BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Modernizmin bulantısından, metropollerin keşmekeşinden kaçıp kendini doğaya atan, diğer bir deyişle ‘kendi içine doğru’ bir yolculuğa çıkan karakterleri Hollywood her zaman sevmiştir. Son yıllarda Oscar’larda da boy gösteren 127 saat (127 Hours) ve Into the Wild gibi filmler, hep böylesi karakterleri anlatıyordu, anımsayacağınız üzere. Gerçek hikayeden yola çıkan bu iki film de, gerçek hayatta bu serüvene yelken açan isimlerin kitaplarından perdeye aktarılmıştı. Bizde bugün vizyona giren Çöldeki İzler de (Tracks) bir başına Avustralya’ya sadece dört deve ve bir köpekle yürüyerek bir uçtan diğerine kat eden Robyn Davidson’un kendi yolculuğunu kaleme aldığı çoksatar kitabının uyarlaması.

Ercan Dalkılıç

“Çöldeki İzler”: Özgürlüğe Doğru! (“Tracks”)

Modernizmin bulantısından, metropollerin keşmekeşinden kaçıp kendini doğaya atan, diğer bir deyişle ‘kendi içine doğru’ bir yolculuğa çıkan karakterleri Hollywood her zaman sevmiştir. Son yıllarda Oscar’larda da boy gösteren 127 saat (127 Hours) ve Into the Wild gibi filmler, hep böylesi karakterleri anlatıyordu, anımsayacağınız üzere. Gerçek hikayeden yola çıkan bu iki film de, gerçek hayatta bu serüvene yelken açan isimlerin kitaplarından perdeye aktarılmıştı. Bizde bugün vizyona giren Çöldeki İzler de (Tracks) bir başına Avustralya’ya sadece dört deve ve bir köpekle yürüyerek bir uçtan diğerine kat eden Robyn Davidson’un kendi yolculuğunu kaleme aldığı çoksatar kitabının uyarlaması.

Tracks (1)

Modernizmin bulantısından, metropollerin keşmekeşinden kaçıp kendini doğaya atan, diğer bir deyişle ‘kendi içine doğru’ bir yolculuğa çıkan karakterleri Hollywood her zaman sevmiştir. Son yıllarda Oscar’larda da boy gösteren 127 saat (127 Hours) ve Into the Wild gibi filmler, hep böylesi karakterleri anlatıyordu, anımsayacağınız üzere. Gerçek hikayeden yola çıkan bu iki film de, gerçek hayatta bu serüvene yelken açan isimlerin kitaplarından perdeye aktarılmıştı. Bizde bugün vizyona giren Çöldeki İzler de (Tracks) bir başına Avustralya’ya sadece dört deve ve bir köpekle yürüyerek bir uçtan diğerine kat eden Robyn Davidson’un kendi yolculuğunu kaleme aldığı çoksatar kitabının uyarlaması.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

1975 yılında Robyn, deve satın alabilmek için deve çiftliklerinde çalışmaya başlar. İlk çiftlik sahibi Robyn’i dolandırsa da, daha sonra düzgün bir deve yetiştiricisinın yanında bir süre çalıştıktan sonra develerine kavuşur. Ve Robyn, dört devesi ve köpeği Digy ile birlikte, kıtanın kuzeyinden Hint okyanusuna kadar, yaklaşık 2.700 km sürecek olan yolculuğuna başlar. Tek başına sürdürdüğü bu yolculuğu, zaman zaman The National Geographic fotoğrafçısı Rick Smolan (Adam Driver) ve bana Dead Man‘ın Exaybachay’ini ve Dersu Uzala‘yı da hatırlatan Aborjin yerlisinin yardımını alarak 195 günde tamamlayacaktır.

Çöldeki İzler‘in, türü için oldukça üst-düzey bir yapım olduğunu söyleyebiliriz. Robyn karakterinde öteden beri sevegeldiğimiz Mia Wasikowska, tam anlamıyla döktürüyor. Aşk Artık Burada Oturmuyor‘la (We Don’t Live Here Anymore) tanıdığımız, 2006 yapımı Duvak (The Painted Veil) filmiyle ismini perçinleyen John Curran, bir yönetmen ne yapması gerekiyorsa, onu harfiyen yerine getirmiş. Ne var ki, Çöldeki İzler Mia Wasikowska’nın duyguyu geçiren performansını hariç tutarak söylüyorum, bu teknik kusursuzluğun kurbanı olmuş gibi… Teknik olarak gerçekten kusursuz olan bu stüdyo filmi (yapımcı filmi) robotik bir dile dökülerek, sanatın nüvesi olan şiirselliğini kaybetmiş maalesef.

Tracks (2)

“Çöldeki İzler”in diğer bir zaafı da, bana kalırsa yukarıda saydığım 127 saat (127 Hours) ve Into the Wild gibi dehşetengiz bir hayatta kalma mücadelesi olmaması. Bu iki filmde karakterler ölümle burun buruna gelirken, Çöldeki İzler‘de böylesi şiddetli bir ‘karşılaşma’ yok. Ufak tefek çatışmaların, etkisiz bir stüdyo diliyle aktarılmasının beni hayalkırıklığına uğrattığını söyleyebilirim Çöldeki İzler‘de. Bir seyahat kitabından uyarlanmış olması sebep olmuş olabilir bu soruna, fakat bu sefer de senarist Marion Nelson’ı eleştirmemiz gerekir.

Her şeye rağmen Çöldeki İzler aynı zamanda cinsiyetçiliğe karşı da savaş vermiş olan çok cesur bir kadını, koskoca çölü yalnız başına geçen Robyn Davidson’ı tanımak için çok iyi bir fırsat! John Curran, Avustralya’ya yerleştiği dönemde, 80’lerde keşfetmiş Robyn Davidson’ın kitabını. Genç kadının bir anlamda kendisini de keşfetmek için yaptığı bu yolculuğu, kendi yolculuğuna çok yakın bulan Curran, bu uyarlamayı yapmaktan büyük heyecan duymuş. Curran’ın heyecanını ben pek hissedemedim Çöldeki İzler‘de, ama siz bana bakmayın, belki de ben yanılıyorumdur. Zira Çöldeki İzler bütün dünyada seyirciler tarafından çok sevildi ve eleştirmenlerden tam not aldı.

TRACKS_1SHT_MASTER_AW_NEW.inddÇöldeki İzler (Tracks)

Yönetmen: John Curran

Senaryo: Marion Nelson, Robyn Davidson (kitap)

Oyuncular: Mia Wasikowska, Adam Driver, Emma Booth

Yapım: 2013 / Avustralya / 112 dk.

You May Also Like

Liste

80'ler dendiğinde akla ilk gelen şey o dönemin şarkıları olsa gerek. O dönemin bir başka alameti farikası da tüm yurdu saran Betamax, sonrasında da...

Bana Onun Portre-sini Getirin

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez...

Liste

Sırf o güzel şarkıları bir kez daha anmak adına yaptığımız Tüm Zamanların En İyi 15 Türkçe Rock Şarkısı araştırmasının bir parçası oldular.

Misafir-le Görüşme

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,”...

Copyright © 2010-2026 Tersninja.com

  • Bizi takip et