Kaan Altan: “İki Yol’un sırrını ben de keşfedemedim daha!”

Mavi Sakal ve Karapaks gruplarının gitaristi ve bu gruplarla özdeşleşen pek çok şarkının bestecisi, bir Kadıköy müdavimi – belki de mahkumu demeliyiz – Kaan Altan’la İki Yol, rock ve Kadıköy üstüne sohbet ettik.

Çok şarkı var tabi ama, İki Yol bir başka… İki Yol gibi efsane bir şarkıyı doğurmuş bir müzisyen olmak… Gurur, keyif, egosal tatmin ya da her ne ise… Neler yaşattı-yaşatıyor, hissettirdi-hissetiriyor o şarkının yaratıcısı olmak…

Doruk noktası, çaldığımız küçük, büyük, kalabalık veya sakin konserlerde herkesin hep birlikte şarkıyı söylemesi. Bunun dışında bende sadece bu konuda değil her konuda hakim olan bir duygu vardır: Ne yaptım ki? Lütfen bunun yanlış anlaşılmasını istemem ama hayatım boyunca beceremediğim tek konu kendimi yaptığım bir işle tatmin etmek ve şımartmak olmuştur. “İki Yol”un bana düşündürdüğü başka bir soru da -ne var bu şarkıda?- sorusudur. Besteci olarak bunu bir çözemedim. Diyorum, Kan Kokusu var, Beni Bir Melek Öldürdü var, ama işte İki Yol başka bir şey.

Liseyi Tarsus’ta okudunuz, Mavi Sakal’ın temelleri de orada atıldı, sonra Kadıköy. Hayatınızda büyük bir yer kaplıyor artık Kadıköy değil mi?

İstanbul ili sınırlarında Kadıköy dışında başka bir yerde yaşama düşüncesi benim için mümkün değil, yani böyle bir düşüncenin ziyareti bile mümkün değil. Bunu bilen bilir diyeyim. Benim için Kadıköy ve İstanbul farklıdır. Ben karşıya geçerken İstanbul’a gidiyorum derim.

Kadıköy’de yapılan rock daha bir güzel oluyor sanki. Yoksa Kadıköylü olmanın getirdiği duygusal bir yanılsama mı bu? Bu Kadıköylülük durumuna kafa yordunuz mu hiç?

Elbette sound olarak bir “Kadıköy sound”tan bahsetmek mümkün olmasa da bu adın altına koyabileceğimiz kelimeler var. Öncelikle insan ilişkilerinin burada daha samimi olduğunu inanıyorum, bu da müziğe yansıyor olsa gerek. Parçalayıcı can yakıcı bir hırs da yok. Genelde bir doygunluk var. Bakış açıları daha sakin ve dingin. Konuşma dili, sokakların dili, gecelerin dili de öyle gibi. Bilmiyorum abartıyor muyum?

Bizdeki rock müzik ortamlarını nasıl değerlendiriyorsun? Manga, Emre Aydın ve benzeri isimlerin çok satması, gençleri etkilemesi rock müziğe sağlam bir zemin oluşturuyor mu sence. Gelecekte bu zemin üstünde iyi şeyler bina edilebilir mi rock müzik adına?

Biribirine çok benzer, popa yakın, birbirinden müzikal olarak ayırt edilmesi zor, tüketmesi kolay bir fast food müziği duymaktayız. Temel amaç yaygın olmak ve dinleyiciyi zorlamamak. Oysa bence müzik dinlemenin ve anlamanın da bir zahmeti ve emeği olmalı. Dinleyici olarak bu talep edilmeli ve müzisyen araştırmaya ve yeniliklere zorlanmalı.

Yerküre de bunların yeri nerede buna bakmalı. Kimi alakadar eder bilmem? Öte yandan daha sert ve zor tarafın durumu şu anda pek de sevinilecek bir pozisyonda değil. Ama inatla devam edeceğiz.

Karapaks grubu gitarda Kaan Altan, basta Emre Altaç, perküsyonda Sinan Tansal, davulda Timur Kurşunoğlu ve vokalde Oğulcan Çınar’dan oluşuyor.

Karapaks neler yapıyor bu aralar? Karapaks’ı sıkça canlı dinleme fırsatımız olabilecek mi bu yaz?

Sonbahara planladığımız albüm çalışmalarına başladık. Şu an prova aşamasındayız. 1. albümün izlerinden ilerleyecek bir albüm olacak. Bu da uzun kayıt ve takılma saatleri, uzun denemeler süreci demektir. Ama şimdiden çıkan sonuçlar bizi çok heyecanlandırıyor.

Bunun dışında takriben ayda 3-4 konserimiz oluyor. Küçük, büyük, kalabalık, sakin, iyi ses, yetersiz ses, demeden çalıyoruz. Çalarak var olma durumu bu. Eksik kaldığımız başka bir konu da dış ülke ilişkileri. Biraz da buna ağırlık vereceğiz.

Karapaks Albüm Tarihi

İkinci Yol (2006)
Karapaks – Akustik 1992-2009 (2010)

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin