Tokyo Gore Police

Japonya’da polis kuvveti tamamen özelleşmiştir. Yeni kolluk kuvveti suça karşı sıfır tolerans stratejisiyle hareket etmektedir. Suç işleyen anında infaz edildiği gibi, bu durum polis ile toplum arasında sıcak ilişkiler kurmayı amaçlayan  televizyon reklamlarında açıkça gösterilmektedir.

 Ege Görgün (Landlord)

Polisin başı bir süredir yeni türeyen bir suçlu furyasıyla derttedir. “Mühendis” adı verilen bu insanlar bedenlerini modifiye edebilmektedirler. Bu modifikasyonlar genellikle bedenlerinde açılan yaraların öldürücü bir silaha dönüşmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Bu silah kimi zaman kılıç, tüfek, testere türünden bir alet, kimi zaman da timsah çenesi gibi organik bir şey olabilmektedir. (Filmde penisi kopan bir adamın, penisinin  Cronenberg filminden fırlamış uzun namlulu bir tabancaya dönüştüğünü bizzat gördü bu gözler.) Mühedislerin vücutlarının içinde anahtar şeklinde bir tümör vardır. Onları öldürmenin tek yolu bu tümörü parçalamaktır. Genç polis memuresi Ruka polisin elindeki en etkili mühendis avcısıdır.

Tokyo Gore Police

!F İstanbul 2009 programında yer alan Tokyo Gore Police‘in böylesine acayip ötesi bir konusu var işte.  TGP, benim izlediğim ama bu muhteşem deneyimimin tortusunu sizinle paylaşmayı ihmal ettiğim 2008 tarihli The Machine Girl filminin ekibi tarafından çekilmiş.  Ekip önceki filmlerine açık ara fark atan bir yapım ortaya koymuş diyebilirim rahatlıkla. Deliliğin eşiğinde dolaşan, bir dehanın elinden çıkma bir popüler kültür başyapıtı izledim desem, abartmış sayılmam. Bunu söylerken filmin kesinlikle akl-ı kemale ermemiş yaştaki seyirciler için uygun olmadığını ve hassas ruhlu insancıklara ya da izlediğinin postmodern bir dışavurum olduğunu idrak etmeyeceklere  rahatlıkla çığlık attıracak bir şiddet, iğrençlik ve cinsellik gösterisi olduğunu eklemeden geçemeyeceğim.

Tokyo Gore Policeİnsan bedeninin dejenerasyonuna ve bununla bağlantılı fetiş unsurlu filmleri yalnızca Cronenberg‘in çekmediğini, Japon siberpunk filmi Tetsuo: The Iron Man‘i (Shinya Tsukamoto) izledikten sonra fark etmiştim. Metal fetişizmi üstüne bir film olan Tetsuo bir adamın vücudunda yaralar açıp buralara metal sokmaya çalışmasıyla başlar ve vücudunun içinde metaller çıkmaya başlayan başka bir adamın hikayesiyle devam eder. Bedeni yayvaş yavaş metal parçalarıyla dolan adam filmin sonunda metal bir canavara dönüşür.

Tokyo Gore Police’in yönetmeni Yoshihiro Nishimura‘nın Tetsuo’dan çok etkilendiği aşikar. Ama filmine Tetsuo’nun entelektüel, filozofik yaklaşımı yerine, B-tipi korku ve aksiyon filmlerinin olay örgüsünü, ucuz görselliğini, futuristik atmosferini ve bayağılığını taşımayı tercih etmiş Nishimura. Fetişi, yalnızca insan bedeni dejenerasyonu değil, lise üniforması giydirdiği başrol oyuncusu Eihi Shiina‘nın güzelliği üstünden de filme yedirmiş.

Tokyo Gore Police

Animelere, gore’lara gönderme olarak kabul edebileceğimiz kurbanların abartılı kan fiskiyelerine dönüştüğü sahneleri hariç tutarak konuşacak olursak, filmdeki kostüm ve özel efekt tasarımlarının olağanüstü olduğunu söylemeliyiz. Polis şefinin Star Wars‘ın Darth Vader’ına selam çakan kostümüne özellikle dikkat derim.

Filmin en başarılı diyelebileceğim bölümleri ise hikaye devam ederken araya kaynayan TV reklamları. Daha önce Robocop ve Starship Troopers filmlerinde karşımıza çıkan bu Paul Verhoeven fırlamalığı hem filme çok şey katıyor hem de seyrettiğimiz filmin bir derdi olduğunu aklımızdan çıkarmamamızı sağlıyor. Hesapta en üst perdeden “şiddet” gösterisi yapan film bu kısa reklamlar sayesinde asıl şiddetin başka yerlerde aranması gerektiğini haykırıyor bize. Film topluma asıl zarar verenin, dejenerasyona yol açanın o şiddet olduğunun farkında. Ya siz?

3 YORUMLAR

  1. Kişisel görüşüm; fetiş ve fantezi yönünden merhum Pier Paolo Pasolini'nin Salò o le 120 giornate di Sodoma'sıyla yarışamasa da Gore tarzı filmleri sevenlere hitap eden ve efektler yönünden başarılı bir yapım olduğu yönünde.

    Bunu beğenen, şunları da beğenir:

    * Tetsuo: The Iron Man

    * Tetsuo II: Body Hammer

    * The Machine Girl

    Fetiş ve fantezinin dibine vurmak isteyenleri şuraya alalım:

    Rampo Noir

    Yukarıda saydığım filmlerden hiçbiri sevgi pıtırcıklarına ya da hanım evladı tiplere uygun değildir. Belirtmeden geçmeyeyim: 18+

  2. Gore türünün animelerden bi takipçisi olarak zihni ve mideyi zorlayan bu tür filmlerden hoşlanırım fakat;bu film bence fazla bayağı geldi bana.Sadece bi kaç sahnesi akılda yer edici ve arkadaş ortamlarında 'filmin birinde adamı şöyle kesiyorlar, biçiyorlar' diye başlayan cümlelerde yer bulacak kadar paylaşılası.Goddess artemis in tavsiye ettiği filmlere bakacağım inşallah onlar biraz daha sağlam bi kurguya sahiptir.Emeğinize sağlık.

  3. Bu filmi izlemedim fakat Machine Girl'e ezkaza bi dank etmiştim. Animeleri çok, aşırı şiddet sahneleriniyse yer yer sevmeme rağmen Machine Girl'ün abartılı (komik) şiddeti beni benden aldı. yahu efektler bu kadar mı kolpa olur. Ha yok ben Ed Wood filmlerinin, b-class filmlerin hastasıyım derseniz o zaman tavsiye edebilirim yoksa uzak durun. Başrolde bir 'asian schoolgirl' olmasına rağmen hayattan soğuttu beni.

CEVAPLA