
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
9 Şub
Yönetmeniyle, oyuncularıyla, hikayesiyle, bütçesiyle bir B-filmden çok da fazlası değildi. Terminatör yine de bir sinema efsanesi haline gelecekti. Farklı yönetmen ve oyuncularla karışımıza çıkan serinin dördüncü filmi Terminatör: Kurtuluş, bunca yılın ardından bile o efsanenin hala mirasının yenebildiğini gösteriyordu. Tüm iltifatları hak eden ise elbette James Cameron.

9 Şub
Mel Gibson’ın başrolünde oynadığı Mad Max serisini hatırlamayanımız yoktur. Kıyamet sonrasını andıran bir zamanda geçen filmde, medeniyetin ortadan kalktığı, devletsiz, kuralsız bir dünya modeli sunuluyordu izleyicilere. Petrol ve su gibi doğal kaynaklar uğruna insanların birbirini öldürdüğü, bu iki şeye sahip olanın sınırsız bir iktidar elde ettiği bir toplum modeli öngörülüyordu. Bu muhteşem film, distopya denildiğinde akla ilk gelenlerdendir kuşkusuz.

9 Şub
8 Şub
Müptelası olduğumuzu sitelerden Midnighteye.com yazarlarının merakla beklenen listelerini yayınladı. Biz de o listelerden üç tanesini aparttık. 2009′a damgasını vuran filmin Sion Sono‘nun yönettiği Love Exposure olduğu listelerden hemen anlaşılıyor. İşte Jasper Sharp, Elja Niskanen ve Jason Gray‘e göre 2009′un En İyi 10 Japon Filmi.

8 Şub


Sevgili kardeşim Turgay Özçelik, geçenlerde bir gün bendenizi müsait bi yerde yakalayarak:”Ağbi önümüz Şubat.. Yani, Sevgililer Günü kapımızda.. Bu alengirli işlerin üstadı olarak bir yazı döktür de gönüllerimiz şenlensin.” mealinde konuşunca, düşündüm..

8 Şub
7 Şub
Kaymak sever misiniz? Ben pek sevmem doğrusu. Ama söz konusu sinema olunca işler değişir. İşte bugün, “sinema ve kaymak” kavramına, One Armed/Tek Kollu film serileri üzerinden bakıyor, 1970’li yıllarda Hong Kong üzerinden gelen ve tüm dünyayı saran bu sıcak hava dalgasını yakından tanıyoruz.

7 Şub
Kadınlar güzel yalanları her zaman çirkin gerçeklere tercih ederler.
Başka birini kendinden daha çok düşünmek, kendi başına gelebilecekleri hiçe sayıp o başka biri için daha çok endişelenmek… Üstelik söz konusu kişi kodlarımıza işlenmiş içgüdüsel programı otomatik olarak harekete geçirecek bir insan yavrusu değilken… Egomuzu pompalayan bir sistemin hakim olduğu, bireyselliğin bazen açıkta açığa, ama çoğunlukla bilinçaltı düzeyinde övülüp, en büyük başarı emaresi olarak ilan edildiği; “başkası” kavramının “öteki” kavramıyla özdeşleştirilme çalışmalarının dur durak bilmeden devam ettirildiği bu dünyada… Nadir rastlanan bir tepki olduğunu söylersem, karşı çıkmazsanız herhalde.

6 Şub
Bugün size bir çizgi roman kahramanını tanıtacağım. Hem de canlı kanlı, içimizde yaşayan bir çizgi roman kahramanı bu. İlyas Erkul tüm hayatını çizgi romanlara adamış bir adam. Kadıköy’de çizgi roman satan Büyülü Rüzgar adlı dükkanın sahibi. Dolayısıyla piyasanın nabzını tutan bir pozisyonda olduğu için, kendisi aynı zamanda çizgi romanın 2009 ve 2010′daki seyriyle ilgili soru sorabileceğimiz en uygun kişi.

6 Şub
Beyazperdeye transfer Fantastik Dörtlü biraz sırasını savar mahiyette bir film. Kahramanlar ise sanki, “idare edin, bu tanışma faslı, siz bizi ikinci filmde görün,” diyorlar!

Son Yorumlar