Konformizmin Kucağında: Çapkın (Spread)

Çıkış yaptığı Tutku Nehri’nden (Young Adam) sonra fazla öne çıkmayan birkaç filme daha (Hallam Foe ve Asylum) imza atan David Mackenzie’nin yeni filmi Çapkın; kökeni eskilere uzanan ve çok kere beyazperdeye aktarılan Casanova-Don Juan çeşitlemesi aslen. Filmle aynı ismi taşıyan ana karakteri, 1966’da başarıyla canlandıran Michael Caine’den devralan Jude Law’lı Alfie’nin yeniden çevrimi dahil olmak üzere, son dönemde Düzenbaz Roger (Roger Dodger), Don Juan DeMarco (1994) gibi örneklerini izlediğimiz tür, son olarak, yitirdiğimiz Heath Ledger’ın canlandırdığı Casanova ile karşımıza çıkmıştı.

Ercan Dalkılıç

Dış ses aracılığıyla Nikki’nin (Ashton Kutcher) anlattıklarını dinliyoruz önce filmde. Her yıl 30 Bin ‘çapkın’ın California’ya geldiğini anlatıyor bize Nikki. Nikki’nin çapkın dediği, küçük yerlerden, California adındaki masal gibi diyara, sözgelimi fotomodel olma umudu ile gelen, fakat önce bunun için bir zenginin yatağından geçmesi gerektiğinin farkında olan gençler! Bir meslekte uzmanlaşamamış, uzmanlaşsa bile işsiz kalan, iş bulsa bile kapitalizmin yükü altında ezilmiş, kısadan ‘yırtma umudu’ içindeki gençler bunlar. Nikki de onlardan sadece biri. Nitekim, icraata koyuluyor Nikki ve orta yaşlı zengin bir hatunu ağına düşürüyor.

Aslında filmin tamamı bundan ibaret. Yani Nikki, bu kadından ayrılıyor, başka kadınların peşine düşüyor, o sırada bir ‘kadın çapkın’ olan bir kıza aşık filan oluyor ama, bunu yaparken film ne doğru düzgün bir izlek yaratabiliyor, ne de elle tutuluyor bir söylem üretiyor. Zaten filmin ilk yarım saati, Nikki’nin orta yaşlı hatun üzerindeki cinsel deneyimlerine ayrılmış. Toplasan bir buçuk saat olan süresinin büyük bölümünü, yer yer beylik erotik filmlere taş çıkartacak cinsten sahnelerle, harcıyor film böylelikle.

Mackenzie, başta Tutku Nehri olmak üzere diğer filmlerinde cinselliği, bu kadar yüzeysel ve kaba işlememişti. Cinsellik, karakterlere derinlik kazandırmasının yanı sıra yönetmenin yabancılaşma estetiğinin önemli bir parçasıydı o filmlerde. (Sözgelimi; Hallam Foe’da da oldukça yerinde Freudyen bir işleve sahipti.) Hollywood’a transfer olan her yönetmen gibi, Mackenzie de sinema dilinden ödün vermiş Çapkın’da. Cinselliği elinden geldiğince sömüren yönetmen, hem konsantre olan dramatik yapıyı sakız gibi uzatmış, hem de estetiğin en bayağısını sergilemekten kaçınmamış.

Uzunca bir girişin akabinde sadede gelebiliyor film ancak. Özetleyecek olursak, Nikki’yi kendiyle birebir aynı özelliklere sahip, aşık olduğu çapkın kadınla yüzleştirerek, bir öz eleştiri yapmasını sağlıyor karakterinin. Sonuçta karakter doğru yolu buluyor ve markette çıraklık yapmaya başlıyor. İşte bu kadar! İdealize bir biçimde onca ortamı, olağanca çekiciliği ile gösteren Mackenzie, finalde film boyunca ortaya koyduğu, kutsadığı konformizmi, bir kıvırma ile yadsıyıveriyor. Bu hayatın arka penceresine göz atmaya, az da olsa, gerek dahi duymuyor.

Belli bir noktadan sonra, ilişki filmine doğru evriliyor gibi yapıyor film, fakat artık iş işten geçmiş oluyor tabii. Cinselliğe harcanan enerji merkezdeki ilişkilerin gerilimine aktarılabilse, ortaya gayet iyi bir ilişki dramı çıkabilirmiş bence.

Son tahlilde Çapkın, gayet iyi bir yerinden tuttuğu, etik çevresinde geliştirilmesi gerektiğini düşündüğüm temasının hakkını veremiyor, vermiyor kısaca. Çabalasa, beceremese ona da fitiz, ne var ki film hiç sıvanmıyor eleştiriye, yalnızca göstermelik bir şeyler zırvalıyor finale doğru, o kadar.

Çapkın
Spread

Yönetmen: David Mackenzie

Senaryo: Jason Dean Hall

Oyuncular: Ashton Kutcher, Anne Heche, Margarita Levieva, Sebastian Stan, Ashley Johnson

Yapım: 2009, ABD, 97 dk.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin