Önce potansiyel aileleri kurtarın! (Poseidon’dan Kaçış)

poseidon

Devasa dalga lüks yolcu gemisi Poseidon’a çarpar ve transatlantik suyun üstünde ters döner. Bir grup insan balo salonunda mahsur kalmıştır. Orada bulunan yetkili personel güvenli olduğunu düşündüğü salonda yardım gelene kadar beklemelerini önermektedir. Filmin esas oğlanı hiçkimseye kulak asmaz ve orada beklemektense bir çıkış yolu bulabilmek için şansını denemeye karar verir. (24.06.2006)

14 Aralık 2004. Dolmabahçe G-Mall sineması. Artan duman yüzünden nefes almanı zorlaşmaya başladığı, zifiri olmasa da ürkütücü bir karanlığın çöktüğü bir salon. İnsanlar biraz önce salonun acil çıkış kapısından çıkmış ama dışarıdaki koridorun sonu alevlere açıldığı için gerisin geriye salona girmiş. Bize yol gösterecek, ne yapacağımızı söyleyecek tek bir görevli bile yok. Kadınlar çığlıklar atıyor. Bir adam daha rahat nefes almak için çökmemiz gerektiğini haykırıyor. Ben orda kalmaya dayanamıyorum. Yeniden acil çıkış kapısından çıkıyorum. Tek başına. Alevlerin olduğu tarafa gidiyorum. Yüzüme bir cehennem sıcağı vurunca geri çekiliyorum. Koridorun biraz önce de denediğimiz ama bir çıkış bulamadığımız tarafına yöneliyorum.

Göz gözü görmüyor dumandan. El yordamıyla ilerliyorum. Koridorun sonu küçük bir depoya açılıyor, dışarı çıkış yok. İkinci kez öleceğimi düşünüyorum. O anda yan tarafımdaki hiçlikten zayıf bir ışık geliyor. O hiçliğin aslında bir başka koridorun girişi olduğunu anlıyorum. Işığa doğru gidiyorum. Birinin önünü görmek için kullandığı bir cep telefonu. Onlara benim geldiğim tarafta da çıkış olmadığını söylüyorum. O anda yanımızdaki bir diğer hiçlikte bir kapı açılıyor. Karanlıkta ve kalın dumanın içinde göremediğimiz yangın kapısı bu. Kendimizi dışarı atıyorum. Arkamda bıraktıklarımı unuttum bile. O an tek düşündüğüm açık havaya çıkmak.

İster istemez bunlar geldi aklıma filmi seyrederken. Bu travmatik deneyim yüzünden artan klostrofobim sayesinde müthiş gerildim filmi seyrederken. Filmin diğer sinema yazarları üstünde aynı etkiyi bırakmadığını gözlemledim. Benimki epey kişisel bir tepkiydi demek ki.

Dev Tohumu, Çığ, Havaalanı, Deprem, Yangın Kulesi gibi felaket filmlerinin pek bir revaçta olduğu 70’li yıllarda 1972 tarihli Poseidon macerası insanların yüreğine korku salmak adına kendi üstüne düşenden fazlasını yapmıştı. Roland Neame’nin yönettiği filmde Gene Hackman, Ernest Bornine, Red Buttons, Shelly Winters gibi prestijli oyuncular yer alıyordu. Yeni filmde bu prestij Kurt Russell ve Richard Dreyfuss ile kurtarılmaya çalışılmış. Aksiyon yükü de Josh Lucas’ın omuzlarına binmiş. Ben filmin gerilim filmi olarak üzerine düşeni hakkıyla yerine getirdiğini düşünüyorum. Ama Wolfgang Petersen gibi bir ustanın bile Hollywood klişelerine bu kadar bulanması oldukça asap bozucu. Hesap belli tabi, ailelere yönelik bir film yap gişede sevin. Ailelere yönelik film yapmanın sırrı da çocukları habire tehlikeye sok, ama sakın öldürme. (Orijinal filmde çocuk yoktu, köpek vardı) Aile kurumunu yücelt, anne babaların ne kadar fedakar olduğunun sık sık altını çiz. İllaki birileri ölecekse fakirlerden, güneylilerden, etnik kökenlilerden ve kötü mizaçlılardan başla. Olabilecek en mutlu sonu seç. Aileler ve potansiyel aileler kurtulsun. Üremeye ve tüketmeye devam etsinler.

Gerçek hayatta nasıl oluyor peki? Personelini yangın konusunda eğitmeyen, seyircilerinin hayatını tehlikeye atan işletmeler hiçbir cezaya çarptırılmıyor. Üstelik zeytinyağı gibi üste çıkıyorlar. Dumandan zehirlenenler zehirlendikleriyle kalıyorlar. Niyetleri korku film seyretmek olan insanlar en büyük korkuyla, ölüm korkusuyla yüzleşebiliyorlar ve hayatları boyunca bu travmayla yaşıyorlar. Ne bir özür duyuyorlar, ne bir tazminat alıyorlar.

Poseidon’dan Kaçış
Poseidon
Yönetmen: Wolfgang Petersen
Oyuncular: Kurt Russel, Josh Lucas, Richard Dreyfuss
Eleştiri notu: 5/3
Seyir notu: 5/4

Bu filme puan verin
Bu yazıya puan verin