Yangın olur, biz yangına gideriz: (Alev Kapanı – Backdraft)

Üniversite yıllarım, biraz uzun sürmekle birlikte, bu süreci yaşayan çoğu insan gibi, benim de hayatımın en unutulmaz zamanlarıdır. İlk üniversitem İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin bulunduğu Beyazıt Kampüsü’nde siyasetle iç içe geçirdiğim hareketli zamanlar, burayı benim için daha özel bir mekan kılmıştır. O yıllarda kampüsün içinde bulunan İtfaiye Kulesi’ni gezmek aklımın ucundan bile geçmemişti.

Turgay Özçelik

Her gün önünden geçmeme, vapurla karşıya geçerken gözlerimin sürekli onu aramasına rağmen, içine girmeyi hiç düşünmemiştim. Ta ki Öğrenci Koordinasyonu’nun İtfaiye Kulesi’ni işgal ettiği güne kadar. Bu eylemden sonra inanılmaz bir biçimde Kule’ye çıkmak istediğimi hatırlıyorum. Ama eylemden sonra Kule’ye giriş çıkış tamamen yasaklandığı için (önceden izin alınarak çıkılıyordu sanırım) bu isteğimi yerine getirememiştim. Şu an ne durumdadır bilmiyorum, ama konuyla pek alakası olmamasına rağmen, izlediğim “Alev Kapanı”(Backdraft, 1991) filminden sonra, Kule aklıma geldi sebepsiz bir biçimde.

Eskiden İstanbul’daki olası yangınları gözetleyip, yerlerini tespit etmek üzere kullanılan Beyazıt İtfaiye Kulesi ilk defa 1808 yılında yaptırılmış, ama 1824 yılındaki Yeniçeri İsyanı’nda çıkan yangın sonucu yok olmuş. Daha sonra 1828 yılında II. Mahmut tarafından tekrar inşa ettirilmiş. Kulenin mimarı ise Senerekim Balyan. Yangın çıktığında, eğer gündüz ise kuleden sepet sarkıtılarak, gece ise de fener yakılarak yangının çıktığı haber veriliyormuş. Diğer semtlere duyurmak için de top atılıyormuş.

Modern zamanlarda geçen birçok filmden şu sahneyi hatırlarsınız mutlaka: İtfaiye görevlileri, binalarının ikinci katında uyurken, dinlenirken, yemek yerken ya da oyun oynarken, birden yangın alarmı çalmaya başlar ve itfaiyeciler aceleyle dolaplarının önünde hazır bulunan kıyafetlerini üstlerine geçirirler. Daha sonra İtfaiye arabalarının bulunduğu alt kata demir bir çubuktan kayarak inerler, arabalarına atlarlar ve sirenler eşliğinde yangın yerine doğru yola çıkarlar. Genelde Amerikan filmlerinden hatırlıyorum bu sahneyi, Türkiye’de de sistem bu şekilde mi işliyor bilmiyorum. Son yıllarda vizyona giren “Rec” filminde bile bu demirden kayarak inme olayı vardı.

Hem itfaiyeciler, hem de dedektif

“Alev Kapanı” filminde de aynı sistem geçerli. Filmde iki kardeş itfaiyecinin, Stephen ve Brian’ın hikayesi anlatılıyor. Babaları Dennis McCaffrey deneyimli ve kahraman ruhlu bir İtfaiyecidir. Brian ve Stephen daha küçük bir çocukken, Brian’ın gözleri önünde, bir çocuğu yangının içinden kurtardıktan sonra, ani bir patlama sonucu hayatını kaybeder. Bu olay sonrasında kardeşlerden büyük olanı Stephen, babasının yolunu takip eder ve İtfaiyeci olur. Babası gibi yiğitçe görevini yerine getirir, ama bu görev esnasındaki yiğitliğine tedbirsizlik de eşlik eder aslında. Gereksiz ve abartılı bir kahramanlıktır Stephen’ın sergilediği. Kardeşlerden küçük olanı, Brian da hiçbir işte tutunamadıktan sonra İtfaiyeci olur, ve Stephen’ın müdahalesiyle ağbisinin şefi olduğu 17. İtfaiye ekibinde göreve başlar. Yıllardır birbiriyle görüşmeyen iki kardeş arasında, daha önce de öyle olduğunu anladığımız, ilginç bir rekabet ve mücadele başlar. Hem yangınla, hem de birbirlerinin egolarıyla mücade eden kardeşler, bir de her birinde birilerinin ölümüne neden olan sıradışı bir yangın türünün gizemini çözmeye çalışırlar. İki kardeşe bu mücadelelerinde İtfaiye müfettişi Donald Rimgale de eşlik eder.

“Alev Kapanı”, polisiye ile aksiyon türleri arasında gidip gelen bir film. Bu sefer yangın çıkartarak adam öldüren katili bulmaya çalışansa İtfaiye görevlileri. Film her iki türün de gerekliliklerini pek yerine getiremiyor. Bunun sebebi filmin hikaye örgüsünün sağlam olmaması. Ama zamanına göre yenilikçi sayılabilecek özel efektleri sayesinde keyifle izlenebiliyor. Bunda Robert De Niro ve Kurt Russell’ın filmdeki varlıkları da önemli bir etken tabii ki. Kurt Russell’ın oyunculuğunu genel anlamda üst düzey bulmasam da, onun canlandırdığı karakterlere verdiği ilginç bir enerji olduğunu düşünüyorum. Russell bu filmde hem baba karakterini, hem de Stephen karakterini canlandırarak, filmin lokomotif oyuncusu olmuş. Robert De Niro’nun canlandırdığı Donald Rimgale ise, filmde yardımcı karakter pozisyonunda. De Niro’nun gerçek performansını gösterebileceği bir rol olmamasına rağmen, varlığı bile filme olumlu etki ediyor. Brian karakterini canlandıran William Baldwin ise filmin en kötüsü. Ana karakterlerden birini canlandırdığı için, onun kötü performansı, filmin izleyici üzerindeki genel etkisini de olumsuz etkiliyor. Onun olduğu bütün sahnelerde, “Ne kadar kötü bir oyuncu, bu filmde ne işi var” benzeri düşünceler, zihnimde bir yabancılaştırma efekti etkisi uyandırdı.

Hikaye inandırıcılıktan uzak

“Alev Kapanı” filminin yönetmeni ise, “Akıl Oyunları”(2001), “Cinderella Man”(2005), “Da Vinci Şifresi”(2006) ve “Melekler&Şeytanlar”(2009) filmlerinden tanıdığımız Ron Howard. 2008 yılında çektiği “Frost/Nixon” ve “Akıl Oyunları” Howard’ın en çok beğendiğim filmleri. “Alev Kapanı”, söz konusu filmlere nazaran oldukça dağınık duruyor. Bunun sebebi, aslında oldukça basit bir konuya sahip olmasına rağmen, hikayeyi biraz derinleştirmek için gerçekçilikten kopulması ve sağa sola dağılan hikayenin bir türlü toparlanamaması. Benzer bir hissi “Melekler&Şeytanlar” filminde de hissetmiştim, ama oradaki hissin kaynağı farklıydı. Aksiyonun daha çok ön planda olması yüzünden, hikayeye gerekli özen verilmemişti.

Filmdeki rahatsız edici diğer bir husus da, itfaiyecilik görevinin abartılı bir biçimde “kahramanlık” statüsüne konulmasıydı. Benzer filmlerde, kendi tarzını uygulayarak suçluları yakalayan kahraman polis imajı, bu filmde itfaiyecilere yedirilmeye çalışılmış. Destek birimleri beklemeden aksiyona girişen polislerin yerini, aynı şekilde davranan itfaiyeciler alıyor bu filmde. İtfaiyecilerin kahramanı olduğu bir hikaye, türün genel klişeleri dışında, kendi gerçeklikleri içinde anlatılsa daha sahici olabilirdi.

Alev Kapanı (Backdraft)

Yönetmen: Ron Howard
Senaryo: Gregory Widen
Yapım: 1991, ABD, 132 dk.
Oyuncular: Kurt Russell, William Baldwin, Robert De Niro, Donald Sutherland, Jennifer Jason Leigh

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin