Dahiler de hata yapar: The Damned United

José Mourinho‘nun tartışmalı kişiliği bize gösteriyor ki, teknik direktörler sadece yanlış taktik ve hatalı kadrolar nedeniyle eleştirilen kişiler olmak zorunda değildir. En az futbolcular kadar yıldız olmayı başaran Portekizli, demeçleri merakla beklenen, yaşamı didik didik edilen bir figür. Ancak 2009 yapımı The Damned United sayesinde ondan hiç de geri kalmayan başka bir teknik direktörü hatırlama fırsatı bulduk: Brian Clough.

Deniz Akhan

1967’de uzun yıllar ortağı olacak Peter Taylor‘la İngiltere İkinci Ligi’ndeki Derby County FC‘nin başına geçen Biran Clough, elde ettiği başarılar kadar kişiliğiyle de tarihe geçmiş bir futbol adamı. 1969’da kulübü Birinci Lig’e çıkaran ikili, 1971-72 sezonunda şampiyonluğa ulaşarak büyük bir sürprize imza attılar. Daha sonraki yıllarda kulüp ünvanını koruyamadı, ama Avrupa Kupası’nda yarı final oynama başarısını gösterdi.

Brian Clough için kavga edilmeyecek kimse yoktu, özellikle Leeds United ve teknik direktörü Don Revie hakkında ağzına geleni söylüyordu. Yöneticileri futboldan anlamayan, dolayısıyla kendisine köstek olan engeller olarak görüyordu. Futbolcu transferlerinde yönetim kurulu onayı almıyor, onlardan sadece çekleri imzalamalarını istiyordu. Bu düşüncelerini kendisine saklayacak biri olmadığından gazetede uzun bir makale yazmaktan da çekinmedi. Bunun karşılığında kulüpten kovulması uzun sürmedi. Taraftarın ve kulüp çalışanlarının desteğine, hatta yürüyüş düzenlemelerine rağmen Clough‘un Derby County günleri sona erdi.

Üçüncü Lig’de geçirdiği vasat günlerden sonra ezeli rakibi Don Revie‘nin İngiltere milli takımının başına geçmesi üzerine Leeds United‘da göreve geldi. Bu sefer yanında Peter Taylor yoktu, üstelik daha önceleri kıyasıya eleştirdiği futbolcularla çalışması hiç de kolay değildi. İlk antremanda söylediği şu sözler durumun vahametini gösteriyor: “Daha önce kazandığınız bütün madalyaları çöpe atın, çünkü onları hak ederek kazanmadınız.”

Bu tavrının sonuçları kesin bir başarısızlığa dönüşecek ve sadece 44 günün ardından takımdan gönderilecekti. Ama bu dibe vuruştan etkilenmeyen ve Peter Taylor‘la tekrar bir araya gelen Clough, Nottingham Forest ile eski parlak günlerine döndü. İlk sezonunda Birinci Lig’e çıkmayı başardılar, ertesi sene Lig Kupası’nı ve Şampiyonluk Kupası’nı müzelerine götürdüler. Bu üstün performans daha sonraki yıllarda Avrupa Kupası’nı iki kez kazanarak taçlandı. 1977 ve 1978 yılları arasında 42 maç yenilmeyerek ulaştığı rekor, ancak 2004’de Arsenal tarafından kırılabildi.

Artık eskisi kadar televizyonlara çıkmıyor, rakiplerine sataşmıyordu, ama alkol problemi yaşamaya başlamıştı. Peter Taylor‘la yolları ayrılmış, takımda eski performansı göstermekten uzaklaşmıştı. 1992-93 sezonun sonunda kulüp Birinci Lig’den düşünce istifa etti ve teknik direktörlüğe veda etti. 2004’te uzun yıllar alkole boğduğu karaciğeri iflas etti ve hayata gözlerini yumdu.

David Peace‘in aynı isimli romanından uyarlanan The Damned United, bu efsanevi ve sansasyonel teknik direktörün Leeds United ile geçirdiği 44 güne odaklanıyor. Brian Clough‘u canlandıran Michael Sheen‘in performansı filmi baştan sona sürüklemeye yetiyor. Ama ustalıklı sinema diline ve dramatikliğine rağmen nihayetinde biyografik bir belgesel derinliğinden öteye geçemiyor. Bize Brian Clough‘un sarsılmaz hırsının kökenlerini, tahammülü zor tavırlarının hayatındaki etkilerini gösteriyor, ama ruhunun derinliklerine inmek için pek çaba gösterdiğini söyleyemeyiz.

Clough‘un ve Leeds United teknik direktörü Don Revie‘ye olan husumetinin kaynağı olarak gösterilen “selam vermeme” olayının doğruluğu belirsiz. Ama doğru bile olsa bir kıvılcım olmaktan öteye geçemez. Peki, Brian Cloug denen o barut fıçısı nasıl da böylesine doldu, nasıl bir hayat seyri bu karakteri biçimlendirdi? Cevabı bu filmde bulmak mümkün değil.

İnsani derinlikteki bu eksiklik teknik direktörlüğünü yansıtmada da geçerli. Clough‘un Nottingham Forest yıllarına zaten hiç değinmeyen film, Derby County‘deki başarısını da Peter Taylor‘un futbolcu seçme konusundaki keskin gözüne ve iyi koku alan burnuna dayandırıyor. Teknik ve taktik açıdan neler yaptığına dair hemen hiçbir şey göremiyoruz. Motivasyon unsurunun değerini gösteren mizahi bir sahne ise yeterli tatmini sağlamıyor.

Diğer taraftan futboldaki değişimin ipuçlarını alttan alta yansıtmasıyla bile seyre değer bir film The Damned United. Örneğin filmdeki bir sahne, 70’lerde güçlenmeye başlayan endüstriyel futbolun ayak seslerini Derby County‘nin başkanı Sam Longson‘un dudaklarından duyuruyor:

Futbol kulüplerini profesyoneller yönetmez, Brian. Başkanlar yönetir. Futbolun paradan ibaret olduğu doğruysa, eğer işler böyle yürüyorsa, bu iş tam biz başkanlara göre öyleyse. Çünkü para bizde.

The Damned UnitedYönetmen: Tom Hooper

Senaryo: Peter Morgan (David Peace’in romanından)

Oyuncular: Michael Sheen, Timothy Spall, Colm Meaney

Yapım: 2009, İngiltere/ABD, 98 dak.

Bu yazı ilk olarak aylık futbol dergisi GOAL’ün temmuz sayısında Futbol ve Sinema isimli köşede yayımlanmıştır.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin