DOLANMA

Günün birinde Dolanma’nın okuması yapılacak olursa tutunulacak ilk dal filmdeki köpek olacaktır. Senarist yönetmen Tunç Davut filmini izleyenlere hissettirmek istediği duyguların tamamını bu köpek üzerinden metaforlarla geçirmeyi denemiş ancak ne yazık ki dileğine tam anlamıyla ulaşamamış.

dolanma

On bir sene hapis yatmış Kemal (Muhammet Uzuner) bir gün bir kadınla ana ocağına çıkagelir. Batı Karadeniz eteklerindeki bu dağ evinde odunculuk yapan kardeşi Cemal (Baran Şükrü Babacan) karşılar onları. İyi niyetli, kibar, muhlis bir gençtir; ağabeyinin temsil ettiği sıfatların zıttı babında. Süresiz konukluk ilerledikçe üç kişinin arasında olabilecek akla gelen ilk şey olur ve Nalan (Defne Halman) kendini Cemal’e daha yakın hissetmeye başlar.

Dolanma (2)

Dolanma bir tür “Habil ve Kabil” öyküsü olmaya çalışsa da, denediklerinin çok azında başarıya ulaşabildiği için hedefinden uzağa düşmüş bir ok. Bunun belli başlı sebepleri var elbette. Örneğin, görüntüyle anlam yaratma çabası-ısrarı. Deneyimli yönetmenlerin bile zorlandığı, doğal bir yeteneğiniz ya da profesyonel bir ekibiniz yoksa altında kalkmanızın güç olduğu bu anlatım dili şüphesiz herkese göre değil. Tunç Davut çerçevelerle, çerçeve içine yerleştirdiği başka çerçevelerle, yansımalar, alan derinliği ve milimetrik görsel hesaplarla derdini anlatmayı denemiş ancak tam anlamıyla başaramamış. Uzun sessizlikler bozulup “yumurta mı tavuktan”, “cin olmadan adam çarpma”, “it oğlu it, güvenmeye gelmiyor”, “sınırın burası, çizgiyi aşma” gibi diyaloglar kulağımıza çalındığındaysa cümlelerin çiğliği nedeniyle durum daha da kötüleştiriyor.

“Dolanma”yı Muhammet Uzuner ya da Sevmek Zamanı sırtlayamadığı gibi, Neşet Ertaş da kurtaramıyor.

YEMEKTEYDİK VE KARAR VERDİM

Görkem Yeltan’ın ilk yönetmenlik denemesi Yemekteydik ve Karar Verdim, araya parça atılmış gibi duran yarım saatle başlıyor. Neden orada olduğu belli olmayan uzun planlar izliyor, bakıp kalıyoruz. Amaç, filme konu olan aileyi oluşturan karakterleri yemek masasına oturtmadan önce ayrı ayrı tanıtmak büyük ihtimalle fakat yönetmen ne düşündü bilmiyoruz ama izleyiciye geçmediği kesin.

yemekteydik

Uzun ve usandırıcı bu girişin ardından kurban bayramı nedeniyle bir araya gelen aile fertleri incir çekirdeğini doldurmayan nedenlerle bağrışıyor ve film bitiyor, bu kadar. Meselesi olmayan, oyuncuları ortada kalmış, ses kurgusunun amatörlüğü kulak tırmalayan bir iş bu. Sanki storyboard çizmek yerine deneme çekimlerini kurgulayıp “çekince nasıl görünecek” diye bir bakmak istemişler, sonra da o taslağı bize izletmişler gibi.

HENÜZ YORUM YOK