirtmek gerekir ki, bir temayı bu kadar enikonu, derinlemesine işleyebilmesi Turist‘in en büyük başarısı. (Onur Savaşı da çocuk istismarı ile ilgili sorulmadık soru bırakmıyor, çeşitli açılardan ele aldığı konunun ne kadar hassas olduğunu çok iyi ortaya koyuyordu.) Ruben Östlund’un -anne ve babanın yanında- çocuklar ve aile dostlarının da bakışını prizmatik bir yöntemle hikayeye yansıtarak çapraşıklığı kat be kat arttırması şapka çıkarılacak türden.  Romantik bir Hollywood yapımı gibi açıktan açığa aileyi kutsamamış Turist tabii, gelgelelim toplumun çekirdeğinde “aile”, ailenin direğinin de “baba” olduğunu belirtmekten de geri durmamış niyeyse… İnsan böylesi bir filmden daha doyurucu bir açılım bekliyor doğrusu.

Ruben Östlund’un ana çatışmayı imgelediği çığ ve sonraki artçı sarsıntılar için kullandığı dağdaki suni patlamalar, bunlara koşut eşlik eden Vivaldi’nin Dört Mevsim’inin Yaz bölümünün muhteşem icrası Turist‘i üst düzey, seçkin bir anlatı haline getiren özelliklerden sadece birkaçı. Peki, ama ya “şiir” neresinde Turist‘in? Mükemmele ulaşmak için atılan her çentik, eserin “şiir”inden de alıp götürmüyor mu katre katre? Gitgide şiiri eksik anlatılar daha da çoğalıyor sinemada. Turist de onlardan biri bana kalırsa.

16204479329_a41de396de_oTurist (Force Majeure)

Yönetmen: Ruben Östlund

Senaryo: Ruben Östlund

Oyuncular: Johannes Kuhnke, Lisa Loven Kongsli, Clara Wettergren

Yapım: 2014 / Nor-İsveç-Fra-/ 120 dk

 

 

 

Bunları da beğenebilirsiniz...

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Misafir-le Görüşme

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,”...

Copyright © 2008 - 2026 Ters Ninja

  • Bizi takip et