Misafir-le Görüşme

Ters Ninja'ya misafir oldular, biz sorduk, onlar yanıtladı

Ters Ninja'nın sorularını ikinci albümleri Para Gani’yi yayınlayan Kulp grubunun solisti Çağdaş Turan yanıtladı.

Aydemir Akbaş’ın hayatının ikinci baharında futbola sarmış, sabık bir porno film oyuncusu olduğunu söylediler. Siz de inandınız. Ama işte yine fena halde yanıldınız.

Fıkra gibi. Bir komşuları vefat edince hanımı İlyas Salman’a, “yürü kalk cenazesine gidelim,” demiş. “Yok,” demiş Salman, “Dirisini sevmezdim, ölüsünü mü seveceğim.” Hanımı ısrar etmiş, gitmişler. Cenaze namazında hoca sormuş “merhumu nasıl bilirdiniz” diye. Herkes adet olduğu üzere “iyi bilirdik” derken, Salman bağırmış: “kötü bilirdik!”

Serdar Akar’ın yönettiği ve Nejat İşler’in başrolde iyi bir performans ortaya koyduğu Barda filmi şiddetin içimizde patlamaya hazır bir şekilde beklediğini anlatan bir filmdi. Ne kadar uygar, ne kadar sağduyulu olsak da zaman zaman bizi öyle kızdıran kişiler ve olaylarla karşılaşıyoruz ki, içimizden yükselen ilkel şiddet çağrısı, bize şiddetin kötü olduğunu bağıran bilincimizin sesini bastırır gibi oluyor. Nejat İşler kendini böyle iki arada bir derede bulduğunda ne yapıyor?

Dan Brown'un en sevilen, en çok satan iki kitabı sinemaya uyarlandı. Öncelikle dünya çapında çok satan bu iki kitap hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ünlü Türk çizgi büyüğü Kıllanan Adam’ın yaratıcısı Ahmet Yılmaz röportajı.

Ertekin Akpınar‘ın ilk sözlü tarih çalışması olan "10 Yönetmen ve Türk Sineması" kitabının ardından yayımlanmasını planladığı "10 Senarist ve Türk Sineması" için Umur Bugay ile yaptığı röportajın üçüncü ve son bölümünü yayımlıyoruz.

Bir süredir “Ramiz Dayı” röportajları okumaktan, yani medyanın, haberleriyle sanki Ezel’den önce Yeşilçam’den önce Tuncel Kurtiz diye biri yokmuş gibisinden popülist bir hava yaratmalarından rahatsız, bir o derecede de sıkılmış vaziyetteydim. Ramiz Dayı’yı olabildiğince unutmaya çalıştım bu söyleşiyi gerçekleştirirken, ki bir dünya sanatçısı olarak bu ülkenin sanatına büyük değer katan bir adamı, Tuncel Kurtiz’i unutmayayım.

Kitaplar, filmler yasaklandı, yakıldı. Binlerce insan kaybının, ölümünün yanı sıra 39 ton kitap, dergi, gazete yakıldı ve imha edildi, 937 sinema filmi sakıncalı bulunarak yasaklandı. Filmlerin, tiyatro oyunlarının yasaklanmasına, sansürlenmesine tanıklık ettik.

Bazı şeyleri yaşamayan da yazamaz benim öykülerimi. Bir Orhan Pamuk romanı ya da İhsan Oktay Anar öyküsü gibi kurulmuş bir kurgu değil çünkü bu. O anlamda benim öykülerim Marguerite Duras'nın ve Jeanette Winterson'ın öyküleri ile birlikte okunmalı.

eyfi Dursunoğlu hakkında araştırma yaparken iki şey dikkatimi çekti. Onunla çok güzel söyleşiler yapılmış ve neredeyse akla gelebilecek her soru sorulmuştu. O da sahnedeki haliyle örtüşen bir dobralıkla bu sorulara yanıt vermişti.
Ad