#if2016 James White, Arkadaşlarını Öldür, Yakuza Cehennemi

İf İstanbul için son iki gün. Önerilerde bulunmaya devam ediyoruz.

james-white-01

James White

Son dönemde karşımıza sıkça gelen karakter dramaları, benzer teknikler ve yaklaşımların getirdiği açmazlara hapsolduğundan bıçak sırtı bir alt türe dönüşmüş durumda. “Farklılaşarak sıradanlaşanlar”ın istila ettiği bu türe, “sıradanlaşarak farklılaşan” James White gibi doğal ve leziz filmlere de ev sahipliği yaptığı için sırt çevirmek mümkün değil.  Herhangi bir aşırılığın yer almadığı, karakterin ruh halinden başka bir izleğin gölgesini hissetmediğimiz bu doğal gözlem filmi, modern şehir insanının kalbini izleyiciye açarak ruha dokunmayı başarıyor. Festivalin güzelliklerinden olan James White’ı ve filmi tek başına sırtlayan Christopher Abbott’un adını bir köşeye yazmakta fayda var.

cine_region_kill_your_friends_10

Kill Your Friends

Müzik endüstrisinin geri planda kalan aktörlerinin rekabeti merkezine taşıyan Kill Your Friends, benzerlerini farklı sektörlerde defalarca gördüğümüz, herhangi bir özgünlük barındırmayan yavan bir film fakat en büyük sorunu, yıktığı dördüncü duvarın altında kalması. Yakın zamanda The Big Short ve Deadpool’da şahit olduğumuz bu durum, anlatı tıkanıklığının sanıldığından daha büyük bir problem olduğunun göstergesi aynı zamanda; rasyonel bir gerekçe olmadan, açıkları kapatmak ve sahte mizah yaratımı için yapılan bu tercih – hazreti Deadpool’u tenzih ederim- sadece can sıkıyor. Mad Max’te enfes bir performans ortaya koyan Nicholas Hoult’un bedenen orda olmasına rağmen ruhen başka bir yerlerde dolanması da filmin çekilebilirlik kat sayısını oldukça düşürmüş.

yakuza_apocalypse_art

Yakuza Apocalypse

Büyük bir hayran kitlesine sahip Japonyalı çılgın yönetmen Takashi Miike, seri üretiminin merak uyandıran yeni parçasıyla yarattığı heyecanın ve beklentinin karşılığını vermekte zorlanıyor. Klasik western şablonlarını vampir kültürüyle harmanlayarak sürreal bir dünya yaratan Miike, kendinden beklenen uçukluğa ulaşamıyor- ya da ulaşmakta geç kalıyor. Uzun süre ayakları yere basan ve doğru düzgün bir anlatıyı takip eden film, ipini ancak son bölümde kopartıyor ve bu durum -öznemiz Takashi Miike olduğundan- kendi tezatını doğuruyor. Gerçek bir Takashi Miike filmi olma yoluna girdiği an ile final arasındaki mesafenin kısalığının yarattığı tatminsizlik hissi Yakuza Apocalypse’nin etkileyiciliğini birkaç gömlek düşürüyor. Takashi Miike’den yeni bir Zatoichi ya da Ichi the Killer bekleyenlerin temkinli olmasında yarar var.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin