Yıl 1905. Rusya İmparatorluğu henüz demokratik dönüşümü yaşamamış, kapitalist üretim ilişkilerine tam anlamıyla geçilememiş. Ülke çarlık rejiminin baskıcı ve yasakçı yönetimi altında. Üretim biçiminde hala feodal üretim tarzının hakim olduğu ülkede, yoksulluk, Japonlarla yapılan savaşın da etkisiyle tırmanıyor, köylüler ve henüz az sayıdaki işçilerin isyanına yol açıyor. Askerlerin de köylülere ve işçilere desteğiyle Rusya’da büyük bir toplumsal ayaklanma başlıyor.

Turgay Özçelik

Bu sürecin başlangıcını, Sergei M. EisensteinPotemkin Zırhlısı”(1925) filmindeki muhteşem anlatımıyla bilinçlerimize kazımıştı. “Damdaki Kemancı”(Fiddler on the Roof, 1971) filmi ise, 1905 Devrimi’nin arka planına götürüyor izleyenleri. Ülkede böylesi büyük bir dönüşüm yaşanırken, kendi halinde yaşayan Tevye (Topol) ve ailesinin, yoksulluğun egemenliğindeki hayatlarını gösteriyor.

Gelenek düzeni sağlıyor

Anatevka isimli kasabada yaşayan Tevye, geçimin sütçülük yaparak sağlamaktadır. Yahudi olan Tevye’nin üç tanesi evlilik çağına gelmiş beş kızı vardır. Filmin açılışından itibaren Tevye’nin önce izleyiciyle, ardından kendisiyle, sonrasında da Tanrı’yla konuşmalarına tanık oluruz. Bu konuşmaların başlangıcında Tevye, filme adını veren Damdaki Kemancı’nın, bir imge olduğunu dile getirir. Düşme tehlikesine, dengede kalmanın zorluğuna rağmen büyük bir inat ve azimle damda keman çalmaya devam eden kemancı, Tevye’nin yoksullukla ve yaşanan toplumsal değişimle mücadelesini temsil etmektedir. Tevye, bunun ne kadar zor olduğunu belirtirken, bununla mücadele etmesini kolaylaştıran yegane unsurun gelenek olduğunu belirtir. Gelenekler, toplumsal yaşamın her alanına dair belli biçimlendirmelere sahiptir. Hangi durumda nasıl davranılması gerektiğini gelenekler yardımıyla bilen insanın hayatı bu sayede kolaylaşmıştır.

Tevye’nin geleneklerle kolaylaştırılmış bu yaşamı, Perchik (Paul Michael Glaser)’in kasabaya gelmesiyle temelinden sarsılır. Üniversite okumuş yoksul bir genç olan Perchik, yemek karşılığı Tevye’nin kızlarına eğitim vermeye başlar. Filmin ilerleyen bölümlerinde, sırasıyla Tevye’nin kızlarının evlilik süreçleri yer alır. Kızlarının geleneklere uygun olarak, kendisinin istediği kişilerle evlenmesi gerektiğini savunan Tevye, hem Perchik’in konuşmaları, hem de kızlarının sevdikleri gençlerle evlenme kararlılığı karşısında geleneklerin dışına çıkarak, kızlarının kendi iradeleriyle verdikleri evlilik kararlarına uyum gösterir. Tevye’nin yoksullukla örülü hayatını kolaylaştıran gelenek artık elinin altından kaymaya başlamıştır. Damdaki kemancı, ne kadar inatçı olsa da, bu toplumsal değişim rüzgarının karşısında duramaz ve dengesini yitirir.

Devrim gelenekleri değiştiriyor

Perchik karakterinin filmdeki konumu çok kritiktir. Perchik, filmde, ülke genelindeki devrim hareketinin vücut bulmuş halidir. O dönemde Rusya’da giderek etkinliklerini artıran devrimci hareketler mevcuttur. 1917 yılında ülkede Bolşevik Devrim’i gerçekleştirecek olan ideolojik ve pratik mücadelenin temelleri bu yıllarda atılır. Perchik’in, filmde belirtilmese de, bu hareketlerden birine dahil olduğu, sosyalist bir kimliğe sahip olduğu çok açıktır. Tevye’nin kızlarından birine aşık olduktan sonra, ona hem evlenme teklif ettiği, hem de kasabadan ayrılma kararını açıkladığı sahnede, ülkede bir devrim hareketinin başladığını, kendisinin de bunun içinde yer alması gerektiğini belirtir. Tevye’ye sarfettiği “para dünyanın lanetidir” sözüyle de, dünya görüşünün ipucunu verir.

“Damdaki Kemancı”, toplumsal değişimlerin kişiler üzerindeki hem yıkıcı hem de dönüştürücü etkisini gösteren önemli bir film. Norman Jewison’ın yönettiği müzikal tarzdaki film, bir tiyatro uyarlaması. Aynı ismi taşıyan tiyatro oyunu, ülkemizde de uzun yıllar boyunca farklı gruplar tarafından sahnelendi. Bu sahnelemelerden birinde Tevye rolünü canlandıran Cüneyt Gökçer, “Damdaki Kemancı” denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri. Gökçer, 1972 yılındaki sinema uyarlamasında da oynamıştı. Hulki Saner’in yönettiği filmin kadrosunda Cihan Ünal ve Ayten Gökçer de yer alıyor. “Damdaki Kemancı”nın en akılda kalıcı yanı, kuşkusuz filmin müzikleri. “Tradition”, “if I were a rich man”, “matchmaker” gibi şarkılar bunlardan öne çıkanları.

Damdaki Kemancı

Fiddler on the Roof
Yönetmen: Norman Jewison
Senaryo: Sholom Aleichem(kitap), Joseph Stein(uyarlama)
Oyuncular: Topol, Norma Crane, Leonard Frey, Molly Picon, Paul Michael Glaser
Yapım: ABD, 1971, 181 dk.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA