Sinema ve müzik

Dardenne Kardeşler’in 2014 yapımı Deux jours, une nuit (Two days, One Night) filmini izinden gidiyor Alain Gomis imzalı Félicité. Kongo’da geçen hikayede yönetmen/senarist, Félicité adlı bir kadın üzerinden orta sınıfın hayatına odaklanıyor.

Meyhanede şarkı söyleyerek hayatını kazanan Félicité, oğlunun hastanede olduğu haberini alıyor. Apart topar hastanenin yolu tutan Félicité, motosikletle yaptığı kaza sonucu yaralanan ve ayağından ameliyat geçirmesi gereken oğlunun yanına gidiyor. Oğluna hemen müdahale edilmesi gerektiği yönünde doktorlara talimatta bulunmasına karşın, parayı vermedikçe ameliyatın gerçekleşemeyeceğini öğreniyor. Bir şekilde parayı denkleştirmeye başaran Félicité’in hayatı ise sonrasında ise ummadığı bir yönde ilerliyor.

Müzikle başlayan ve yine müzikle biten hikayede müzik ilahi bir anlam taşıyor, Félicité’e bu ismin konulmasının ardından da zaten isminin mucizeyle olan ilişkisi yer alıyor. Ancak yönetmen Gomis, bu mucizenin hikayedeki yerini anlatma, vurgulama anlamında istediği sonuca varamıyor. Félicité’in oğlu Samo’nun sakatlığı ve annesinin para bulmak için verdiği mücadeleyle, gururunu ayaklar altına almasıyla başlayan film bir sonraki adımda ise farklı bir yöne doğru ilerliyor, Félicité’in yerini onu seven ve yardımcı olabilmek için elinden geleni yapan Tabu alıyor, hikaye bir anda Tabu’nun Félicité ve oğluyla olan ilişkisine dönüşüveriyor.

Yönetmen Alain Gomis’nin süreyi kullanmakta birçok zorluk yaşadığı, onlarca finalle doldurulmuş/uzatılmış Félicité açıkçası daha ziyade yerele hitap ediyor. Bizlerin uzak olduğu bir dünyayı, görmeye alışık olmadığımız hayatları anlatırken işi genelleştiremeyen, sistem eleştirisini yerel (local) bir dille yapan film kendi dünyasını tanıtmak yerine bu dünyaya aşina olanların anlayacağı bir hayat tarzını kimi noktaları vurgulayarak anlatmayı tercih ederek uluslararası sulardan uzaklaşıyor.

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin

HENÜZ YORUM YOK

CEVAPLA