BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Karaoke Terror: The Complete Japanese Shôwa Songbook Shôwa Kayô Daizenshû Yönetmen: Tetsuo Shinohara Senaryo: Ryû Murakami’nin kitabından Sumio Ohmori tarafından Oyuncular: Ryûhei Matsuda, Kayoko Kishimoto, Hiroyuki Ikeuchi, Sawa Suzuki Yapım: 2003, Japonya, 112 dk

Tuğba Keleş

Karaoke Terörü: Karaoke Terror: The Complete Japanese Shôwa Songbook (Shôwa Kayô Daizenshû)

Karaoke Terror: The Complete Japanese Shôwa Songbook
Shôwa Kayô Daizenshû

Yönetmen: Tetsuo Shinohara

Senaryo: Ryû Murakami’nin kitabından Sumio Ohmori tarafından

Oyuncular: Ryûhei Matsuda, Kayoko Kishimoto, Hiroyuki Ikeuchi, Sawa Suzuki

Yapım: 2003, Japonya, 112 dk

Elimizde mikrofon,

Ağzımızda bir şarkı

Söylüyoruz durmadan,

Döndürüyoruz çarkı.

Tuğba Keleş

2003 tarihli Tetsuo Shinohara filmi Karaoke Terror: The Complete Japanese Shôwa Songbook (Shôwa Kayô Daizenshû), aslen yazar-yönetmen Ryû Murakami’nin aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanmış bir film. Filmi izlemeye başlarkenki hissiyatımla, bittikten sonraki arasında, uçurum açmayı başarmış yönetmeni daha şimdiden tebrik etmek isterim. Kitabı okumadığım için yönetmene ya da senariste yüklenmek istemem ama sanmıyorum ki koskoca Murakami’nin kitabı bu kadar “kopuk” olsun…

Gene kafadan dırdırlanarak girdiysem de yazıya, baştan belirteyim ki film, evet güldürüyor. Kısaca “orta yaşlı teyzeler (obâsan) VS. genç ve amaçsız oğlanlar” olarak alt başlık atabileceğimiz film, bu iki gruptan oğlanların, teyzelerden birini öldürmesi sonucu birbirlerinden intikam almak için teker teker birbirlerini öldürmelerinin oldukça tuhaf hikâyesini anlatıyor. Oğlanları da teyzeleri de kendi içlerinde bir arada tutan en önemli öğe, gönüllerini kaptırdıkları karaoke. Oğlanlar arasında, hayattaki amaçsızlıkları dışında başka bir ortak yön olmasa da teyzeler için aynı şey söylenemez. Çünkü söz konusu teyzeler, hem orta yaşlarını sürmekte olan boşanmış kadınlar hem de hepsinin adı Midori!!! Bu kadar absürdlük ancak bir Japon filminde olur dedirten bu gibi öğeleriyle film, iki karşıt grubun birbirlerini öldürme yöntemleriyle de seyirciyi hayal kırıklığına uğratmıyor.

Ben aslında beni bu filmi seçmeye iten nedenden söz edecektim. İflah olmaz bir karaoke hayranı olarak, bu filmi seçmeyecektim de hangi filmi seçecektim? Yalnız tıpkı dövüş filmlerinde olduğu gibi, hareket etmekten hoşlanmayan ve işe tamamen teorik olarak yaklaşan bünyem, elbette hayatında hiç karaoke de yapmamış, şarkı söylemenin yanından bile geçmemiştir. Hatta o kadar ki ortaokulda zorla katıldığım koroda dahi efor sarfetmemek için sadece ağzımı oynatmışlığım vardır. Ama kapısından tek adım dahi atmadığım halde, İstanbul’daki karaoke kulüplerini sorun, birer birer şakıyayım dostlar. Gün olur, gerçek bir mikrofon ile gerçek bir Japon şarkısı söyleyebileceğim bir karaoke kulübe yolum düşer ise işte o zaman beni o mikrofondan ancak Godzilla ayırabilir. Japon şarkısı derken, aslında enka olarak bilinen ve de filmde de söz konusu olan türden bahsediyorum elbet.

Enka hakkında ansiklopedik (ups site kapatıldı) bilgi verecek düzeyde bir bilgi kumkuması olmadığımdan, burada ancak bugüne kadar öğrenebildiğim kadarıyla kısa bir iki şey söylemek gerekirse, enkanın kökeni 19.yy’a kadar dayanıyor. Hatta asıl kökenin tıpkı karaokede olduğu gibi enkada da Kore olduğu söylenir. Filmde sözü edilen şarkılar başlangıcı 1920’lere, bitişi 80’lerin sonuna denk düşen Shôwa Dönemi’ndense de, Japonca öğretmenim tarafından vakti zamanında Japon arabeski olarak nitelenen bu tür, her dönem yer yer farklılaşarak, bugün dahi Japonların bayıldıkları oldukça popüler bir türdür. Türkiye sınırlarında bile 45’liklerini bulmanın olası olduğu enkada, benim favorim ise ayrı bir havası olan 1970’lerdir.

Filmdeki karaoke ve enka şarkılarını türün hayranı olarak oldukça yetersiz bulmam, film hakkında olumsuz bir başlangıç yapmama sebep oldu. Ama filmin zaten “enkayı dünyaya tanıtalım” gibi bir derdi yok. Onun aslı derdi, sanıyorum, her zamanki gibi gittikçe daha fazla birbirine yabancılaşan Japon toplumu. İşte her geçen dakika birbirinden uzaklaşan insanları birbirine bağlayan yegâne şey filmde karaoke ile temsil edilmişken (millet birbirini öldürürken bu nasıl temsildir?!), gerçek hayatta da bizi bağlayan şeylerin aslında ne kadar basit şeyler olduğunu düşünürsek, filmin oldukça duygusal olduğunu iddia edebilir miyiz? Böyle saçma bir sonuçla, bir hafta daha kimseciklerin gözüne gözükmemek için ortalıktan kayboluyor, filmden Ozaki Kiyohiko’nun seslendirdiği Mata Au Hi Made (Tekrar buluşacağımız güne kadar) enka şarkısı eşliğinde uzaklaşıyorum.

Karaoke Terror: The Complete Japanese Shôwa Songbook
Shôwa Kayô Daizenshû
 

Yönetmen: Tetsuo Shinohara

Senaryo: Ryû Murakami’nin kitabından Sumio Ohmori tarafından

Oyuncular: Ryûhei Matsuda, Kayoko Kishimoto, Hiroyuki Ikeuchi, Sawa Suzuki

Yapım: 2003, Japonya, 112 dk.

Bunları da beğenebilirsiniz...

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Misafir-le Görüşme

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,”...

Copyright © 2008 - 2026 Ters Ninja

  • Bizi takip et