Hayallerinizi ertelemeyin… Dünyadaki yaşam 2012’de sona erebilir…

2012 MardukKitapsever Ninja

Marduk, Nibiru, Gezegen X… Bu üç isim de Güneş Sistemi’nde yer aldığına inanılan 10. Gezegen’e verilen diğer isimler. Burak Eldem imzalı 2012: Marduk’la Buluşma adlı kitap 10. Gezegen ile ilgili tartışmaları ülkemize de taşıyan kitaplardan yalnızca biriydi. Çünkü eğer böyle bir gezegenin varlığına inanılırsa, karşımıza çok daha çarpıcı başka teoriler de çıkıyor. Birincisi; bu meçhul gezegen 2012’de dünyamızın yakınından geçecek ve katastrofik olaylara neden olacak! İkincisi: Bu gezegende yaşayan ileri düzeydeki toplum insanoğlunun yaratılışında başrol oynadı!

Jules Verne

Bilimkurgu hikayelerinin bir gün gelip gerçek olması içten bile değildir. İnsanoğlunun ayda yürüyeceğini, okyanusların altında Nautilius benzeri denizaltıların fink atacağını tahayyül edemeyenler elbette ki Jules Verne’in yazdıklarına deli saçması gözüyle bakacaklardı. Zaten tam da bu yüzden bugün onların esamesi okunmazken, Jules Verne’in ismi unutulmuyor. Bugün bize kurmaca, hatta uçuk gelen kurmacalara imza atan günümüz bilimkurgu yazarları da belki de bir gün gelecek insanlar tarafından öngörüş becerileri sayesinde kutsanacaklar.

Arthur C. Clarke

Yazdığı, tasavvur ettiği pek çok şey şimdiden gerçeğe dönüştürülmüş ünlü bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke’ı ele alalım örneğin. Clarke’ın 2001 Uzay Yolu Macerası* adlı romanında; ilk insanların yaşadığı tarih öncesi dönemde dünya üzerinde birdenbire kara bir taş, bir monolit sökün eder. Dış dünya kaynaklı bu cismin, ilk insanları zekasını kullanma konusunda provoke eden bir etkisi olur. Kurmaca da olsa, insanoğlunun evrimine dünya dışı bir gücün müdahale ettiği teorisi oldukça iddialıdır.Aynı yazar Rama’yla Buluşma (Rendezvous with Rama)* adlı romanında ise 22. Yüzyılda dünyanın yakınından geçen yapay bir dev cismi konu alır. Silindir şeklindeki cismin periyodik olarak dünyanın yanından geçtiği ve çok ileri bir uygarlığın eseri olduğu anlaşılır romanda.

L. Ron Hubbard

Aynı zamanda Scientology tarikatının da kurucusu olan L. Ron Hubbard’a ait Battlefield Earth* adlı roman ise 3000’li yılların başına gidip dünyanın çok daha uzak bir geleceğinden manzaralar sunar bize. Dünya bin yıldan beri Psyclo gezegeninden gelen dev uzaylıların işgali altındadır. Psyclolular, kendi gezegenlerinde hayati önem taşıyan altın madeni için dünyayı sömürmektedirler. Uygarlık öncesi döneme dönen dünyalılar madenlerde köle olarak çalıştırılmaktadırlar.

Kehanet

Son olarak daha popüler bir örnek; Stargate adlı film. Bu filmde de özet olarak Eski Mısır Tanrısı Ra’nın aslında bir uzaylı olduğu ortaya çıkar. 2012 teorilerinin akla getirdiği bilimkurgu hikayelerindan yalnızca bazıları yukarıdakiler. Bu konulara meraklıysanız şu sıralar sinemalarda gösterilen Alex Proyas imzalı Knowing filmini de es geçmemenizi öneririm. Yok meraklı değilseniz,  yine de gidin böylece yılın en iyi gişe filmlerinden birini kaçırmamış olursunuz.

10. Gezegen buluşmaya mı geliyor!

Marduk geliyor!

Teorilerin odağında eski efsane ve yazıtlarda sözü edildiğine inanılan bir gezegen yer alıyor. Kimi araştırmacıların iddia ettiğine göre bilinen 9 gezegenin dışında kalan bu 10. Gezegen elips şeklindeki yörüngesi uyarınca 3600 yılda bir dünyamızın yakınından geçmekte. “3600 yılda kim öle, kim kala!” demeye kalkmayın sakın, çünkü bu teori doğruysa 10. Gezegen, kimilerine göre Gezegen X  (Sümerlilere göre Nibiru, Babillilere göre Marduk) turunu neredeyse tamamladı ve 2012 yılında Dünya’nın yanı başından geçmeye hazırlanıyor.

İşin garibi Amerikalı bilim adamları ilk hesaplara göre Dünya’dan 10 milyar kilometre uzaklıkta, Güneş Sistemi’ndeki 10’uncu gezegen olması muhtemel bir gök cismi keşfettiler bile. Sedna adı verilen cisim Spitzer uzay teleskobu tarafından keşfedildi ve aynı cisim Hubble tarafından da görüldü. 2 bin km çapı olduğu tahmin edilen Sedna’nın, 2 bin 250 km çapındaki Plüton’dan daha büyük olabileceği bile belirtiliyor. Güneş/Dünya uzaklığından 90 kez daha büyük bir yörünge çiziyor. Kuiper Belt adı verilen, kayalardan ve buzlardan oluşmuş yüzlerce küçük kütlenin bulunduğu bölgede fark edilen Sedna, Pluto’dan üç kez daha uzakta. Bu yeni keşif, kesin olarak 10’uncu gezegen veya bir gezegen olarak kabul edilmiş olmasa da ABD Ulusal Astronomi Birliği bu konuda istekli görünüyor ve Güneş Sistemi’nin yeniden tanımlanması konusunda ısrarcılar.

7 Ekim 2002’de de yine Kuiper Belt Bölgesi’nde başka bir gök cismi daha keşfedilmiş ve “Quaoar” adı verilmişti. Quaoar’ın da 10’uncu gezegen olmasından kuşkulanıldı. Aslında NASA, uzun yıllardan beri Uranüs’le Neptün arasında olması gereken ve büyüklüğü dünyadan dört-sekiz kez daha büyük olan bir gezegenin arayışı içinde.

İnsanoğlunun mimarı Marduklular mı?

Zecharia Sitchin

1976 yılında daha bu esrarengiz gezegen hakkında sağda solda yapılmış herhangi açıklama yokken Zecharia Sitchin adlı bir araştırmacı üzerinde otuz yıldır çalıştığı 12. Gezegen* adlı kitabını yayımladı. Sitchin Pluton’un ötesinde bilinmeyen bir gezegen olduğunu açıklıyordu kitabında. Bu teorisini yakındoğu toplumlarının Mezopatamya ve Mısır’da bulunan tarihi yazıtlarına dayandırıyordu. Sitchin ardından teorisini din çevrelerini şok edecek bir noktaya taşıyor ve insanoğlunun ortaya çıkmasını bu gezegende (Nibiru ya da Marduk) yaşayan ileri uygarlık seviyesine ulaşmış topluma bağlıyordu.

Sitchin’e göre Nibirulular M.Ö. 450.000 yıllarında, henüz gelişmiş insanın ortaya çıkmadığı dönemlerde uzay gemileriyle dünyamıza gelip İran Körfezi dolaylarına (sonradan Sümer uygarlığını gelişeceği bölge) indiler. Amaçları bir koloni kurup kendi gezegenlerinin yapay atmosferini oluşturmak için gerekli olan altın ve gümüş gibi madenler çıkarmaktı. Bu grubun başında gezegenin yüksek sınıfına mensup bir bilim adamı vardı, ki bu Sitchin’e göre Sümerlerin EN.Kİ adını verdiği Su Tanrısı’ndan başkası değildi. Çok uzun yıllar denizlerden ve su altındaki bölgelerden altın çıkardılar. Ama arzu edilen kota tutturulamayınca başka bir yönetici göreve getirildi. Sitchin bu yöneticiyi de Sümerlilerin Hava Tanrısı EN.LİL ile özdeşleştiriyor.

Sümer tanrısı Marduk

İşler bir süre sorunsuz ilerledi ama çalışma şartlarının çok ağır olduğundan şikayet eden işçi sınıfın isyan etmesiyle bütün çalışmalar durduğunda En.Lil yeni bir çözüm bulmak zorunda kaldı. Dünyadaki yaşam formları incelendi. Evrimin geri aşamalarında bulunan “insansı maymun” üzerinde genetik bir çalışma yapılmasına ve bu şekilde yeni bir işçi sınıfının üretilmesine karar verildi. Marduk sakinlerinin yaşam süreleri bu yeni yaratılan yaşam türüne göre çok uzundu, çünkü biyolojik saatleri kendi gezegenlerinin 3600 yıllık yörüngesine göre ayarlanmıştı. Onun için dünyalılar ölümsüz sandıkları Marduk’luları tanrılaştırmakta sakınca görmediler. Altın ve gümüşün tarih boyunca tanrıların madeni olarak görülmesi, bugün bile değerli madde olarak kabul görmesini böyle bir senaryoya bağlayabilmek her şeyden önce müthiş bir hayal gücü gerektiriyorsa da, hikayenin kulağa mantıklı gelen yönlerinin olduğu da su götürmez.

Erich Von Daniken

Değme bilimkurgu eserlerine taş çıkaracak bu teoriye başta Erich Von Daniken olmak üzere katılan pek çok araştırmacı olduğunu da belirtelim. Çünkü Sitchin’in yazdıkları düş gücünün bir ürünü değil. O yalnızca eski Sümer, Babil, Fenike, Mısır, İran, İbrani ve Hint metinlerinde anlatılanları, yazılı tarihin empoze ettiği önyargıdan uzak bir serbest düşünce boyutuyla yorumlamış bir araştırmacı. Neyseki Sitchin’in bu inanılması zor teorilerinde haklılık payı olup olmadığını fazla merak etmeyeceğiz. Şunun şurasında 2012’ye ne kaldı ki?

Amerika yaklaşan kaostan haberdar mı?

Serdar Turgut

Akşam gazetesi yazarı Serdar Turgut meçhul gezegen Marduk ile ilgili teorileri ardarda yazdığı birkaç yazısına taşımıştı zamanında. Ama Serdar Turgut özellikle bir konunu altını çizmeye çalıştı bu yazılarında. Turgut’a göre 2012’de yaşanacak büyük buluşmadan kurumlaşmış dinlerin üst düzey yetkilileri, Nasa ve haliyle ABD yönetimi haberdar. Bilginin gizlenme nedeni ise son gelişinde çekim gücü nedeniyle tetiklenen depremler, yanardağ patlamaları, tsunamiler, tufan gibi yeni dinlerin ortaya çıkmasına neden olacak kadar vahim sonuçlar doğuran bu gezegenin yaratacağı kaosa sinsice hazırlanmak.

2012: Marduk’la Buluşma

ABD’nin tüm gücüyle, her türlü fırsatı değerlendirip Yeni Dünya Düzeni’ne yönelik hamleler yapması bu hazırlığın bir uzantısı. Bu hamlelerin enerjinin ve su kaynaklarının olduğu topraklara olması rastlantı değil. Kaos sonrası bu kaynaklara sahip olan, dünyaya hükmedecek. İşte bu yüzden ki Amerikalıların kendi içinde bile, İkiz Kuleler’e yapılan saldırıların Afganistan ve özellikle Irak’ta başlayan Haçlı Hareketi’ni haklı gösterebilmek için yine Amerikalılar tarafından yapıldığına inanan komplo teorisyenleri var. Buna benzer bir teori popüler TV dizisi 24’ün ikinci bölümünde de üretildi.

Martin Mystere - Kara Adamlar

Serdar Turgut’un ileri sürdüğü bir başka şey de Irak’ın işgalinin stratejik olması dışında sembolik bir yanı bulunduğu. ABD’nin bir amacı da Sümerliler’den kalma bazı bilgi kaynakları ve bilgi kaynaklarından haberdar din adamlarını yok etmek. Bir anlamda sevilen çizgi roman dizisi Martin Mystere’de Kara Adamlar adı verilen organizasyonun üstlendiğine benzer bir misyon bu. Kara Adamlar’ın amacı bilinen tarihin aksine işaret edecek her türlü kanıtı ortadan kaldırmak ve birtakım hikayelerle uyutulmakta olan insanlığın gözünü açmasını engellemektedir.

Mad Max’in dünyası

Mad Max

Binlerce yıl önceki bir geçişinde dünya ile çarpıştığı ve şu anda Pasifik Okyanusu’nun yer aldığı çukurluğun oluşmasına neden olduğu da iddia edilen Marduk’un bu kez dünya üzerindeki yaşamı tamamen yok edeceği sanmıyor komplo teorisyenleri. Ama en kötümser tahminciler  iklim değişiklikleri yüzünden dünyanın Mel Gibson’un Mad Max filmlerindekine benzer bir hale dönüşmesi olasılığını ihtimaller dahilinde buluyor.  Dediğimiz gibi 2012 yılına pek fazla bir şey kalmadı. Bekleyip göreceğiz!

1 * Clarke’ın romanı ünlü yönetmen Stanley Kubrick tarafından sinemaya uyarlanmıştı.
2 * Rama’yla Buluşma’nın sinema filminin çekimlerine başlandığına ve David Fincher’ın yöneteceği filin başrolünde Morgan Freeman’ın olduğuna dair haberler 2000’li yılların başında sökün etmişti. Ama hala bekliyoruz.
3 * Romanın sinemaya uyarlamasında John Travolta başroldeydi.
4 * Sitchin sıralamasını Güneş ve Ay’ında gezegen olarak sayıldığı Eski Mezopatamya sistemine göre yaptığı için 12. Gezegen adını vermişti. Sitchin’in 12. Gezegen’in ardından yazdığı 6 ciltle birlikte tamamlanan 7 kitaplık seri Dünya Güncesi (Earth Chronicle) adını taşımaktadır.
Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin