İrlanda’dan instrumental post-rock: God Is An Astronaut

God Is An Astronaut 2002 yılında İrlandalı Niels (gitar ve klayve) ve Torsten Kinsella (bas) kardeşler tarafından kurulmuş bir instrumental/post-rock grubu. Bu ikiliye davulda Lloyd Hanney katılmış. Başlangıçtan beri aynı kadroyu koruyan üçlünün günümüze kadar çıkardığı beş albüm bulunuyor. Grup 2007’de düzenlenen Barış’a Rock festivalinde İstanbul’a gelmişti.

Burak İşyar

GIAA‘ın besteleri müthiş bir enerji ve duygu yüklü: şarkılar sakin bir havadan yoğun bir tempoya geçiş yapmakta. Ağır başlayıp kulaklarımıza yayılan duygusal ve bazen akustik gitar ve piyano tınılarına eklenen elektronik davul loop’ları ve ritmik baslar GIAA’nın en göze çarpan özelliği. Grup enstrümanların ses düzeyini ve yer yer gürültülü gitar distortion’ları kullanarak oldukça akustik ve enerjik bir hava yaratıyor bestelerinde. Son haftaların yağmurlu havasında İstanbul’da kulağımda müziğim gezinirken kendimi müziğin içinde hissettim GIAA dinlerken: grubun ortaya çıkardığı müzikal atmosferin bende uyandırdığı his böyle.

Grup kendiyle aynı ismi taşıyan dördüncü albümünü Kasım 2008’de piyasaya sürmüş. Daha önceki albümlerine oranla daha az klavye kullanımıyla post-rock akımının rock tarafına biraz daha kaydıkları bu albümde özellikle davulcu Hanney’in bu konudaki etkisi hissediliyor. Özellikle birkaç şarkıda grubun gitar/bas (ve bazen piyano) çalan ikilisi arka planda jam session yapıyormuş gibi çalışırken müziğin temposuna/enerjisine davul vuruşları yön vermekte. Ayrıca diğer albümlerin aksine (instrumental rock tarzına uygun bir şekilde) bu albümde şarkılar daha uzun. Besteler ise sanki daha bir melodik.

Tabii instrumental rock gruplarının ve albümlerinin bir kısmında karşılaştığımız “benzer sound” sorunu burada da ilk dinleyişte var gibi. Ancak birkaç dinlemeden sonra bu birbirini andıran besteler topluluğu sanki yeniden ama bu kez daha zengin ve daha etkileyici bir şekilde doğuyor.

Piyano girişinin ardından gelen davul vuruşları ve ekolanan gitarlarıyla Shadows albümün açılışını yapıyor. Sonrasında gelen Post Mortem ise daha soğuk ve daha yumuşak bir beste. Echoes elektronik girişiyle biraz chill-out havası veriyor ve daha sonra gitar ve bas arasındaki uyumlu farklılık ritme ayrı bir hava veriyor. Albümde yer yer yüksek tempolu şarkılardan sonra ağır melodik, piyano ağırlıklı parçalar da yer alıyor. Dolayısıyla sözlerin yokluğuna rağmen albüm boyunca romantik/karanlık bir hava sağlanmış.

Albümün en başarılı parçalarından Zodiac enerjisi ve heavy sound’u kadar başlangıcındaki sitar benzeri gitarları ve hint benzeri davullarıyla çok farklı. GIAA’nın en iyi yaptığı şeylerden birisi benzerlerine oranla daha az distortion kullanması. Ayrıca grup şarkıların yavaşça gelişmesine ve bir zirveye (finale) yükselmesine olanak veren besteler üretiyor.

Sevgili arkadaşık Kerim Kudat‘ın önerisiyle ilk kez dinlediğim God Is An Astronaut’un bu albümünde en beğendiğim şarkılar açılış parçası olan Shadows, Echoes, Zodiac ve Shores of Orion. Bunların yanında piyano ağırlıklı Remaining Light karanlık melodisi ile çok güzel.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin