Sinema yazarı dediğin bilmeli! (Mazide Kalmış Bir Festival Anısı)

sinema yazarı, sinema eleştirmeni, film eleştirmeni, siyad

Bilginin temel kaynağı ilgidir. İlgilenmekle başlar her şey. O ilgi sayesinde bilgileniriz. İlgimiz ne kadar büyük, ne kadar uzun ömürlüyse bilgimiz de o kadar büyük, o kadar uzun ömürlü olacaktır. Sitemizin manifestosunda dediğimiz gibi biz “sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren” kişileri muhatap seçtik kendimize. Ne kadar bilgili olmaları gerektiği konusuna hiç girmedik. Okurlarımızdan beklediğimiz tek şey “ilgili” olmalarıydı. Bu, yola çıkmak için yeterli bilgiye sahip olmaları ve daha fazlasını öğrenmeye de müsait oldukları anlamına geliyordu bizim için. Ama iş yazarlara geldiğinde işin rengi değişiyor. Gazetelerin o gerizekalı gündelik magazin eklerinde yazsalar bile gazetecilerin, köşeyazarlarının, özellikle de sinema yazarlarının belli bir bilgi-birikim-kültür limitinin altına düşmemeleri gerekiyor. (Ters Ninja Arşiv: 22 Aralık 2009)


Ege Görgün (Landlord)

Gezici Festival sayesinde edindiğim Artvin izlenimlerimi daha sonra paylaşacağım sizlerle. Şimdilik bu yazıyı yazmama neden olan küçük bir parçayla idare etmek zorundasınız.

Erkan_OgurEtnik ve yöresel müzik meraklıları Bayar Şahin’i yakından tanırlar. Karadeniz müziği dendi mi, Birol Topaloğlu, Fuat saka, Volkan Konak, Kazım Koyuncu gibi isimler arasında anılır. Bu isimlerden farklılaştığı nokta ise daha çok Gürcü şarkı/türküleri söylemesidir. Ama Lazca, Hemşince, Megrelce şarkı da bulunur bolca repertuarında. Sanatçıların kollektif olarak sahne aldığı Karadeniz konserlerinin vazgeçilmez bir ismidir. Yaşı onlara nazaran gençtir ama İsmail Hakkı Demircioğlu gibi, Erkan Oğur gibi önemli bir müzisyen, sanatçı ve araştırmacıdır.

bayar_sahin

Artvin’ndeki son gecemizdeki akşam yemeğinde bir konser vermiş festival konuklarına. Ben o sırada başka bir yerdeki “konserde”  olduğum için hiç haberimin olduğu bu konsere yetişemedim. Ama geldikten sonra aynı masada oturup beraber birkaç şarkı söyledik. (Söyledik dediysem, o söyledi biz eşlik ettik.) Şahin hiç istekli değildi aslında kendisine uzatılan mikrofana şarkı söylemeye. Ama şuursuzca ısrar ettik kendisine. Çok keyifsizdi belli ama o sırada bunun nedenini bilmiyordum, promil yüksekliğinden dolayı anlayabilecek durumda da değildim. Zarif adammış neticede, bizi (ben, oyuncu Serhat Tutumluler ve Festival Yönetmeni Başak Emre) kırmadı ve birkaç şarkı söyledi.

Neden keyifsiz olduğunu ancak ertesi sabah öğrenebildim. Kaçırdığıma çok üzüldüğüm o konseri neredeyse yarıda kesmişti akşam. “Kimse dinlemiyordu ki,” dedi. Herkes yemeğiyle ya da sohbet etmekle meşguldü.” Şarkılara eşlik etmek bir yana, birileri konuştuklarını duyamadıkları gerekçesiyle sesin biraz kısılmasını bile istemiş. Bayar “bu ne terbiyesizlik” diyeceğine sanatçı zerafeti ve naifliğiyle “hiç de öyle fazla açık değildi ses, valla” diyerek savunma yapıyordu önümde. Mahcup oldum. Oradakilerin çoğu sinema yazarı  olduğu için (geriye kalanlar sinema yazarı olmak isteyen gençler ve sanatçılardı)…  En çok da masada şarkı söylemesi için ısrar ettiğim için… Sonunda dayanamadı Bayar Şahin.

“Bir de kültür sanat insanı olacaklar,” dedi.

Ben de diyemedim. “Abi, bunlar tanımaz ki seni. MTV’de çıkan o şarkıları hep birlikte ezbere söylerler. İçselleştirmişlerdir çünkü o şarkılarla güler, o şarkılarla ağlarlar. Seni tanımazlar. Bilmem teselli olur mu sana ama söyleyeyim sahneye Birol Topaloğlu da çıksa, Fuat Saka da çıksa, hatta İsmail Hakkı Demircioğlu da çıksa  farklı bir şey olmazdı. Kazım Koyuncu ölmeseydi onu tanıyor olurlar mıydı şimdi ona bile emin değilim, biliyor musun? Ah, Naim Abi (Dilmener) bir gün önce gitmemiş olsa, çekerdi belki kulaklarını da, bunlar yaşanmazdı.”

bayar-sahin2

Ey okur, belki sen de bilmiyordun Bayar Şahin’i. Ama bak işte öğrendin. Senin Bayar Şahin’i bilmek gibi mecburiyetin de yok zaten. Ama kültür sanat gazetecisiyim diyen, sinema yazarı olan, dergilere en entelektüelinden, en bilmişinden ahkam kesip öyle yapmayanlara burun kıvıranlar  20 küsur yıldır müzik yapan, ilk albümünü 1998’de çıkarmış, 6 albümlü bir sanatçıyı bilmeli. O da olmadı, en azından sahnedeki bir sanatçıyı dinlemeyi…