Bu Hafta Ne İzlesem -71-

Merhaba,

Squid Game, Netflix’in en popüler dizisi olma yolunda ilerliyor. Dizideki kartvizitte görünen telefon numarasının sahibi günde 4000 civarında arama almaya başlamış ve arayanların çoğu, oyunlara katılmak isteyen çocuklarmış! Netflix sorunu çözmeye çalışırken yerel bir siyasetçi numarayı satın almak için hat sahibine 85.000 dolar önermiş. Squid Game hakkında daha fazlasını okumak isterseniz tıklayın.

Haftaya görüşmek dileğiyle.

Netflix

07 Ekim: Berlin, 1993. Google Earth’ün öncülü sayılan Terra Vision adlı yazılımın gerçek hikâyesini anlatan mini dizi The Billion Dollar Code, iki Alman bilgisayar dehasının hukuk mücadelesini gözler önüne seriyor.

08 Ekim: Kitap kurdu Chelsea, kendinden epey farklı kız kardeşi ve üç ev arkadaşıyla yaşamaya başlar. Yeni komedi dizisi Pretty Smart eğlenceli görünüyor ve Friends hayranlarına oynuyor.

08 Ekim: Yılmaz Erdoğan’ın bir Güney Kore filminden uyarlayıp oynadığı, Türkan Derya’nın yönettiği Kin, terfi için gün sayan bir komiserin içine sürüklendiği intikam hikâyesini anlatıyor.

13 Ekim: Sayıklama / Distancia de rescate, bekâr bir anne olarak taşındığı kasabada kendisiyle aynı kaderi paylaşan bir komşu edinen kadının içine sürüklendiği çevre felaketini ve gizemi konu ediyor.

13 Ekim: 1980’lerin komünist Polonya’sında, örtbas edilen LGBTİ+ cinayetlerini araştıran bir polis memurunu anlatan Sümbül Operasyonu / Hiacynt, Polonya Film Festivalinde En İyi Senaryo dahil 3 ödül kazanmıştı.

MUBI

Öneri programımız kapsamında bir arkadaşını bültenimize abone yapan herkese bir aylık MUBI üyeliği hediye ediyoruz. Bu bağlantıdan abone olduklarına emin olduktan sonra detayları bizimle paylaşın ve üyelik kazanın.

07 Ekim: 1984, Sovyetler Birliği. Komünist parti liderinin kızı bir gece kulübünden çıkarken kaçırılır ve aynı gece varoşlarda vahşi bir cinayet işlenir. Her iki davaya da aynı polis memuru görevlendirilir. Aleksey Balabanov imzalı Kargo 200 / Gruz 200, başarılı bir Rus gerilimi.

08 Ekim: Efsane senarist Jacques Demy’nin ilk uzun metrajı Lola, tesadüfler ve kaçırılmış fırsatlarla dolu bir aşk hikayesi.

09 Ekim: Napolili bir çiftin 30 yıllık evliliğinden manzaralar sunan Daniele Luchetti filmi Bağlar / Lacci, geçtiğimiz yıl Venedik’ten ödülle dönmüştü.

10 Ekim: Guillaume Canet’nin yazıp yönetip Marion Cotillard’la birlikte başrol oynadığı eğlenceli orta yaş bunalımı filmi Rock’n Roll, süresi ilerledikçe zıvanadan çıkan harika sahnelerle dolu.

11 Ekim: Hiç kimsenin yardımını istemeyen eski mahkûm Paul ve sadece dudak okuyabilen işitme engelli Carla’nın ilişkisini anlatan Jacques Audiard filmi Dudaklarımı Oku / Sur Mes Lèvres’in başrollerinde Vincent Cassel ve Emmanuelle Devos yer alıyor. Yönetmenin sadece uluslararası üne kavuştuğu son 10 yılını bilenler için hazine değerinde.

12 Ekim: Büyükbabalarının evinde toplanan ailesini gözlemleyen Okjoo’nun hikayesini anlatan Yola Devam / Nam-mae-wui yeo-reum-bam, ülkesinde çok sevilmiş, Rotterdam’da En İyi İlk Film ödülü almıştı.

13 Ekim: Kevin Hakkında Konuşmalıyız / We Need to Talk About Kevin ile geniş kitlelerce tanınan Lynne Ramsay’in 1999 tarihli ilk uzun metrajı Sıçan Avcısı / Ratcatcher, arkadaşı kanala düşüp ölen 12 yaşında bir çocuğun içine kapanmasını konu ediyor.

Amazon Prime VideoBu

  • Antolojik korku serisi Welcome to the Blumhouse’un yeni bölümleri yarın geliyor. Korkunç bir hikâyeyi komik bir yaklaşımla aktaran Bingo Hell ve aksiyon ile korkuyu sosyal bilinçle harmanlayan Black as Night geçen hafta yayınlanmıştı. Gotik bir korku hikâyesini modern yaklaşımla aktaran The Manor ve 1970’lerde geçen bir olayı konu edinen Madres’i ise yarından itibaren izleyebilirsiniz.

IMDb Pro

Le Cinéma Club

Festival Scope

  • 5 uzun, 5 kısa metraj ve 5 belgesel. Fransızca çekilmiş Belçika filmlerinden oluşan Fêtes de septembre seçkisi 21 Ekim’e kadar izlenebilecek. Her film için 1000 adet ücretsiz bilet mevcut, elinizi çabuk tutmak isteyebilirsiniz.

Başka Ne Var?

  • Dünyanın en büyük üçüncü sivil toplum kuruluşu JCI İstanbul tarafından düzenlenen Crossroads Uluslararası Kısa Film Festivali bu yıl “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” temasıyla gerçekleşiyor. Finalist filmler 14 Ekim’e kadar Tasarım Atölyesi Kadıköy’de ücretsiz olarak izlenebilecek.

İçinde Yaşamak İstediğim…

Sevdiğimiz isimlere “içinde yaşamak istedikleri film ya da diziyi” sormaya devam ediyoruz. 25. konuğumuz yeni kitabı bu hafta çıkan Murat Orçan, seçtiği filmse Çalsın Sazlar (2014).

Çalsın Sazlar, her ne kadar sıkıntılı bir süreci anlatıyor olsa da 50’lerden 70’lerin ortasına kadar olan ve benim aşkla yaşamak istediğim İstanbul’un kültür sanat dünyasını temsil ediyor. Gerek müzikleri gerekse dönemin öne çıkan popüler unsurlarının iyi işlenmiş olması beni filmi defalarca izlemeye yöneltti. Bana hangi çağda yaşamak isterdin diye sorulduğunda her zaman şu cevabı veriyorum: 20’lerde doğup İstanbul’un kültür sanat dünyası içinde yaşayarak 90’ların sonunda dünyadan ayrılmak isterdim. Sanırım Çalsın Sazlar’da bu dönemi ve hayatı içselleştirdiğim için içinde yaşamak istediğim film olarak sayabilirim.

Barba, babasını 1955 olayları sırasında kaybetmiş ve onun izinden giden eski usul bir meyhanecidir. Çocukluk arkadaşı Mahir klarnet ustasıdır ve bir gün Yasemin isminde bir şarkıcıyla gelir. Aynı kıza âşık olan arkadaşların hikâyesi dönemin müzikleri, siyasi ve sosyal hayatını çok güzel işlemiştir.

Engin Hepileri, Belçim Bilgin ve Caner Cindoruk’un başrollerini paylaştığı film 2014 yapımı, yazan ve yöneten Nesli Çölgeçen.

Eşyanın Tabiatı

Wilson – Cast Away

Issız bir adada dokunaklı bir hayat mücadelesi… Hayır, Robinson Crusoe’dan söz etmiyoruz. FedEx’te sistem analisti olarak çalışan Chuck Nolan’ın hayatı, Malezya uçuşunda kopan fırtınayla alt üst oluyor. Uçak kazasından tek başına sağ çıkıp ıssız bir adada mahsur kalan Chuck, dört yıl boyunca yaşam mücadelesi verirken kendisini ve hayatını yeniden değerlendiriyor. Yalnızlığın doruğundayken, FedEx paketlerinin birinden çıkan voleybol topunun üzerinde kanlı ellerinin izi kalıyor. Chuck, bu izlerin üzerine bir yüz çiziyor ve markasına istinaden topa Wilson adını veriyor. O günden sonra Wilson, bu kuş uçmaz kervan geçmez kara parçasında Chuck’ın tek yoldaşı haline gelerek, hayata tutunmasında önemli bir rol oynuyor… Biz de bir voleybol topunun nasıl unutulmaz bir karaktere dönüşebileceğine tanık oluyoruz.

Vizyonda Ne İzlesem?

Doğru saydıysak bu hafta 10 film vizyona giriyor.

📰 Fulya: Azerbaycan’daki Vatan Savaşı’nda görev alan gazeteci Fulya Öztürk ve kameraman Halil Kahraman’ı anlatan bir belgesel.

⚔️ Hakikat Şeyh Bedreddin: Suavi ve Bülent Emrah Parlak’ın başrollerde olduğu epik soslu tarihi dram.

😈 Defin-Ecin Zulman: Gişe görevlisinin yüzünü görmek için gidip “Defin-Ecin Zulman’a bir bilet” deme isteği uyandıran iş.

👒 Milyonda Bir: Nil Karaibrahimgil’li Özgür Kız reklamının etkisinde kalmış şehirli bir genç kadın yollara düşer ve Mevlana’yı bulacağım derken kendisine sıkıcı bir iyi aile çocuğu bulur. Bol aforizmalı bir aşk filmi.

😱 Paranormal Hikayeler / Asylum: Twisted Horror and Fantasy Tales: 10 yönetmenden 9 kısa korku filmi. Eleştiriler pek iç açıcı olmasa da fragman heyecanlandırıyor.

🚚 Kurye / The Courier: 1960, Londra. Sıradan bir adam, KGB’nin radarına girmeyeceği düşünülerek, Soğuk Savaş’ın ortasında Rusya’ya gönderilir ve nükleer savaşı önlemek üzere kilit bir rol oynamak üzere görevlendirilir. Benedict Cumberbatch başrolde.

💀 Cinni Kabus: Babasının ölümünü aydınlatmaya çalışan bir kadına cinler musallat olursaymış. Fragmanda Hitler’i gördük.

🤬 Sansür / Censor: Geçtiğimiz yılın İstanbul Film Festivali gösterimlerinde öne çıkan işlerden biri.

😤 Sinsi: Acı Bedel: Fragmanını izlerken kahkahalar attığımız, psikopat bir adamın çevresindeki kadınlarla ilişkisi gibi mi desek, A Star is Born mu desek, Rocky mi yoksa Testere mi desek bilemediğimiz bir iş olmuş.

Ayrıca…

Mike Flanagan’ın yeni dizisi Gece Yarısı Ayini / Midnight Mass hakkında bazı fikirler.


Katkılarından dolayı Murat Orçan, Ozancan Demirışık, Tanju Baran ve MUBI Türkiye’ye teşekkür ederiz.

Bültenin faydalı olduğunu düşünüyorsanız, 25 TL destek vermek için dijital teşekkür kartı satın alabilirsiniz.