Standart el kamerası tekniği kullanılarak çekilen [Rec]: Ölüm Çığlığı filmi, başarılı kurgusu, özenli senaryosu ve tekniğiyle, korku severlerin kült filmlerinden biri haline gelmişti. Hal böyle olunca, devam filminin çekilmesi sinemaseverler için sürpriz olmasa gerek. Ancak Landlord’un, devam filmi [Rec] 2′yi muştulayan yazısı, söz konusu sürprizi kendi adıma ikinci filmden beklememe neden oldu. Landlord’un [Rec] 2′yi öven, ve hatta kendisi adını böyle koymasa bile, zombi türünde bir “devrim” olarak muştulayan yazısı, filme olan merakımı binlerce kat artırdı. Bu yüzden, aynı anda önemli bir festival filmi olmasına rağmen, [Rec] 2′nin basın gösterimine, neredeyse koşarak gittim.

Turgay Özçelik

Sona saklamadan fikrimi hemen belirteyim, Landlord yerden göğe kadar haklı. Film, ilk filmin aynısını çekmek yerine, hikayeyi derinleştirmeyi tercih ediyor, ve nasıl bir kurgu izleyeceğini bilerek sinemaya gelmiş izleyiciyi yine şaşırtıyor. İlk filmde hikayeyi, itfaiyecilerle beraber zombi virüsünün ortaya çıktığı binaya giden televizyon ekibinin kamerasından izlemiştik. Bu filmde ise kamera sayısı artıyor. İlk filmin bittiği yerden başlayan [Rec] 2′de, kasklarında mini-kameralar bulunan Özel Harekat Timi, özel bir görevle binaya giriyor. Böylece filmi birden fazla bakış açısından izliyoruz. Üstelik bir de işin içine, meraklı “Youtube” gençliği giriyor. Kendi el kameralarıyla zombi salgınının ortasına düşüveren gençlerle birlikte, aynı anda olan biteni, farklı kameralardan izliyoruz.

[Rec] 2, ilk filmde başlayan, ve bulaştığı insanları zombiye dönüştüren salgının temelini veriyor izleyiciye. Bu öyle bir temellendirme ki, sadece kendi ilk filminin değil, adeta bütün zombi filmlerinin kaynağını ortaya çıkarıyor. Filmin çelişkili önemi de burada ortaya çıkıyor. Şöyle ki; Landlord’un belirttiği üzere, [Rec] 2′deki hikaye kurgusu, yani zombilerle, “Exorcism”i, yani şeytan çıkarma mantığını birleştirmesi, filmi bir tekrara girmekten kurtardığı gibi, [Rec] 2′nin, ilk filmin haricinde, başlı başına bir “kült” statüsüne yerleşmesine neden oluyor. Üstelik bu iki farklı tür, yani “zombiler” ve en bilinen örneği The Exorcist olan Şeytan filmleri öyle bir biçimde birleştiriliyor ki, bu iki türün ilginç ve sinema açısından da lezzetli bir birleşkesi çıkıyor ortaya. Yani, [Rec] 2 başlı başına değerlendirildiğinde bana kalırsa neredeyse kusursuz bir film. Kurgu ve senaryo uyumu mükemmel, çekim teknikleri, yaratılan atmosfer başarılı.

Söz konusu birleşkeyi, Landlord’un söz ettiği gibi, zombi türünün geneli açısından değerlendirdiğimizde ise, oldukça “geri” bir değişimden söz etmek gerekir. Söz konusu birleşke, zombi türüne belki önemli bir zenginlik katıyor, farklı bir boyut kazandırıyor ama, türün sahip olduğu eleştirel tavrı da yerle bir ediyor. Bir çok zombi filminde, ya da çizgi romanında, zombiler bazı gerçekliklerle özdeşleştirilerek, toplumsal eleştirinin bir nesnesi olarak kullanılmışlardı. Hatta zombiler üzerinden topyekün bir sistem eleştirisinin yapılması bile mümkündü. Belki de türün hayranlarının bir çoğu için, geri kalan alt türler içinden zombilere yakınlık duymalarını sağlayan özellik de buydu.

[Rec] 2, zombileri mistik güçlerle, dini olgularla ilişkilendirerek, türün söz konusu eleştirel özelliğini elinden almaktadır. Örneğin, ilk film olan [Rec]: Ölüm Çığlığı’nda bile, medya, popüler kültür, devlet kurumları ile ilgili eleştirel bir duruş vardı. Ancak [Rec] 2′de, yine ilki kadar eleştirel olmasa bile bu tavır sürdürülürken, bahsedilen tercih yüzünden, bu eleştirel durumun alternatifi olarak din olgusu ön plana çıkartılmaktadır. Örneğin, zombilerin İncil okuyarak ve Haç tutularak etkisiz hale getirildiği sahneler, toplumdaki kötülüklerin kaynağının Şeytan, yani günahlar olduğunu, çözümün ise dini bütün bir yaşam olduğunu söylemektedir. Görüldüğü üzere, böyle bir birleşke ile bir eleştirel tavra sahip olunsa bile, bu eleştirinin düzlemi, maddi evrenden “madde ötesine”(metafizik) kaydırılıyor.

Türün geneli, özellikle de geleceği açısından [Rec] 2 eğer bir milat olacaksa, bir “devrim” sayılacaksa, bu olsa olsa bir “karşı-devrim”dir. Ve bu “karşı-devrim” belki türe, günü kurtarmak açısından bir heyecan katkısı sunmaktadır, ama uzun vadede zombileri zombi yapan özellikleri elinden almaktadır. Özellikle filmin final sahnesi düşünüldüğünde, [Rec] serisi, adeta bugüne kadar çekilmiş bütün zombi filmlerinin başlangıcını anlatma iddiasını taşıyor. Böyle değerlendirildiğinde de, zombi türüne olan katkısı, olumlu olmanın beraberinde olumsuz yanlar da taşıyor.

Landlord’un filmle ilgili yazısını okumak için tıklayın.

[Rec] 2

Yönetmen: Jaume Balagueró, Paco Plaza
Senaryo: Jaume Balagueró, Manu Díez, Paco Plaza
Oyuncular: Manuela Velasco, Leticia Dolera, Juli Fàbregas
Yapım yılı: 2009

İspanya yapımı – 85 dakika

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA