Cehenneme Bir Adım / The Descenttersninja
Mağara inişi yapan altı kadın önce mağarada mahsur kalıyor, sonra insan etine düşkün Morlocklar’ın saldırısına uğruyorlar. Yazarınız der ki: Son yıllarda daha korkunç bir film görmedi bu gözler. (22-04-2006)

Neil Marshall’ın Dog Soldiers filmi bizde yalnızca azılı korku severler tarafından bilinir. Yönetmenin bir sonraki filmini büyük bir merakla beklememize yol açacak kadar iyiydi bu film. Ülkemiz sinemalarında gösterime giren çoğu korku filminden ise kat be kat iyiydi. (Örneğin Sis’in yeniden çevrimi olduğunu iddia eden felaketten…) Neyse ki Marshall bizi  hiç hayal kırıklığına uğratmıyor. Çok iyi bir korku-gerilim seyretmek, kendini mazoşist eğilimlere bırakıp korkudan uçuk sahibi olmak isteyenler buyursun gitsin Cehenneme Bir Adım’a.

Film, doğayla mücadele etmeyi hobi haline getiren altı kadının mağara inişi yapmak üzere buluşmalarıyla başlıyor. Kadınlar mağaraya girdiklerinde gerilim kendiliğinden, hiçbir ilaveye ihtiyaç duymadan geliyor. Onlar mağaranın daracık dehlizlerinde ilerlerken öyle bir klostrofobi sarmalıyor ki sizi, tırnaklarınızı koltuğa geçiriyor, böyle bir işe kalkıştıkları için altı kadından nefret ediyorsunuz. O anda seyrettiğinizin uydurulmuş bir hikaye olduğu aklınızın ucundan bile geçmiyor. Ki filmin en büyük başarısı da bu zaten. Kadınlar mağarada mahsur kaldıklarında, “Aman Tanrım, bundan daha korkunç ne olabilir ki,” diyorsunuz. Biraz sonra dediğinize diyeceğinize pişman oluyorsunuz. H.G. Wells’in Zaman Makinesi romanındaki Morlock’ların özelliklerine sahip ama onlardan kesinlikle daha ürkütücü olan yamyam yaratıklar bu sportif bayanların peşine takılıyor. Yönetmen ise bu yaratıklara “crawlers” (sürünen) adını uygun buluyor.

Cehenneme Bir Adım aslında bir gerilim filmi olarak başlayıp sonradan bol kanlı bir korku filmine dönüşüyor. Ama ilk bölümde o kadar geriliyorsunuz ki, ikinci bölümde şerbetlenmiş gbi kolay kolay korkmaz bir hale bürünmeniz de olası. Filmin tek yumuşak karnı bu bence. Gerçeklerin bir anlamda hayali olana üstün geldiği sonucunu çıkarabilirsiniz buradan. Çünkü ikinci bölümdeki rahatlamanız, klostrofobinin bir insan için iğrenç yaratıklardan daha ürkütücü olduğunu gösteriyor.

Cehenneme Bir Adım / The Descent

Cehenneme Bir Adım
The Descent
Yön: Neil Marshall
Oyn: Shauna McDonald, Natalie Mendoza, Alex Reid

Eleştiri notu: 4.5 / 5
Seyir notu. 5 / 5

6 YORUMLAR

  1. beş konuk yazısı.. bir landlord yazısı.. şeyy..tamam .. aslında konukların yazılarını da seviyorum ama landlord'un yazıları neden bukadar az.. galiba özlüyorum yazılarını biraz.. hatta yazmıştım "konuyla alakası yok" diye bir yorum eki köşesine.. alakasız yazı diye onaylamadı tabi gene.. ben var ya..

    tersninja manifestosunu ezbere bilirim.. ne der..

    "Sitenin şekli şemali, içeriği politikası sitenin yaratıcılarının keyfine, ancak sonrasında da tersninja.com ailesinin yeni üyelerinin taleplerine göre belirlenecektir."

    ben de tersninja üyesiyim.. benim taleplerim de değerlendirilmelidir diye düşünmekteyim.. eskiden çok landlord yazıları olurdu tersninja da.. şimdi ise arada.. olur mu ama.. talebimdir.. arz ederim.

    bu arada bu yazıyı yazacağım ya.. konuyla alakalı olsun diye bu fimi, işimin öğlen arasında seyrettim.. off.. hep kan..kıpkırmızı bir film.. hatta mağarada kan havuzu bile var..şimdi tekrar işe başladım da.. nasıl kendime geleceğim.. kahve de içemiyorum artık..

    offf..nedir bu çektiğim……..

  2. Bu topraklarda "kimin yazdığından" çok "ne yazıldığı" ile ilgiliyiz. Çünkü Ters Ninja'da yazanlar, hepimiz biraz biriz. Ama aslında hiç de benzer değiliz. Sinemadır birleştiren bizi. Aynı bazen ayrıştırdığı gibi… Landlord der ki neva, isterse olsun altında düşmanının imzası, keyif ve bilgi veriyorsa her yere sırtında taşımalısın o yazıyı.

    Bazı sinema yazarlarından ilham alarak yazdığım bir şiirimi paylaşayım seninle de, talebini fazlasıyla yerine getirmiş olayım. Ne demişler, bir şiir on roman eder. (Kim demiş diye sorma, lütfen, araştır bul!) Sen hiç gördün mü beş kulaklı bir adam? Pardon, roman kalınlığında şiir kitabı diyecektim. Göremezsin. Onlar derdini fazla kelime tüketmeden anlatırlar. En güzeli de en kısa olanıdır şiirlerin…

    Entel-nasyonel

    Enteliz biz enteliz

    Bize benzemeyeni sevmeyiz

    Bizi sevmeyene, bizim gibi düşünmeyene

    Hiç yoktur müdanemiz

    Sol gösteririz ama

    Sağdan çıkar kroşemiz

    Not: Ayda 1 Landlord şiiri istikhakın var şu andan itibaren.

  3. her izlediği film üzerine bir yazının altına illaki bir şeyler ekleyen biri değilim, ama sayın landlord öyle filmleri gündeme getiriyor ki tahrik oluyorum elimde değil 🙂

    "the descent, heyecanlı bir rafting akabinde insanın kanını donduran muhteşem bir araba kazasıyla güzel başlayan, aşırı gerilim ve korku yüklü bir mağara cenki sonrası -ters köşe- mutlu sonla pek güzel biten, bu özelliğiyle de nadir görülen mükemmel bir film.."

  4. bugün yorum yazmıştım ama..

    onaylanmaz diye düşünmüştüm..işime dönmüştüm..

    şimdi uyuyacağım ya.. son bir bakmalıyım dedim tersninja’ya.. şimdi baktım..

    inanamadım.. kalakaldım.. hatta şaşakaldım.. o ne..

    landlord yazımı onaylamış.. onaylamakla da kalmamış.. şahane bir cevap yazmış..ya peki şiiri..

    aaa..landlord bir de şair mi.. inanamıyorum ya..

    ne harikulade biri değil mi..

    bugün ayın 8'i.. her ayın 8'ini sabırsızlıkla bekleyeceğim.. artık bana söz verdi.. her ay bir şiir istihkakım var.. heyyy… yaşasın.. ne güzel..

    çok teşekkür ederim.

  5. şeyy.. vallahi şafak sayıyorum da.. iki şafak kaldı önümde.. unutmazsınız di mi.. istihkakım olan şiiri.. kaç gecedir girmiyor ki uyku gözüme.. bu kez romantik bir şiir olur di mi.. kızmayın nolur bana.. sakın peçeteye yazılan bir istek gibi düşünmeyin ama..aklımın ucundan dahi geçmez.. şeydeki şarkıcıya benzetmek sizi.. başınızdan aşağıya gül dökmek hele.. asla..

    ne münasebet.. sadece iki şafak.. heyy.. yoksa sevgililer gününe mi denk geliyor ne.. yoo..değil mi.. olsun..neyse.. benim için her ayın sekizi özel bir gün olacak yine de!

    hımm..bu yazımı onaylamayın ama lütfen..sadece size.. kızmayın ama olur mu lütfen..off..neden beklemeyi bilmiyorum ben..neden yetinmek ve şükretmenin meziyet olduğunu öğrenemiyorum ben.. off..çaylaklığıma verin olur mu..lütfen!

  6. Her hafta sonu gelince, sanırım Landlord'la Never arasında gene bir haftasonu geyiği başlatılıyor. Eğlenceli oluyor! Bu seyirlik değil de okumalık bir eğlence

    durumu:)

CEVAPLA