Farkı ayrıntılarda gizli: biz (Müzik İstiyoruz)

Dahil edilebilecekleri müzik türünün yaygınlığından olsa gerek, hemen çok tanıdık gelen bir sound’a sahip biz ama ayrıntılara inildiğinde kendilerine özgülüklerini keşfetmek zor değil.

Sahnede müzik yapmak kendini kurban etmek gibi bir şey biraz da. Sonunda ölüm olmayan bu ritüelde kendinden geçmiş biçimde müzik tanrılarına müziğinle birlikte enerjini ve terini, kısa bir süreliğine de olsa ruhunu sunuyorsun. Mehmet Güren, Damla Pehlevan ve Osman Konuray’dan oluşan üç kişilik alternatif rock grubu biz kendilerini kurban etmeye önce bar sahnelerinde ve üniversite festivallerinde başlamışlar. 2010’da katıldıkları Rock’n Dark’ta üç finalistten biri olmayı başarıp Dream TV’de performans sergilemişler. Şimdi olmuş” dedirten ilk albümleri Müzik İstiyoruz ile karşımızdalar.

2008’de kuruluş ve 2012 başlarında ilk albüm… Hızlı bir süreç miydi sizin için? “Hala inanamıyoruz” durumu var mı?

Osman: Ne hızlı ne de yavaş diyebiliriz, her şeyin doğal geliştiği bir süreç oldu. Bu yüzden “halen inanamıyoruz” durumu da olmadı, herkes yeterli kıvama gelmişti albüm için.

Ben, Sen, O’dan Biz’e geçiş nasıl gerçekleşti. Nasıl buldunuz birbirinizi?

Mehmet: Damla ile biz zaten liseden beri arkadaşız, birlikte çaldık o zaman da. Lise sonrasında ise yollarımız müzikal olarak Biz için kesişti. Osman’la ise ikimizin de çok sevdiği bir başka arkadaşımız vasıtasıyla tanıştık. Olay müziğin dışında gelişti, sonrasında o kadar yakın arkadaş olduk ki yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi.

Neden bir devşirme şarkı? Ve neden Where is My Mind? Evet, muhteşem bir şarkı ama onlarca hatta yüzlerce muhteşem şarkı bulunabilir istendiğinde.

M: Devşirme şarkı tabirini sevdim, ne yalan söyleyeyim. Hem cover kelimesini duymaktan sıkıldık, hem de devşirmeler, Osmanlı’da yetenekli çocukların ailesinden alınıp sıkı bir eğitimle üstün askerler ve bürokratlar yapılması durumu. Where is My Mind muhteşem bir şarkı ve biz bunu ailesinden yani Pixies‘den koparıp devşirdiysek ne mutlu bize (gülüyor). Bir de, neden Where Is Mind‘dan ziyade, neden Pixies diye sorulabilir bence. Çünkü Pixies benim şahsen en saygı duyduğum, en sevdiğim grup. Çok farklı bir ahenkleri var o dörtlünün bir arada. Gerçek bir gruplar yani. Bu kadar uzun zamandır dinleyip de bana halen bir şeyler katabilen tek grup.

Damla: Ayrıca biz 2003’te Mehmet ile oldukça farklı bir düzenlemeyle liselerarası bir yarışmada Where Is My Mind çaldık ve Galatasaray Lisesi adına ödül kazandık. Hayatımızda bizi birleştiren önemli bir yeri olduğu için ilk albümümüzde saygı duruşu gibi görüyoruz “Aklım Nerede” yi. Biz’in ruhunda bir anda her şeyi deforme etme, değiştirme ve yeniden var etme eğilimimi var, bugünkü provada bile öyleydi çoğu parçamızı baya değişik şekillerde çaldık. (Gülüyor) Aklım Nerede‘de de aynen böyle oldu. Her şey birden bire gelişti ve parçayı dönüştürdüğümüz hali o kadar sevdik ki ondan kopamadık.

O : Kaldı ki Pixies‘in vokalisti Frank Black‘le ne şekilde olursa olsun bağlantıya geçmek ve onay almış olmak bile gurur verici.

Hayatlarınızdan müziği alıp çıkarsaydık geriye ne kalırdı?

O : Mehmet mimar, Damla peyzaj mimarlığı okudu, bense kimya mühendisiyim. Bunlar kalırdı herhalde, mesleklerimizde, okul yaşantılarında pek de başarısız sayılmazdık. Ama müzik yapmak istedik ve müziği seçtik sonuçta.

M: Şu an müzik yapmanın ve müziği paylaşmanın zevkini tattıktan sonra bu durumu hayatımızdan çıkarırsanız gün boyu abuk hareketlerde bulunup toplum tarafından dışlanabiliriz, evet.(gülüyor)

Müzik yapamayan insanlar müzik yapan insanlardan daha çok keyif mi alıyorlardır müzik dinlemekten?

M: Yani kimi müzisyenlerin örneğin sofistike müziklerden aldıkları zevki, müzik yapmayan biri gerçekten almayabilir. Ama müzisyen olmayan kişinin başka müziklerden tattığı değişik zevkler olacaktır. Ve müzisyen kişisi o müziğin detaylarına takılıp oldukça samimi bir müzikten kendini uzaklaştırabilir, yani müziğin özünü kaçırmış olabilir. Bu sıkça oluyor bence. Mümkün olduğunca ön yargısız bir şekilde genel ahenge kaptırmakta fayda var diye düşünüyorum müziği doğru değerlendirmek için.

D: Müzik yaptığım için çok da tahmin edemiyorum. Keyif konusunda, her ikisi de kendi ayrıcalıklarını yaşıyordur. İyi dinlemek diye bir ayrım yapacaksak, diğer tarafın müzik yapmıyorsa da bilinçli duyuyor olması gerekir. Bu da müzik dinledikçe geliştirilebilecek bir algı diye düşünüyorum.

Biz için ne dediler:

Doğu Yücel:

Bu grupta özel bir şey olduğunu hemen fark etmiştim. Grubun adı boşuna Biz değil, gerek şarkı sözleriyle gerekse melodileriyle dinleyicinin grupla hemen özdeşleşebildiği, dinleyiciyle müzisyenin Biz kodu altında bir araya geldiği bir müzikal birliktelik söz konusu. Bunu ilk albümleri “Müzik İstiyoruz”u dinlerken daha iyi anlıyorsunuz. İngiliz indie müziği daha önce hiç bu kadar samimi bir şekilde Türkçe’de karşılığını bulmamıştı.

Tolga Akyıldız:

Her şeyden önce iyi şarkı yazan ve kendi duruşunun altını net çizen bir grup. Alternatif rock zemininde ve yıllar içinde hem grubu hem de sound’larını daha iyi noktalara taşıyacaklarına inanıyorum.

Kutlu Özmakinacı:

Türk rock sahnesinin yakın gelecekte tanışacağı ‘biz’ alternatif rock’ın Türkiye’deki en dikkat çekici temsilcilerinden biri olmaya aday. Grubu ve yaptıklarını yakından izlemenizi öneririm.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin