Duvarlarda ve dergi kapaklarındaki SOL: Afişe Çıkmak – 1963-1980 / Solun Görsel Serüveni

ana-kitap

İletişim Yayınları 30. yılını tek kelimeyle “muhteşem” bir kitapla kutluyor: Yılmaz Aysan imzalı Afişe Çıkmak – 1963-1980: Solun Görsel Serüveni.

sisko-ninja Ege Görgün (Landlord)

Ünlü fransız afişçi “afiş göze hemen çarpan bir telgraftır” diyor. Afişin yirminci yüzyılda bu kadar yaygınlaşmasına şaşmamalı o halde. Afişin 20. yüzyıldaki bu öne çıkışı temel olarak beş ana nedene yorulur: yüzyıl başındaki anarşist karikatür geleneği; Sovyet toplumcu gerçekçiliğinin büyük kompozisyonlu afişleri; avangard sanatçıların çalışmaları; hippiler ve 68 gençliği gibi karşıt kültür hareketlerinin görsel eylemleri ve ulusal kurtuluş mücadelesi ve kültür devriminin on yılına damgasını vurmuş Küba poster ekolü. Yüzyılın başında kendilerine ifade maksadıyla kitlesel olarak afişe başvuran ilk ulus ise Fransızlar. Onları İsviçreliler ve Almanlar izliyor. (Kaynak: Kitabın kapağını her açışımda kötü ötesi çevirileri yüzünden çevirmeninin değil ama yayın danışmanı Enis Batur’un kulaklarını çınlattığım İsyankar YüzyılSel Yayıncılık)

afisSiyasi düşünce kapsamına giren kampanyaların, protestoların ya da propagandaların grafik dille ifade edilme tarihi bizde ise pek eskilere gitmez. Bu konsepte en yakın duran çalışmalara Osmanlı ve erken Cumhuriyet mizah dergilerinde rastlamak mümkündür. Yılmaz Aysan ülkemizdeki politik içerikli ilk grafik afişin 1946’da çok partili sisteme geçişle başlayan süreçte siyasi propagandanın serbest bırakılmasının ardından kullanıldığı bilgisini veriyor. Mimar Selçuk Milar’ın hazırladığı bu “Yeter!” afişinde “dur!” işareti yapan bir el vardır. Bu afişin kamuoyunda yarattığı büyük etki afiş geleneğinin politik bir mesajı geniş kitlelere yaymakta ne kadar başarılı olduğunu öğretir Türkiye’ye.

filimYılmaz Aysan, Afişe Çıkmak kitabında sol içerikli propaganda, protesto, kutlama, anma, duyuru, sosyal, kültürel veya sanatsal amaçlı grafiklere yoğunlaşıyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de politik hareketlenmenin yaşandığı, demokrasi ve özgürlük taleplerinin ortaya konduğu, bir devrimler, ayaklanışlar ve darbeler dönemi olarak hatırlanan 1963-1980 yılları arasındaki 18 yıllık süreçte sahneye çıkan bu tür grafikler, onları üretenlerle yapılan röportajlar eşliğinde sergileniyor kitapta. Aysan amacının dönemin politik hayatını gözler önüne sermek olmadığının altını çiziyor yazdığı önsözde. Bir grafik tasarım sanatçısı olarak O bu çalışmaların içeriğinden çok grafik dışavurumuyla ilgili. Dolayısıyla konuyu tasarımve iletişim bağlamında ele almaya ve yaratılan her türlü çalışmaya eşit mesafede durmaya çalışmış Aysan.

ahmetsoner

Siyasi afişlerin yanı sıra çok sayıda dergi de yer alıyor kitapta. Bunların içinde Filim, Sinema 65, Gerçek Sinema, Yeni Sinema, Genç Sinema, 7. Sanat gibi sinema dergileri de var. 1968’den 80’lere kadar en aktif yaratıcı ekip sinemacılar olmuş üstelik. Bu hareketliliğin sebebi ise Sinematek’in kurulmasıyla birlikte klasik Hollywood filmlerinin ötesindeki sanat sinemasını yücelten sol görüşlü entelektüel bir kesimin ortaya çıkması elbette. Bu kesimin idaresinde hazırlanan sinema dergilerinin o dönemin sol aurasını yansıtan kapaklarına genişçe yer veriliyor kitapta. Yeni Sinema’nın kapaklarında imzası bulunan isimlerden birinin de duayen sinema yazarı ağabeyimiz Sungu Çapan olduğunu öğreniyoruz. Çapan gençlik yıllarında tamamen maddi karşılıksız yaşadığı bu yayın macerasını kendisiyle yapılan röportaj aracılığıyla paylaşıyor bizlerle. Ahmet Soner ise Genç Sinema olayını anlatıyor aynı şekilde.

12 Eylül 1980 Darbesi’nden 3 yıl sonra kurulan İletişim Yayınları bugüne dek yayınladıkları kitaplarla demokrasiye, özgür iradeye, insan onuruna, vatandaşlık ve insanlık fikrine alan açılmasına katkılar sağlamaya uğraşmış ve bunu da başarmış bir yayınevi. Kuruluş hikayelerinden 12 Eylül vurgusunu hiç eksik etmemeleri ise 12 Eylül öncesini “o döneme bir nostalji konusu olarak değil, gölgesi bugünlere kadar düşen özel bir zaman olarak” olarak görmelerinden. 30. yaşgünlerini bu belge kitapla kutlamak istemeleri de bu yüzden hayli anlamlı. Onlar için daha nice kitap dolu yıllar, kendimiz içinse o kitapların hep Afişe Çıkmak gibi büyük emek ve aşkla üretilen eserler olmasını dileyelim.

ana-kitapAfişe Çıkmak – 1963-1980: Solun Görsel Serüveni
Yılmaz Aysan
İletişim Yayınevi

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin