BİZİ TAKİP ET...

Sitede ara...

Siyahlı Kadın beyazperdeye Susan Hill’in 1983 tarihli romanından uyarlansa da, açıkça kökleri 18. yüzyıla dek inen gotik edebiyatını temsil ediyor. Zaten hikaye de bu janrın büyük yazarı Edgar A. Poe’nun pek çok eserinde ya da Bram Stoker’ın Dracula’sında olduğu gibi Viktoryen dönemde geçiyor ve genç bir adamın evinden uzakta izole bir lokasyona gelmesiyle başlıyor.

Bir Film Hakkında

Siyahlı Kadın (The Woman in Black): Adeta bir Hammer Klasiği gibi!

Siyahlı Kadın beyazperdeye Susan Hill’in 1983 tarihli romanından uyarlansa da, açıkça kökleri 18. yüzyıla dek inen gotik edebiyatını temsil ediyor. Zaten hikaye de bu janrın büyük yazarı Edgar A. Poe’nun pek çok eserinde ya da Bram Stoker’ın Dracula’sında olduğu gibi Viktoryen dönemde geçiyor ve genç bir adamın evinden uzakta izole bir lokasyona gelmesiyle başlıyor.

Siyahlı Kadın beyazperdeye Susan Hill’in 1983 tarihli romanından uyarlansa da, açıkça kökleri 18. yüzyıla dek inen gotik edebiyatını temsil ediyor. Zaten hikaye de bu janrın büyük yazarı Edgar A. Poe’nun pek çok eserinde ya da Bram Stoker’ın Dracula’sında olduğu gibi Viktoryen dönemde geçiyor ve genç bir adamın evinden uzakta izole bir lokasyona gelmesiyle başlıyor.

 Ege Görgün (Landlord)

Filmin yapımcı şirketleri arasında Hammer’ın da yer alması filmin havasına yakışan bir başka ayrıntı. 1934’te kurulan Hammer büyük ününü çektiği gotik korku filmleriyle inşa etmişti. Christopher Lee’li, Peter Cushing’li Drakula filmleri, Mumya ve Frakenstein serileri bugün B-sinema’nın korku klasikleri olma özelliği taşıyorlar. 70’li yılların ardından sektörden çekilen Hammer, 2000’lerde yeniden ortak yapımcı olarak projelere imza atmaya başlamıştı. Eğer projelerinde Siyahlı Kadın ve daha önceki filmleri Kanıma Gir (Let Me İn) örneklerinde sergiledikleri seçiciliklerini sergilemeye devam ederlerse, ileri de Hammer çıkışlı daha çok korku filmi seyrederiz gibi geliyor bana.

Korku filmi müptelası olarak Slasher filmlerin vizyonda daha fazla yer bulmasına içerlesem de, bu durumu anlayabiliyorum. Çünkü benim fast-food’a benzettiğim bu filmlerin tüketilmesi gibi, üretilmesi de kolay. Siyahlı Kadın için bunları söyleyemeyiz. İşte tam da bu yüzden filmi izlerken kendinizi mükellef bir sofraya oturmuş gibi hissediyorsunuz. Dingin, olgun, hakkını veren bir film Siyahlı Kadın.

Gotik geleneğiyle, psikolojik gerilimi başarıyla harmanlayan yönetmen James Watkins’i yine tüyler ürperten önceki ve ilk filmi Eden Lake’ten muhabbetle hatırlıyoruz. Eden Lake’te Watkins’in gelecek vadeden bir yönetmen olduğu konusunda edindiğimiz izlenimin adeta bir sağlaması Siyahlı Kadın. Polanski’nin Kiracı‘sı’ndan, Japon korku filmlerine, Hammer klasiklerinden İspanyol gotik korkularına uzanan farklı hatlarda gidip gelen, her istasyondan ihtiyacı olanı alan tam donanımlı bir express adeta Siyahlı Kadın.

Sırrını açık etmekte ketum, merakı hep canlı tutan hikayesiyle; tıkır tıkır işleyen kurgusuyla; tek mekan ve tek ana karakter üstünden gitse de sürükleyiciliğinden hiçbir şey kaybetmemesiyle; mekan ve müzik kullanımındaki başarısıyla; ve seyirciyi manipule edip hikayenin atmosferine hapseden görselliğiyle bu yılın en iyi filmlerinden biri Siyahlı Kadın.

Bu arada, başarılı performansıyla ömür boyu Harry Potter’lığa mahkum olmadığını kanıtlayan Daniel Radcliffe’in, buna rağmen trenlerden ve istasyonlardan bu filmde de kurtulamaması ironik bir durum.

Siyahlı Kadın (The Woman in Black)

[xrr rating=4/5]

Yönetmen: James Watkins

Senaryo: Susan Hill (roman), Jane Goldman

Oyuncular: Daniel Radcliffe, Ciarán Hinds, Janet McTeer

Yapım: 2012 / BK-İsveç-Kanada /95 dk.

 

İlginizi çekebilir...

Advertisement

tersninja.com (2008-2022)

  • Bizi takip et