18 Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’de 9 film vizyona giriyor.

BELALI TANIK

Belalı Tanık (The Hitman’s Bodyguard, 2017) üç ünlü oyuncusu ve filmde yer almayan bir mizansenden üretilmiş ilgi çeken afişiyle öne çıkıyor. Deadpool sayesinde kariyerinin en büyük sıçramasını yapan Ryan Reynolds’ın romantizm yüklü bakışları muzip yüz ifadeleriyle birleşip Belalı Tanık’ın yer aldığı kısımlarını ilgiyle izletse de, Samuel Jackson’ın yine “aynı rolü oynuyor” olması filmin aleyhine işliyor. Hiç durmadan aynı küfrü eden iyi kalpli kiralık katil rolünde Jackson enerjik ve hareketli ancak her zamanki robotik performansından fazlasını vermeye çalışmamış. Salma Hayek’in arzu nesnesi belalı kadın karakteri de abartı sınırlarını hiçe saydığından bir süre sonra kulak tırmalamaya başlıyor.

Belalı Tanık’ın yönetmenin Cehennem Melekleri 3 (The Expendables 3, 2014) deneyimiyle aksiyona yabancı olmadığını biliyoruz ancak bu film aksiyon sekanslarını sıralamak için üretilmiş bir bahane değil. Senarist aşk temasını öne çıkarmak, izleyiciyi duygulandırmak ve Jackson’ın karakterine bir tür “Aşk Doktoru” misyonu yüklemeye çalışmakla epey uğraşmış. Tüm bunlar ne işe yaramış diye baktığımızdaysa süreyi uzatmaktan başka işlevi olmadığını söylemek mümkün.

Filmin bir diğer problemi kötü adamın komedi malzemesi edilemeyecek kadar kötü olması. Ülkesinde toplu katliamlar yapan bir diktatörün oturduğu yerden insanlığa dehşet saçması kan dondururken, bir sonraki sahnede bir kadına şişman ve ürkek diye gülmemiz bekleniyor. Tüm bu uyumsuzluklar kendi içinde bir uyuma kavuşamayınca da film eğlendirme görevini başarıyla yerine getiremeden bitiyor.

Filmin notu: 5/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

 

ANNABELLE: KÖTÜLÜĞÜN DOĞUŞU

James Wan imzalı muhteşem Korku Seansı (The Conjuring, 2013) filmindeki oyuncak bebek Annabelle ilgi çekince, bir yıl sonra kendi filmine kavuşmuştu. Seyircinin ilgisini paraya çevirmeye çalışan kötü niyetli, başarısız ve izleyene kandırıldım hissi veren; Wan’ın da kötü anılmasına sebep olabilecek, bir an önce unutulması gereken bir filmdi. Öyle olmadı. 6,5 milyon dolara mal edilen çöp 250 milyon dolar kar getirince devamı Lights Out’un (2016) yönetmenine teslim edildi ve Korku Seansı’nın öncesini anlatan filmin öncesini anlatan Annabelle: Kötülüğün Doğuşu (Annabelle: Creation, 2017) çekildi. Filmin üzüntü verecek kadar kötü olduğunu söylemeye lüzum var mı bilmiyorum. Child’s Play serisinin çıkış noktasını alıp üzerine hiçbir şey koymadan kapı gıcırtısından korkmamızı bekleyen, bir dakikalık kısa filmle aktarılabilecek “Annabelle’in doğuşu” öyküsünü 109 dakikaya sündüren, tek orijinal fikir ya da çekim içermeyen, paramıza göz dikmiş kötü niyetli bir tuzak olan bu filmden uzak durmanızı tavsiye ediyorum.

Filmin notu: 1/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

SON PORTRE

Stanley Tucci’nin yazıp yönettiği Son Portre (The Final Portrait, 2017) haftanın Başka Sinema filmi. Ünlü sanatçı Alberto Giacometti’nin Paris’te eski dostu Amerikalı yazar James Lord’a rastlaması ve portresini yapmak istemesi ile başlayan hikâye; ressamın mükemmeli arayan ve asla tatmin olmayan yapısı nedeniyle uzayıp giden süreci anlatıyor. 36. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen yapım şimdi vizyonda.

Filmin notu: 5/10

Filmin Imdb sayfasına ulaşmak için tıklayın.

1 YORUM

  1. […]   Serkan Çelik: Senarist aşk temasını öne çıkarmak, izleyiciyi duygulandırmak ve Jackson’ın karakterine bir tür “Aşk Doktoru” misyonu yüklemeye çalışmakla epey uğraşmış. Tüm bunlar ne işe yaramış diye baktığımızdaysa süreyi uzatmaktan başka işlevi olmadığını söylemek mümkün. Devamını Oku   […]

Comments are closed.