MUBI

Öneri programımız kapsamında bir arkadaşını bültenimize abone yapan herkese bir aylık MUBI üyeliği hediye ediyoruz. Bu bağlantıdan abone olduklarına emin olduktan sonra detayları bizimle paylaşın ve üyelik kazanın. İşte haftanın öne çıkan filmleri:

20 Mayıs: On yedi işçinin çalıştığı bir kurumda patron, zayıf halka olarak gördüğü, psikiyatrik tedavi gören Sandra’yı işten çıkarmak için oylama başlatır. Sonuca göre diğer işçiler ya biner Euro ikramiye alacak ya da Sandra’yla çalışmaya devam edeceklerdir. Pazartesi günü gerçekleşecek oylamadan önceki hafta sonunu tek tek mesai arkadaşlarını dolaşıp onları ikna etmeye çabalayarak geçiren bir kadının yaşadıklarını anlatan İki Gün ve Bir Gece / Two Days, One Night’ın yönetmeni Dardenne Kardeşler.

21 Mayıs: 1953 yılının mart ayında, Joseph Stalin’in cenazesi için büyük bir kalabalık Kızıl Meydan’a akın eder. Yüzlerce kameraman bu töreni kaydetse de şimdiye dek bu arşiv görüntülerinden pek azı gün yüzüne çıkmıştır. 156 dakikalık belgesel Devlet Töreni / State Funeral’ın yönetmeni Sergei Loznitsa.

22 Mayıs: Bir kez daha “Ümit Ünal olmasa ne yapardık” dedirten, iki kadının gençliklerinde yaşayamadıkları aşklarını Büyükada’nın büyüleyici atmosferinde temize çekmeye çalıştıkları, klişeleri altüst eden finaliyle de yerli sinemanın unutulmazları arasına girmeye aday Aşk, Büyü vs. MUBI’ye geliyor.

23 Mayıs: Altı Ahlak Hikâyesi seçkisinin bu haftaki halkası Öğleden Sonra Aşk / Love in the Afternoon. Tertipli, düzenli ve evliliğinde mutlu bir adamının hayatı, eski bir ahbabının ofisine uğramasıyla altüst oluyor. Yönetmen Éric Rohmer.

24 Mayıs: Dışarıdakilerin Sineması seçkisinde bu hafta Gizem Treni / Mystery Train var. Japonya, İtalya ve Birleşik Krallık’tan turistlerin kaldığı ucuz bir otelde kesişen üç hikâyeyi anlatan Jim Jarmusch filmi, Elvis Presley’nin ruhuna adanmış ve Cannes’dan ödüllü.

25 Mayıs: Sundance’den yönetmen ödülü kazanmasını sağlayan Belgica’da Felix Van Groeningen, birlikte bar açan ve çok başarılı olan iki kardeşin öyküsünü anlatıyor.

26 Mayıs: Elisabet muhtemel bir ruhsal çöküntü sonucu sessizliğe gömülür ve ona yalnızca hemşire Alma’nın eşlik ettiği yazlık evine yerleşir. Haftalar geçtikçe Alma suskun hastasıyla iletişim kurmaya çalışır ve her iki kadın da duygusal bir yakınlık deneyimlediklerini fark eder. Tüm zamanların en iyi filmlerinden biri kabul edilen Ingmar Bergman imzalı Persona, hala izlemeyenler ve tekrar deneyimlemek isteyenler için MUBI’ye geliyor.

HENÜZ YORUM YOK