Fransız yönetmen Fabienne Berthaud’nun, ünlü Fransız yazar ve şaman Corine Sombrun tarafından yazılan “Şamanlık Eğitimin (Mon Initiation Chez Les Chamanes)” kitabında anlattığı gerçek yaşam öyküsünden uyarladığı “Daha Büyük Bir Dünya” yarı belgesel yarı kurmaca türünde bir anlatı.

Kocasının zamansız ölümünün ardından yas sürecini bir türlü atlatamayan müzikolog Corine, Moğolistan’da spiritüalizm üzerine çekilecek bir belgeselde çalışmak üzere yola çıkar. Katıldığı şaman ayini sırasında, şaman kadının davulunun ritmiyle kriz geçirerek kendinden geçen Corine, kendine geldiğinde şaman tarafından onun da bir şaman olduğuna ve bunun eğitimini alması gerektiğine inandırılır. Yaşadığı sıra dışı deneyimin şokuyla toparlanıp ülkesine dönen yaslı kadın, çektiği ses kayıtlarını tekrar dinlediğinde benzer bir deneyimi yeniden yaşar. Geçirdiği tıbbi kontroller herhangi bir sağlık sorunu olmadığını ortaya koysa da doktorlar tarafından “her davul sesi duyduğunuzda kendinizi kurt zannediyorsanız ortada bir sorun var demektir” denilerek psikiyatrik tedaviye yönlendirilir. Ancak yaptığı araştırmalar sonucunda şamanların ölülerle iletişime geçebildiğini öğrenen Corine, bu sayede ölmüş kocasıyla tekrar buluşabileceğine inanarak Moğolistan’a döner ve şamanlık eğitimine başlar. Gelgelelim bu eğitim onun hayal ettiğinden biraz farklıdır. Yeşilçam filmlerinde köylü kızına âşık olan Tarık Akan gibi uzunca bir süre inek sağmak, dereden su taşımak gibi angaryalarla sınanan kadın, bir yandan da birlikte yaşadığı yerel topluluğun turist kazıklamak için kullandığı yöntemlere tanıklık etse de şaman olma hevesinden vazgeçmez.

Corine Sombrun, şamanlık eğitimi aldığı süreçte yaşadığı deneyimleri sonraki yıllarda çeşitli kitaplara aktarmanın yanı sıra kendini bilim dünyasını, kişinin kendi iradesi ile transa girip çıkabildiğine ikna etmeğe adar. Ne var ki filmde izlediğimiz Corine ile gerçek hayattaki Corine Sombrun biraz farklı özgeçmişlere sahipler. Çocukluğunu 1961’de doğduğu Burkina Faso gibi İslam inancının yanı sıra yerel etnik dinlerin de yaygın olarak yaşandığı bir ülkede geçiren Sombrun, Şamanizm ile ilk kez Perulu ressam ve şaman Francisco Montez aracılığıyla tanışıyor ve ilk şaman ayinine Peru’da katılıyor. Yani filmdeki Corine gibi Moğolistan’daki şaman ayinine katılana kadar spiritüalizmden bihaber sıradan bir Avrupalı değil. Dolayısıyla yaşadığı deneyime çocukluğundan itibaren onu hazırlayan bir backgrounda sahip. Spiritüalizm sevdalılarının kalbini kırmak istemesem de buradan bakınca “tesadüfen ayine katıldım, davul sesini duyunca kendimden geçip kurt oldum, demek ki ben de şamanım” iddiası bir miktar boşa düşüyor. Gerçi yönetmen de bizi taraf tutmaya ya da bilim ile spiritüalizm arasında bir seçim yapmaya zorlamaktan ziyade ren geyiklerinin cirit attığı, doğayla iç içe mistik bir anlatı sunmayı tercih ediyor. Moğolistan’da geçen sahnelerde başrol oyuncusu Cécile de France dışında tüm oyuncuların amatör olduğu film, akıcı temposu ve çarpıcı görselliğiyle festival seyircisinden bir şansı hak ediyor.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin

HENÜZ YORUM YOK