Murat Orçan

Sabahın erken saatleriydi. Bir el arabasının tekeri tüm sokağın sessizliğini hiç ederek ilerliyordu. Her evin önünde boş süt şişeleri, onları bekleyen malum kaderi kabullenmiş...

Telefonda onlarca cevapsız arama. Kulaklıkta sık sık kesilen müzik, arama bildirimlerinden kaynaklıydı. Yok saymayı bile artık yük olarak görüyordu. Metrodan indi ve hızlı adımlarla...

Önümde upuzun bir yol vardı kat edeceğim. Etrafında bahar gelmiş bahçelerle çevrili upuzun bir yolun ilk adımlarıydı bu. Başıma bahar sarhoşluğunu andıran bir mutluluk...
Ad